#
#
Futbolda bazen başka yerlerde işler istenildiği gibi gitmez, yıldızlar da çareyi en başarılı oldukları veya unutamadıkları eski kulüplerine dönmekte bulur...
13/01/2016 - 16:48
Birçok isim tarih boyunca eski kulüplerinin yolunu tuttu. Bazıları başka yerde tutunamadılar, bazıları ise kendilerini futbol tarihine sunan kulüplerine son bir vefa örneği gösterip geri döndüler. Futbol tarihinde bunu yapanları tek bir listeye sığdırmak elbette imkansız ancak La Gazzetta dello Sport tarihten günümüze bu konuda akıllarda yer etmiş isimlerden 10 tanesini seçti ve bizlere sundu.
 
Kürkçü dükkanına dönmeyi uygun bulan isimler arasından birçoğu eski kulüplerinde de başarıyı yakalamış olsalar da bazıları için sonuç bekledikleri kadar iyi olmadı. Hatta bazen işi abartıp Alessandro Matri'nin Juventus'a üçüncü kez dönebileceği haberlerinde olduğu gibi dönüş şansını birden fazla deneyenler bile oldu tarih sahnesinde.
 
İşte futbolun henüz çim sahayla bile tanışmadığı yıllardan günümüze kadar kürkçü dükkanına dönmeyi seçmiş 10 önemli isim:
 
http://funkyimg.com/i/26oSG.jpg
 
1 - Giuseppe Meazza & Inter
Kariyerini iki kez Dünya Kupası kazanmış bir yıldız olarak noktaladı ama Giuseppe Meazza, bir kulüp efsanesi olduğu Inter’de oynadığı iki dönemde de büyük keyif aldı ve başarılı oldu. Inter formasını giydiği ilk sezonda 31 gol attı ve Milan, Juventus ve Varese formaları da giymeden önce 1927-1940 arası oynadığı ilk döneminde üç de şampiyonluk kazandı.
 
1946’da Inter’e antrenör-oyuncu olarak dönen Meazza, 17 maçta iki kez ağları havalandırırken çok zor geçen sezonda takımının küme düşme hattının beş puan üzerinde paçayı kurtarmasını sağladı.
 
http://funkyimg.com/i/26oSF.jpg
 
2 – Johan Cruyff & Ajax
Hollandalı efsane, 60’ların sonu ve 70’lerin başında üst üste sekiz lig şampiyonluğu kazanan, üç kez de Şampiyon Kulüpler Kupası zaferine ulaşan Ajax’ın bir parçasıydı. Barcelona’ya gidip oranın da en büyük efsanelerinden biri olduktan sonra 1981’de tekrar Ajax’a döndü ve iki lig şampiyonluğu daha kazandı.
 
Ancak Cruyff’un Ajax’taki ikinci dönemi sıkıntılı şekilde sona erdi. Kulüp yaşlı olduğu gerekçesiyle kendisine yeni sözleşme önermek istememişti ve yollar ayrılmıştı. Yaşında bir sorun olmadığını düşünen Cruyff, “Ajax’takiler bana ‘Çok yaşlısın’ dediklerinde, bunun onların karar vereceği bir şey olmadığını söyledim. Buna ben karar veririm.” demişti ve Feyenoord’a imza atıp lig şampiyonluğuna uzanarak Ajax’tan intikamını unutulmaz bir şekilde almıştı.
 
http://funkyimg.com/i/26oSE.jpg
 
3 – Zico & Flamengo
Zico, kulübün alt yapısından yetiştikten sonra takımını Brezilya Ligi, Libertadores Kupası, Kıtalararası Kupa ve altı tane Rio Eyalet Şampiyonası zaferine taşımıştı. Sonrasında ise şansını Serie A’da deneyip iki sezonluğuna Udinese’nin yolunu tutmuştu ama bu kararı transfer ücretiyle ilgili tartışmalardan öteye gidemedi ve beklediği başarıya ulaşamadı.
 
Udinese’deki kargaşa dolu ortamdan kaçıp tekrar Flamengo’ya döndü ama burada ilk dönemi kadar harika bir oyun oynayamadı ve sakatlıklarla boğuştu. Yine de takımının 1986’da Rio Eyalet Şampiyonası’nı kazanmasına yardımcı oldu.
 
http://funkyimg.com/i/26oSD.jpg
 
4 – Diego Maradona & Boca Juniors
Avrupa’ya adım atmadan önce 1981’de uğradığı Boca Juniors’ta kısa süre içinde önemli bir figür haline gelen Maradona, sonrasında Avrupa’ya tercih etmiş, Barcelona ve Napoli formalarıyla yıldızını iyice parlatmıştı.
 
