Fanatik gazetesi, Çaykur Rizespor teknik direktörü Mehmet Özdilek ile röportaj yaptı.
‘Şehirden uzaklaşmak değil bütünleşmek istiyorum’
Rize’de taraftar profilini biliyorum. En son söyleyeceğini en başta söyler. Şehirden uzaklaşmak değil şehirle bütünleşmek istiyorum. Çünkü ben ve yardımcılarım sıcak, sosyal insanlarız. Bu iletişimi doğru sağlarız. Stadımız büyük avantaj. Futbolcu olarak burada oynamak isterdim. Sunderland’ın stadına benziyor ve müthiş bir akustiği var. İnceledik, sezon başı işler iyi giderken 8-10 bin kişiye oynanmış. Demek ki başarı varsa taraftar geliyor. Bizim işimiz de başarıyı yakalayıp taraftarı tribüne çekmek. Kazanamazsan ister istemez ilgi düşüyor, Türkiye’nin gerçeği bu. Anadolu takımları için hedef küme düşme korkusu yaşamadan ligde kalmak. Bunları yaparken ekonomik olarak fazla açılmadan ama bir evvelki seneden daha yukarılara mücadele etmek. Bir kere biz öyle bir takım olmalıyız ki artık her gelen takım için ‘Rize zor deplasman, buradan zor çıkarız’ algısını yaratmalıyız.
 
5 sene çalışan başkası yok
“Antalya’da aralıksız 5 yıl bir takımda çalışan ilk teknik adamım. Başkan Hasan Akıncıoğlu ile birlikte iyi işler yaptık. Başkan bırakınca biz de bıraktık. Son sene takım ligi 7. bitirdi ama başkana yakışıksız tepkiler oldu. Biz de bunu hak etmiyoruz dedik ve gittik. Biz bıraktıktan sonra Antalya’ya 14-15 oyuncu transfer edildi. Hasan Akıncıoğlu, borçsuz bir kulüp bıraktı. 2008’den beri 50 trilyona yakın borç kapanmış, kulüp düzlüğe çıkmıştı.”
 
İşini doğru yapana ceza
“Ben oyuncuyu aldım ama parasını ödemem diyen bir zihniyet varsa ortada UÇK (Uyuşmazlık Çözüm Kurulu) falan da bir yere kadar. Kulüplere lisansı kim veriyor; federasyon. Parasını ödemeyen takıma lisansını vermezsin olur biter. Adam hem futbolcunun parasını ödemiyor hem de çatır çatır transfer yapmasına müsade ediyorsun! İşini doğru yapan ödüllendirileceğine cezalandırılıyor. Bizim zamanımızda Süleyman abi (Seba) derdi ki; tamam mı tamam. Çünkü söz verildi mi tutulurdu.”
 
İlhan abi kolay kolay beğenmez
“Gençlerbirliği’nde istedim ki bir kademe yukarı çıkalım. Yabancı sınırlaması eli kolu bağlıyor. Operasyon yapmak kolay değil yönetim açısından. Etik olarak Rizespor’a oyuncu almam sözkonusu değil. Ancak kulüp bıkakırsa tercihlerim olabilir. Başkan’la dostane ayrıldık. İlhan abi kolay kolay kimseyi beğenmez. Güzel vedalaştık, bu önemli bir ayrıntı.”
 
Rize için çok hoca yazıldı
“Gençler’den ayrıldıktan sonra acele karar vermek istemedim. Önce ailemle 10-12 günlük bir yurtdışı tatili yaptım. Başkan da işleri nedeniyle yurt dışındaydı. Bu nedenle bizim bir araya gelmemiz 20-25 günü buldu. Dolayısıyla çok konuşuldu. Rizespor için birçok teknik adamın ismi geçti, bu da gayet normal.”
 
Nasıl bitirdin! Önemli olan o
“Tercih edilme sebebim geleceğe dönük bir projeyi hayata geçirmek. Kulüplerin ilk yılları zordur. Lige çıkmış ama hazırlıksız yakalanmış bir Rizespor. Bir çok oyuncu alınmış olmasına rağmen yeterli olmamış. Devre arası isimler gelmiş neticede ligde kalmış bir ekip. Geçen sezon ligi tanıdılar, şimdi birbirlerini tanıyan bir topluluk var elimde. Bu ülkede nasıl başladığın değil nasıl bitirdiğin önemli. Kimse senin ilk 6 haftanı bilmez.”
 
5 yıl izledik fırsat gelince...
“Biz 7 yıldır birlikte çalışan tecrübeli bir ekibiz, kendimize güveniyoruz. Bizim ekibimiz seyretmeden, araştırmadan futbolcu almaz. Hiçbir şey tesadüf olamaz. Antalya’da İsmail Aissati’yi 5 yıl izledik, alamayız diye düşündük. Boşa çıkınca hemen işi bitirdik. Antalyaspor iyi paraya sattı ama çok da aradı sonrasında. Bence fiyatını bulduysa oyuncu satılır ama yerini doldurmak lazım, hazırlıklı olmak gerek.”
 
İş bende bitiyor diyebilirim
“Kulübünü iyi yöneten başkanlarla çalışmam avantajım oldu, bu nedenle mutluyum ama yine iş bende bitiyor diyebilirim. Beşiktaş, Milli Takım gibi hedeflerim tabii ki var. Ben ayaklarımın üzerinde kazıyarak gidiyorum. Üst düzey futbolcu olmam önemli ama oralarda işler başka. İstanbul medyası başkadır. Sadece takımı değil hepsini yönetmek zorundasın başarı için. Herkesin sizi sevmesi düşünülemez, insanlarla başetmeyi bilmelisiniz.”
 
Bu kadar hoşgörü bir daha olmaz
“Geçen sezon lig bittiğinde söyledim; özel bir sezon yaşıyor Beşiktaş. 3 büyüklerin forması zaten bir iki üç oluyor. Geçen sezona bakıyorsun tek kulvardasın ve 3.’sün. Stadın olmaması zor bir şey. Olimpiyat diyorsun, daha gitmeden, ‘Nasıl döneceğim’ diyor taraftar. O taraftar bir daha geçen sezon kadar hoşgörülü olmaz.”
 
Kimsenin önü tıkalı değil
“Yerli hocaların önü tıkalı diye bir şey yok. Milli takımın başına Ersun Yanal, Abdullah Avcı geldi. Beşiktaş’a Samet Aybaba, Ertuğrul Sağlam, Rıza Çalımbay... Fenerbahçe’de Rıdvan, Aykut hocalık yaptı. Ben kişisel olarak hep istenen oldum. Kendimizi övmemeliyiz, bizi çalıştığımız yerler anlatır. Ben daha yukarılara gideceğim ve bu heyecanım var. Zaten bittiği an hadi eyvallah.”
 
Ersun hoca hakkını verdi
“İyi futbolcu iyi teknik adam olur diye bir garanti yok. Malatya’ya giderken bir test yaptım kendime ve bu işi yapacağıma inandım. Hagi çok iyi futbolcu ama yapamadı. Bana göre Okan (Buruk) iyi bir hoca oldu. Başarılıydı düşmesine rağmen. Geçen yılın başarılı hocaları olarak Hikmet Karaman, Mesut Bakkal, Uğur Tütüneker sayılabilir. Ersun Yanal da elindeki kadronun hakkını verdi. Büyük camiaları yönetmek kolay değil, bunu unutmamak lazım.”
 
Tunç Kayacı / M. Ali Sabuncu