#
#
HABERLER
Bazı şeyleri doğru irdelemek gerekiyor.
 
Hoca'nın gidişi ile tekrar gördük ki, sosyal medya denen şey genel anlamda bir lağım çukuru.
 
Fatih Terim gönderildi diye takımın küme düşmesini isteyen mi ararsın, hoca gönderildi diye oyunculardan (sanki iyi oynayabiliyorlarmış gibi) kötü oynamalarını isteyenler mi yoksa Fatih Terim gitti diye sevinçten garip şekilde yazılar yazanlar mı...
 
Şunu kabul etmek gerekiyor ki son seçimde en başından beri Burak Elmas gibi hoca ile çalışacağını net ve tekrar tekrar söyleyen kimse yoktu.
 
Eşref Hamamcıoğlu ya da Yiğit Şardan başkan seçilse Fatih Terim ile çalışmayacaklardı.
 
Yani Burak Elmas nasıl ki Terim ile bir nevi başkan olduysa, hoca da Elmas ile takımın başında kaldı. Bu çok net.
 
Diğer çok net olan bir şey varsa hocanın eskisi gibi olmadığı. Israrla ama ısrarla kötü oynayan takımı çok iyi oynuyoruz diye diretmesi, bıraksanız değil Süper Lig, 1. Lig'den bir takımın bile tercih etmeyeceği (Selçuk-Necati) teknik heyette ısrar etmesi, yanlış oyuncu ve transfer tercihleri vb liste uzun.
 
Senin hocanın en yakın adamı sezon başı 30 milyon Euro harcadığın, rezalet oynadığın sezonda çıkıp "geliştiremiyorsak, değiştiririz" derse sende dersin ki, sen geliştiremiyorsun madem ben de geliştireni getiririm.
 
Sürekli bir "Proje" lafı gidiyordu fakat sanki kalede Jankat, stoperde Kaan, orta sahada Bartug, forvette Eren vb alt yapı oyuncuları ile oynuyormuş gibi lanse etti fakat 3 sene sonra takımda olmayacak, Muslera, Van Arnholt, Babel, Feghouli, Arda gibi oyuncuları izledik hep.
 
Sezon başı ortalık ayağa kalktı Oğulcan için ama son 2-3 tane maçı saymazsak ortalarda yoktu. Aynı Oğulcan gibi Barış Alper gibi kesinlikle Galatasaray oyuncusu olmayacak.
 
Geleceğin Galatasaray'ını kuruyoruz deyip sürekli Babel ve Arda gibi futbolun kendilerini bıraktığı adamlara sarıldı.
 
Sende, senin alt yapında yetişen daha iyisi (Yunus) olmasına rağmen gidip 1,5-2 milyon Euro para verip alındı, nasıl bir scout işiyse, Assunçao ortalarda bile yok. Gelip de kendini geliştirebilen, üzerine koyan bir oyuncu yok. Gerileme daha net.
 
Marcao ve Kerem'i saymazsanız her anlamda bir Anadolu takımı andıran bir takım vardı ortada. Avrupa'daki başarı hep oynatmama üzerineydi. Genel itibari ile oynayarak çok az maç kazanabildi Galatasaray. Daha çok hep kapandı.
 
Gelelim yönetime, ne camia ne de taraftar arkasında. Muhtemelen Haziran'da seçim olacak ve ibra garantisine karşı gidecekler.
 
Ünal Aysal, Terim'i gönderdiğinde Mancini gibi elit bir hocayı indirmişti fakat bunların bulduğu hocanın en önemli özelliği bir dönem Guardiola ile çalışması. Bir tane sağlam hoca ile bile anlaşamazlar muhtemelen.
 
Kısacası, biz hocamızdan razıyız, kendisini de çok seviyoruz ama görünen köy kılavuz istemez misali ortada ne iyi bir oyun, ne iyi bir jenerasyon ne de iyi bir futbol vardı. Daha doğru ve iyi bir şekilde ayrılsaydı keşke.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.