Ancak 1995’te tekrar Boca’ya dönüp 30 maçta 7 gol atan, Dünya şampiyonluğuna ulaşmış Maradona, Arjantinlilere göre 1981’dekiyle aynı Maradona değildi. Her şeye rağmen bu süreç, ilk döneminde Arjantin şampiyonluğuna ulaştığı, kendini ait hissettiği ve her zaman formasını giymek istediği Boca’daki hatıraları iki taraf adına da silmedi.
 

http://funkyimg.com/i/26oSB.jpg
 
5 – Lothar Matthaus & Bayern Münih

Matthaus, Almanya’nın devine 1984’te transfer olmuş, üç kez Bundesliga şampiyonluğuna ulaşmış ve üçüncü sezonun ardından bir de Avrupa’da final heyecanı yaşamıştı. Ancak Euro 88’den sonra Inter’e gitmeye karar verdi ve ilk Bayern macerasında sona geldi.
 
İtalya’da geçirdiği süre onun eskidinden de daha iyi bir oyuncu olmasını sağladı ve1992’de Bayern’e dönme kararı verdiğinde daha güçlü bir oyuncuydu. Bayern’de dört Bundesliga şampiyonluğu daha kazanırken futbol tarihindeki büyük efsanelerden biri haline gelen Matthaus, 1996 UEFA Kupası şampiyonluğu da yaşadı.
 
http://funkyimg.com/i/26oSA.jpg
 
6 – Ian Rush & Liverpool
Eski Chesterlı golcü, 1980-86 arası forma giydiği Liverpool ile dört lig şampiyonluğu ile beraber FA Cup, dört tane Lig Kupası ve iki de Şampiyon Kulüpler Kupası şampiyonluğu elde etti.
 
1986’da Juventus’tan gelen cazip teklife evet diyen Rush, Serie A’da tutunamayınca bir yıl sonra Liverpool’a kiralık olarak döndü, sonrasında da Liverpool bonservisini Juventus’tan geri aldı. Liverpool’daki ikinci serüveninde de bir lig, iki FA Cup ve bir de Lig Kupası kazanarak kariyerine dört kupa daha yazdırdı.
 
http://funkyimg.com/i/26oSz.jpg
 
7 – Mark Hughes & Manchester United
United’ın altyapısından takıma katıldıktan sonra yeteneklerini geliştirmeye devam eden Hughes, 89 maçta attığı 37 golle yıldızlaşırken takımının 1985’te FA Cup’ı kazanmasında önemli bir rol oynadı.
 
Terry Venables’in Barcelona’sına transfer olduktan sonra Ferguson onu bir an önce geri getirmeye kararlıydı ancak ilk denemesinde Bayern Münih engeline takıldı. Bayern’de kiralık geçirdiği sezonun ardından tekrar girişimde bulunan Ferguson amacına ulaştı ve yıldız oyuncusunu 1988’de Manchester United’a geri kazandırdı. İkinci döneminde bir lig, iki FA Cup, bir de Lig Kupası kazanmayı başardı.
 
http://funkyimg.com/i/26oSy.jpg
 
8 – Juan Roman Riquelme & Boca Juniors
Birçok kesim tarafından Arjantin’in tarihteki en büyük yeteneklerinden biri olduğu kabul edilen ancak bir türlü tam potansiyelini sahaya yansıtamayan eski Villarrealli de Maradona gibi Boca’dan vazgeçemeyenlerden oldu. 1996-2002 arası oynadığı Boca’ya önce 2007’de yarım sezonluğuna kiralık olarak gelmişti ancak 2008’de kalıcı imzayı attı ve 2014’e kadar kulübün formasını giydi. 2014’te Boca’yı ikinci kez bıraktı ama bu defa derdi para değil, futbola adım attığı Argentinos Juniors’a son bir saygı duruşunda bulunup, futbolu başladığı formayla noktalamaktı.
 
