#
#

Arthur Siniori

Bize Milliyet yetmez ama Demirören artık yeter!

Siniori, foruma yazdı.
Derneğin ve şirketin nasıl yönetildiğine bakar.
 
Türkiye'de şirketleşme, dört büyükler ve bazı Anadolu takımları (Antalyaspor, Sakaryaspor) haricinde kişilerin takımların sahibi olduğu bir şirketleşme türü ise, o kişinin vizyonuna göre yaşar. A.Ş olmanın bedelleri var. Dernek olmanın da avantajları var.
 
Takımımızın ismi geçtiği için burada yazıyorum: Akhisarspor'un zayıflayışının tek nedeni Belediyedir. Malesef Bld. Başkanlığı ve Eryükseller iş birliği ile yürüyen düzen, Eryükseller yüzünden bozuldu. Yeni Bld. Başkanı müdahale istese de edemez. Yapacağını yaptı. Akhisarspor derneğe menajerleri başa getirdiğinde son şansını da harcadı, amatöre gidişini acı bir şekilde izliyoruz. Eğer menajer yönetimin başka bir planı yoksa.
 
Takımlarımızın asıl sorunu gelir-gider problemi. Kulüplerin gelirleri az, giderleri fazla. Oyuncular çok fazla para alıyorlar. Oyuncu yetiştirmek de para. Sorun, şirketlerin (A.Ş olan takımlar) ellerindeki parayı kalıcı gelir getirecek işlere yatırmaması. Çözüm Galatasaray'ın güneş enerjisi anlaşması gibi projeler. Kulüpler artık kendi şirketlerine sahip olmalı. Kazandıkları parayı sanayi, tarım gibi projelerde kullanmalı, böylece kalıcı gelir sağlayarak kimseye muhtaç kalmamalı. Forma satan store gibi yerler yeterli değil.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Siniori, foruma yazdı.
Voleybol Şubeleri kendi rakiplerinin 2. Takımına transferin son günü oyuncu gönderen (Sözde takımda yer açmak için de, orada başka bir çakallık var) oyuncularıyla 3 yıllık sözleşme imzalayan (Her ne hikmetse başka takımlarda yok bu) bir şube. İddaa oynamaları hiç şaşırtmadı.
 
Bir de şampiyon olacağız diyorlar. Adam sponsor lige, takım kurmuş, sen önce tepki gösteriyorsun, onunla işbirliği yapıyorsun.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Siniori, foruma yazdı.
Oynayacağımız kaleci, cezalı kaleciden daha çok iş yapabilecek bir kaleci. Ayrıca Çekya vatandaşı bir kalecimiz de mevcut. Onurcan'ın yerine Lawal var. Yani oyuncu anlamında o isimlerden tecrübe anlamında daha iyileri var. Çekdar halen kadromuzda.
 
Son kurşunumuzu sıktık. Değil Samsunspor'u, herkesi yenmek zorundayız. Geçen maç, olabilecek her şeyin üst üste gelmesiyle kaybettiğimiz bir maç oldu. Genç ama iyi stoperlerimiz var, kolay bir maç geçirmeyeceğiz. Tam bir menajerin istediği gibi kurduğu bir takım olduk malesef ama düşmediğimiz takdirde halen şansımız var.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Siniori, foruma yazdı.
Dediklerinin çoğuna katılıyorum. Mesela Erzurum için söz hakkı olan birisi olsam Erzurum'da profesyonel futbolu yasaklarım. O soğukta ne gerek var? Salon sporlarına yönelin. Basketbol, voleybol, hentbol. Futbola gereksiz paralar harcanıyor. Gençler de doğru düzgün faydalanamıyor. Halbuki stadyumlara o kadar para harcanacağına salonlar yapılsa hem daha fazla kişi spor yapabilir hem de diğer sporlarda daha başarılı oluruz. Bütün ülke amatör sporlarda 5-10 tane şehrin eline bakıyor. En son bir arkadaş çocuğu basketbol oynayacak diye Tekirdağ'dan İstanbul'a taşınmak zorunda kalmıştı.

Senin dediğini o yöneticiler yaparsa, orayı yıkarlar. O Belediye Başkanı'na kan kustururlar. Erzurum'un zaten basket takımı mevcut.
 
Basket ve Voleybolda, özellikle Kadın Voleybol'da yaptığın bütün yatırım çöp olur. Futbol takımları, doğru yatırım yaparsa 2-3 yıl içinde aniden ligleri yükselebilirler, mesela Ankaragücü, Altay, Karagümrük gibi. Böyle örnekler çok. Bölgesel'de kurduğun kadroyla 3. Lig'de de iş yapabiliyorsun. Ama basket ve voleybolda bu mümkün değil. Futbolda bir galibiyete Süper Lig'de 2,7 M veriyorlar. İyi bir sezon geçirirsen 100-150 M TL parayı sadece lig gelirinden elde ediyorsun. 15 M € demek bu. İddaa, pandemi olmasa stadyum geliri, sponsorlar falan hariç. Bahsi geçen branşlarda bu gelirlerin çoğu Süper Ligler içinde yok.
 
