Türk futbol tarihinde yer edinmiş kulüplerden biri olan Mersin İdman Yurdu kulübünü Mersin'de futbolu yakından takip eden Hasan Doğan'a sorduk.
''Mersin İdman Yurdu ne oldu?'' dedik Hasan'a, ''bize bir anlatsana'' diye de ekledik. Aynı gün Hasan bize bu satırları yolladı:
 
''Türk gençliğinin, fizik ve moral kabiliyetlerini ulusal ve devrimci amaçlara yöneltmek niyetiyle kurulan 95 yıllık çınar son 3 sezonda 5 lig birden düşerek aslında devrimi gerçekleştirmişti. 
 
Türk Futbol Tarihi’nde ender rastlanan bir durumdu ama şehrin protokolü nefes alan bir Mersin İdman Yurdu istemiyordu. Tribünlerdeki o yaşanmışlıklar unutulmuş, 29 yıl sonra gelen şampiyonluk gözyaşları hafızalardan silinmişti. Lefter Küçükandonyanis, Turgay Şeren gibi değerlerin mirası sahiplenilmemişti.
 
O dönem ismi 2. Lig olan günümüz 1. Ligi'nde mücadele ederken (1983-84 seszonu) Avrupa Kupa Galipleri Kupası’na katılım gösteren Kırmızı Lacivertli ekip 1967 Yılı’nda tarihinin en anlamlı kuplarından biri olan Başbakanlık Kupası’nı dönemin Başbakanı Sayın Bülent Ecevit’in elinden almıştı.
 
Tevfik Sırrı Gür Stadı’nın beton zemininde maç izlemek, kağıt bilet kuyruğuna girmek, tantuni yemek için hafta sonu iple çekilirdi şehirde… Bugün geldiğimiz noktada Mersin İdman Yurdu'su olmayan ruhunu kaybetmiş boş bir şehir var.
 
Bedeni ayakta tutan ruhudur. Ruh olmaz ise varlık yaşam hakkını yitirir. Mersin İdman Yurdu olmayan bir Mersin’de varlığını yitirmiştir. Nufüsu 2 milyona yaklaşan bir şehir tarihine maalesef sahip çıkamamıştır. Yarınlarına bırakacak bir mirası göz göre göre harcamıştır. 
 
Bugünlerde 95. Yılını kutlayan Mersin İdman Yurdu faaliyetlerine 2 sezondur ara verdi. Lige katılım göstermek isterse Mersin 1. Amatör Küme’den start verecek. Yıllarca tesisi olmadan, doğru düzgün kulüp binası olmadan varlığını devam ettiren kulüp şu günlerde de sadece ismiyle hayata tutunma çabasında. Yapılan hatalar, yanlış harcamalar, kulübe yüklenen borçlar ve en önemlisi 95 yıllık kulübün prestijini yerle yeksan edenler ise hala hayatlarına mutlu mesut devam ediyorlar. 
 
Cefa çeken, tribünde gözyaşı döken taraftar ise umudunu İçel İdman Yurdu’na bağlamış bekliyor…''