Ocak 2015’te futbolu bırakan Riquelme, Boca’da forma giydiği yıllarda beş lig şampiyonluğu kazanırken sonuncusu 2007’de olmak üzere üç Libertadores şampiyonluğu yaşadı.
 
http://funkyimg.com/i/26oSJ.jpg
 
9 – Kaka & Milan
Kaka’nın kulüpteki ilk döneminde kariyerinin en iyi performansını sergilediği tartışılmaz bir gerçek ancak yıldız isim Milan’daki ikinci döneminde de iz bırakmayı başarmıştı. 2004-2009 arası forma giydiği ilk döneminde Serie A şampiyonluğunun yanı sıra Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu da yaşayan Kaka, 2009 yazında Real Madrid’e rekor bedelle transfer olup tüm dünyayı sarsmıştı.
 
2013’te Milan’a dönen Kaka, sadece bir sezon oynadı ve sportif anlamda pek bir başarı getiremedi ama yenilenme sürecinde olan Milan’da taraftarları tekrar stadyuma çekip takıma bağlaması bile başlı başına büyük bir olaydı.
 
http://funkyimg.com/i/26oSH.jpg
 
10 – Carlos Tevez & Boca Juniors
Boca Juniors, tartışmasız bu listenin en dikkat çekici takımı oldu. Görünen o ki bir defa Boca forması giyen herkes öyle bir aidiyet hissediyor ki bir şekilde tekrar o formayı giymek için parayı öncelik sıralamasında en sona atıyor. Bunun son örneği de Şampiyonlar Ligi finali oynayıp Serie A şampiyonluğuna ulaştıktan bir ay sonra tüm bu başarıları tekrarlama şansını elinin tersiyle itip, mutlu olduğu ve gerisini umursamadığı Boca Juniors’a dönmek isteyen Tevez oldu.
 
Boca’daki kariyerinin ilk bölümüne 2003’teki lig ve Libertadores dublesinde pay sahibi olan Tevez, Brezilya, İngiltere ve İtalya maceralarından sonra daha fazla Boca’dan uzak kalamadı ve 2015 yazında eski takımının yolunu tuttu. Üstelik yaşı 31’di ve hala Avrupa’da büyük meblağlara transferler yapabilecek durumdaydı. Tevez’in ikinci Boca deneyimi ne kadar sürer, kariyeri burada mı son bulur bilinmez ama muhteşem başladığı bir gerçek: Geri döndüğü ilk sezonda lig-kupa dublesine imza attılar.
 
http://funkyimg.com/i/26oTj.jpg
 
Bonus: 10+1 – Pablo Batalla & Bursaspor
Ülkesinde kalsa belki de sık sık takım değiştiren, ortalama bir Arjantinli futbolcu olarak kariyerini sonlandıracak olan Batalla, 2009’da Bursaspor’a imza attığında kısa süre sonra yaşanacak olanlardan kimsenin haberi yoktu. Bursaspor öncesi iki yılda dört takım gezen, bir türlü dikiş tutturamayan o Arjantinli, Türkiye Ligi’ne adım attı ve Mayıs 2010’da Türk futbol tarihine geçen takımın beyni, 10 numarası, her şeyi oldu.
 
2009 yazına dek Güney Amerika’da kulüp kulüp dolaşmaya başlayan Batalla, sezonun sonuna gelindiğinde Türk futbol tarihinin beşinci şampiyonunun komutanı olmuştu. Şubat 2014’te yönetim ve teknik ekiple sıkıntılar baş gösterdi ve Bursaspor’un efsane 10 numarası Çin’in yolunu tuttu.
 
Ocak 2016’da ise sürpriz gelişmeler üst üste yaşandı ve Pablo Batalla, kendisinin de deyimiyle “Geri dönmek hiç hesapta yokken” birkaç gün içerisinde kendisini tekrar Bursaspor’da buldu. Yeniden tarih yazar mı bilinmez ama bu listede kürkçü dükkanında ikinci denemesine başarısız değil başarılı olanlar arasında yer bulacağına herkes emin.
twitter, vine, instagram, youtube, vimeo ve facebook postlarını url ekleyerek girebilirsiniz.

bbcode'un tüm nimetlerinden faydalanabilirsiniz.
• [b]kalın yazı[/b]: kalın yazı
• [i]italic yazı[/i]: italic yazı
• [u]altı çizgili yazı[/u]: altı çizgili yazı
quaresma ? nihat ?
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
hakan şükür'ü nasıl unutursunuz?
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Dünyanın en zengin insanlarından Jeff Bezos, Blue Origin firmasıyla beraber uzaya gidecek. Ünlü isim...