Voleybolda kadın takımı kurdun. Kadınlarda Bölgesel'i kazandın, 2. Lig'de de 1 M verdin, orada 20-30 kişilik bir havuz var, yanlarına vasat oyuncuları koydun mu şampiyonsun. Çorum'dan rakibin maç başı 1600 TL ye oynarken sen 100000 TL 1 oyuncuya sadece bonservis veriyorsun, o oyuncuyla şampiyonsun. Ama 1. Lig öyle değil. 1. Lig'de 500000 TL alan yabancı ve nadiren Türkler var. 2. Lig'de kurduğun kadroyu komple değiştirmen lazım. O kadro düzeyinde her sene 5-6 takım kurulur, ama bunlardan sadece 2 tanesi üst lige çıkar. Voleybolda 1. Lig'de (2. Küme) tatilini oyuncular iyi yerlerde geçiriyor. Para kazanabiliyorlar. Regnum'da falan tatilden bahsediyorum. Orada 28 maç kazan, 29. maçta patlarsın, Play-Off sistemi çok acımasızdır. 1 senen çöp olur, o parayı da geri koyamadığın için kapatır gidersin. Kalebodur gibi ligleri çıkarsın, bu sefer de Sultanlar'a gelirsin, ne oluyor dersin, orada bitersin. Futbolda kupayı alırsan Avrupa Ligi'ne gidebilirsin, ama Basketbol ve Voleybol'da kupayı hayatta alamazsın. Baskette almanın çok bir anlamı yok, voleybolda Avrupa'ya kimlerin gideceği zaten belli. Eskiden hadi Cimbom'u geçeyim derdin, THY çıktı ortaya, Avrupa'da da kimsenin takmadığı Challenge Cup'a gidip ne yapacaksın? Voleybol'da TRT Avrupa kupalarını yayınlamıyor, CEV Şampiyonlar Ligi şifreli, geri kalanlara tenezzül etmiyor.
 
Samsun, Mardin, Elbistan, Bursa, Balıkesir, Manisa, Seramiksan(Turgutlu), İzmir BŞB, Halkbank, Pursaklar Voleybol İhtisas bunlar Kadın Voleybol'da 3-4 yılda kapanan bütçeli veya yıllarca oynayan takımlar. Seramiksan direkt Sultanlar Ligi'nde iken kapattı. Halkbank düşünce kapattı. Pursaklar'ın sponsoru gidince bütçe bulamadı. Geri kalanlar çıkamayınca kapandılar. Burada Mardin ve Elbistan'ın durumu farklı. Mardin'de kayyım değişikliği olunca adamlar kapattı. Elbistan'da İYİ Parti İlçe Başkanı takıma hayırdır çekti. Sence neden? En başta anlattığım sebeplerden. Eğer futbolda başarılı değilse ilin veya ilçen, başka yerde takım kurarsan barınamazsın, barınmaya kalkarsan sonunda sen zararlı çıkarsın. Halk da İYİ Partı İlçe Başkanı gibi düşünüyor. Meselenin çözümü Nevşehir gibi futbola ve voleybola aynı anda yatırım yapman. O da bir yere kadar. Orada da eski AK Parti MKYK üyesi arkalarında.
 
Futbola yatırım, bir tercih değil zorunluluktur, Belediye Başkanları yasaklara rağmen o yatırımları yapmazsa, seçilemezler, ya da yıpratılırlar.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Siniori, foruma yazdı.
Rotman Stoper oynasın, şu Doğukan oynamasın, kaçıncı Penaltı verişi ya?
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Siniori, foruma yazdı.
Erken gol bulduk, beklediğimden iyi oynuyoruz. Ekstra 3 puan lazım.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Siniori, foruma yazdı.
Oyunculara üşüşmek diye bir şey yok, sözleşmesi bitse de bitmese de bu arkadaşlar gidecekti, çünki durumlar malum. Gittikleri yer de Altay olmuş, yolları açık olsun. Problem şu yasağı açmakta.
 
Hep şu söylenirdi, borç yok borç yok diye. 2016'dan beri sorunlarımız vardı, tam bu sorunlar ayyuka çıkacakken 2 kupa geldi. O iki kupa bizim sonumuz oldu. 2019'da da TR Kupası bizim olsaydı belki ayakta kalırdık, zira oradan gelecek 2,4 M € bizi hayli hayli kurtarırdı.
 
