Fenerbahçe tribünlerinden Ferhat Eren, Marsilya maçındaki Fenerbahçe tribününü yazdı...
Kemal Sunal’ın “Sakar Şakir” filminden unutulmaz bir replik ;
 

 
- Gardrop Fuat duman mı çıkarıyor, yoksa benim gözüm mü dumanlı görüyor?
- Ne bakıyorsunuz lan?
- Yanıyorsun Fuat abiiii..
- Yanıyorum ama beni yakanı da yakıcam sizi de yakıcam mahalleyi de yakıcam..

 
Perşembe gecesinden beri sosyal medyada, arkadaş ortamlarında herkesin dilinde olan, keyifli bir tablonun, tebessüm sebebi olan sözü.
 
Marsilya maçının 50. Dakikasında Okul Açık’ta yanan meşaleler, aslında sadece ipini çektikten sonra havaya kaldırılan, ışık saçan, tribüncüye haz veren hisler haricinde, uzun zaman sonra Fenerbahçe tribününün attığı / attırdığı gol olarak da hafızalardaki yerini aldı.
 
Yanan meşalelerle birlikte, tribün üzerindeki ölü toprağını attı, son senelerdeki en iyi performansını sergiledi ve Marsilya kalesine 2. golü attı. Uzun zamandır öngördüğümüz “Okul Açık tam bir Curva olacak” görüşü, Marsilya maçıyla çok önemli bir yol katetti. Reklam panolarının pankartlarla donatılması, sopalı pankart ve bayrakların istikrarı ve tabiî ki meşalenin rutin hale gelmesiyle, Avrupa ve Dünya tribünlerindeki multimedya arşivindeki en güzel görüntülere sahip olmamız hiç de zor değil.
 
Takımın oyunu hakkında, sonuç hakkında, değişiklikler ve hatalı oyun okuma hakkında yazılacak onlarca satır var.  Bir dostumun facebook’da yazdığı gibi; koskoca Fenerbahçe Spor Kulübü alt yapısından Bienvenu’den, Semih’den daha iyi bir forvet çıkmıyorsa oturup düşünmek gerekir. Hoş, çıkan oyuncuları, kadrodaki gençlere şans vermeyen bir hocayla da bu anlamda ne denli bir istikrar sağlanır muamma.
 
En kötüsü; nefret ettiğimiz, eleştirdiğimiz Fatih Terim gibi isimlerin saha içi aksiyonlarını, hamlelerini takdir ediyor olmamız. Bizi bu hale sokan kişi ve inatçı fikir yapıları oldukça daha çok yanarız Fuat Abi..