Bizim şu an temizinden 30 M TL oyunculara borcumuz var. Oyuncu borçları Türklerden kaynaklı olsa belki çözeriz ama bir yabancının borcu sadece 7 M TL. Biz bir il takımı olsak bunu çözebiliriz, mesela Manisaspor olsaydık çözerdik ama biz ilçe takımıyız. Akhisar Bld. bütçesi 100 M bile değil. Nasıl versin? Adamlar zaten diğer branşları yeterince besliyor (Basket şubemizi aldılar) Keskinoğlu konkordato durumunda, Ramiz falan zaten vereceği kadar desteği veriyor. Başımızda bir de menajer belası var. Tam bitik durumdayız. Ola ki ligde kaldık bu sene, gelecek sene oyuncuların, gençlerin dahi sözleşmesi bitiyor. U19'dan devamlı oyuncu çıkarıyoruz ama bir Eskişehir etkisi bile yapamazlar. Ya da Ankaragücü.
 
O yüzden bir para babası çıkmazsa amatör kümeye yol alırız.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Siniori, foruma yazdı.
Şikayet edilen şeyler genelde aynı ama, durum anlatıldığı gibi değil
 
1. Para: Kur farkından ziyade, Türkiye, TV gelirlerini arttıramadı. Arttıramadığı gibi, artık devletten destek alır hale geldi. Digitürk, 20 senedir ülkede maçları veriyor. Ama Digitürk eskisi gibi değil. Onun yerine birini bulmamız da son derece zor görünüyor. Avrupa, özellikle İngiltere, bu işlerde bizi katlıyor. Kur farkı farkı daha da açıyor.
2. Altyapı: Altyapı konusunda, oyuncu yetişmesinden önce, bu oyuncuların hayatlarının garanti altına alınması meselesi var. Voleybol, özellikle kadınlar düzeyinde bu konuda başarılıdır. Ülkenin Milli oyuncuları ya Üniversite öğrencisidir ya da okullarını bitirmişlerdir. Özel okulların bizzat profesyonel liglerde takımları vardır, özellikle son yıllarda İzmir'den bu okullardan gelen oyuncu ihracıyla ayakta duruyorlar. Başarılı olamayacak, veya üst takımlarda şansı olmayan oyuncular için de ABD seçeneği mevcuttur. İstisnaları da mevcuttur. Normalde A Milli Takım'ın Power Smaçörü Hande Baladın değil, Pelin Aroğuz olmalıydı, fakat Pelin ABD'de eğitim alıp sporu bırakmayı seçti. Futbolda bunu yapamazsınız, çünki takvim uzun ve futbol tamamıyla ona yönlenmenizi isteyen bir spor.
3. Yönetim: Yönetimler, futbolu bilmeyen kesimlerden oluşuyor. Ama aynı zamanda yöneticilerin neredeyse tamamı, belirli bir başarı ve siyasi kazanç amaçlı yönetime geçiyorlar. Futbol ülkenin en bilinen ve takip edilen sporu. Şehrin yöneticileri, belirli kesimler tarafından futbola yatırıma zorlanıyorlar. Yapmazlarsa oy kaybederler, yerlerinden olurlar. Aslında diğer sporlarda daha başarılı olabilirler, ama futboldaki başarısızlığın bedeli direkt koltuk götürür. Büyük şehirlerde değil, ama bazı küçük şehirlerde futbol takımlarının değeri sanıldığından fazladır ve bu da başarısızlığa sebeptir.
4. Devlet, aslında Bakanlık: GSB başta olmak üzere devletin üst düzey yöneticileri futbola haddinden fazla karışmakta. Herkes biliyor zaten.
5. UEFA'nın AFC gibi örgütlenmesi. AFC Şampiyonlar Ligi'ne kafanıza göre katılamazsınız. AFC, Şampiyonlar Ligi'ne mesela Maldivler takımlarının girmesini engellemiştir. Eğer siz belirli sıralamaya giremezseniz AFC Şampiyonlar Ligi'ne gidemiyorsunuz. UEFA'nın şimdiki sisteminde, Kosova takımı dahi bir şekilde katılabilir. UEFA da bu yola girişiyor. Şampiyonlar Ligi'ne bizim gibi ülkelerin takımlarının katılması gittikçe zorlaşıyor. Bu duruma karşı bizim ülkemizin üst düzey yöneticileri bir pozisyon alamadılar.
6. Taraftar ve değişen sosyolojik yapı: Gelen başarısızlıklar ve ülkedeki diğer sporlara ilginin artması, taraftarı da bu spordan soğuttu.
7. En önemlisi medya: Futbol basınının belirli bir kesimi, insanları ayrıştırdı. Halen de devam ediyor. Bunun bize zararı büyük.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Siniori, foruma yazdı.
Şu maçı izleyeceğime ölseydim daha iyi. Bu daha iyi günlerimiz.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Siniori, foruma yazdı.
Aynı saate düşen maçları A2 yayınlasa bunlar olmayacak. Daha önce yapıyorlardı.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Önceki Yorumlar
HABERLER