#
#

omento

Bizim için Aziz olan sadece FENERBAHÇE'dir.

omento, foruma yazdı.

"hantur" dedi ki;

 
Bir konuda katiliyorum sana. .....beyin bedava.

fatih terim'i örnek almaman büyük kayıp sen bilirsin :roll:
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
omento, foruma yazdı.
14 sene geçmiş,değişen birşey yok.
 

"zoban" dedi ki;

Post Express'ten Yücel Göktürk'ün kaleminden
Post Express Sayı 2005/11 Kasım 2005
 
***
 
Fatih Terim'in Yüzü ve Yüzsüzlüğü
 
Gel de Cemal Süreya'yı arama. Fatih Terim'in yüzü ve yüzsüzlüğü tam onun kalemiydi. "99 Yüz" adlı portreler kitabına, "Yüzsüz Yüz" veya "Toplumsal Yüz" diye bir zeyl yakışmaz mıydı?
 
Terim artık kişisel bir yüz değil, toplumsal bir yüz, toplumsal bir yüzsüzlüğün yüzü. Kızarmadan yalan söyleyen bir yüz. "Herkes sıfır, ben bir" diyen bir yüz. Birinci tekil şahıs konuşurken "biz", birinci çoğul şahıs konuşurken "ben" diyen bir yüz. "Biz" ve "ben"in tek bir şahıs olduğu bir yüz. "Üç attım", "yendim" diye konuşan bir teknik direktörün yüzsüzlüğü.
 
Bir televizyon programında, karısıyla ilişkisi, ev hayatı hakkında sorulan soruya verdiği cevapta "imparator her yerde imparatordur" diyen bir yüzsüz. Faşizmin yüzü. Faşizmin yüzsüzlüğü. Onun yüzü, çoktandır geniş kalabalıkların yüzü. Ve tersi. Geniş kalabalıkların yüzü, onun yüzsüzlüğü.
 
Futbolculuğunda hakemin yüzüne tükürdüğü için Galatasaray kaptanlığından azledilmişti. Jübilesi, futbolculuğundaki yüzsüzlüğünün abidesiydi: Orta yuvarlağa helikopterle inmişti. O güne kadar görülmüş şey değildi, o günden sonra da görülmedi...
 
1974-75 sezonundan 1984-85'e, kesintisiz on yıl oynadı Galatasaray'da. O on yıl boyunca takımın kupa asıydı. Ve o on yılda Galatasaray tek bir şampiyonluk kazanamadı. Futbolculuğuna diyecek yoktu, ama hali tavrı sempatik olmaktan uzaktı. Galatasaray'daki ilk beş yılında "Tatlı Cadı" dizisinden mülhem "Semanta Fatih" diye anılıyordu, ikinci beş yılındaysa, tribünlerdeki "Uğursuz Fatih" mırıltısı giderek tezahürata dönüştü...
 
Futbolu bıraktığı yıl hocası Dervvall'di. Ve Derwall, yardımcılığına onu değil, Mustafa Denizli'yi getirdi. Eski kurtun bir bildiği vardı herhalde.
 
Galatasaray için Derwall neyse, millî takım için de Piontek oydu. Danimarka ekolünü yaratan hocanın yardımcılığına Fatih getirildi. Ama onu seçen Piontek değil, federasyondu. Bazı cenahlarla hep sağlam ilişkiler kurdu. Cimbom'a hoca olduğunda Mehmet Ağar'la kankaydı. Dört yıl üst üste kazanılan şampiyonlukların üçüncüsünü kankasına ithaf etti. Galatasaray'ın yönetimi buna ses çıkarmadı ya da çıkaramadı. Ama zaten Galatasaray'ın da, Türkiye gibi, '80'lerden beri yüzü çok değişmişti...
 
1973'ten 1987'ye, 14 yıl şampiyonluk görmeyen Galatasaray tribünlerinin sabırlı bekleyişi sona erdiğinde, sevincin yanısıra ekşi bir tat vardı ağızlarda. Yüzsüzlük bu kadar yaygınlaşmamıştı. Rakip takım taraftarlarının ortak sloganı "para, şike, işte cimbom işte" Cimbomluların canını yakıyordu.
 
Galatasaray yönetimi, şampiyonluk için her gayrımeşru yola yüzsüzce başvurmuştu. Bütün takımlar "iki yabancı kuralı"na uyarken Galatasaray devlet katlarındaki etkisini kullanarak Kovaçeviç'i Mirsat Güneş yapmış, üç yabancıyla oynuyordu. Daha sonra yüzsüzlüğü iyice ele alıp Fransız Didier Six'i Dündar Siz yapıp yabancı sayısını dörde çıkarmıştı. Yüzsüzlük bu kadarla da kalmadı, alenen teşvik primleri verildi, resmen de savunuldu.
 
Özal dönemiydi, tribünler de yüzsüzlüğü benimsemeye başlamıştı. Zirve, UEFA finalinin yolunu açan Leeds maçıydı. Maç öncesinde iki Leeds taraftarının bıçaklanarak öldürülmesi tribünlerin yüzünü kızartmadı. Yönetim de, ne futbolcuların kollarına siyah bant takmasına lüzum gördü, ne de saygı duruşuna. Medya da yüzsüzlüğün şahikasını sergiledi, cinayetten katilleri değil, maktulleri sorumlu tuttu. Terim'in yüzü, bu yüzsüzleşme sürecinde bugünkü şeklini aldı, faşizmin bayrağı oldu. Saha içinde oyuncusunu tartaklamakta beis görmedi, onu eleştirmeye cüret eden gazetecileri tehdit etmekten kaçınmadı. TV söyleşilerinde muhabirler Terim'in hışmından çekine çekine soru soruyor, sunucular hep alttan alıyordu. Mangalda kül bırakmamakla ünlü Erman Toroğlu, Ahmet Çakar gibi isimler onun karşısında süt dökmüş kediye dönüyorlardı. Terim hep haklıydı, hep doğruydu, aksini söylemek kimsenin haddi değildi, zaten kimsenin de buna niyeti yoktu.
 
Yüzsüzleşen bir toplumun Terim'e tapınması doğaldı. Teknik adamlardan yöneticilere, tribündeki taraftardan sahadaki oyunculara, futbol aleminin "rol modeli" oldu. Etkisi iş dünyasına bile sirayet etti, işadamlarına yöneticilik konusunda konferans bile verdi. Hocalığı da futbolculuğu gibiydi. Başarılı olduğu ortadaydı. Peki, birtakımının başarısında teknik direktörün payı neydi? Can Bartu'ya göre yüzde 20, Mustafa Denizli'ye göre yüzde 50 civarında. Ama, Galatasaray'ın 1996-2000 dönemindeki olağanüstü başarısı bütünüyle Terim'e maledildi. O da yüzsüzce sahiplendi. Cimbom, Terim'in halefi Lucescu'nun yönetiminde Süper Kupa'yı alınca, Faruk Süren'in "gerçek kahramanlar ortaya çıktı" demesi "imparator"u çileden çıkardı. Hagi, Popescu ve Taffarel gibi uluslararası bir sacayağı; Bülent, Tugay ve Arif gibi Denizli'nin yetiştirdiği, Hakan Şükür ve Okan gibi Feldkamp'ın pişirdiği oyuncularla kazanılan kupalara Terim'in eseri diye bakılabilir mi? Eğer öyleyse, italya macerası niye hüsranla sonuçlandı? Lucescu'dan devraldığı lig şampiyonu ve Şampiyonlar Ligi'nde yarı finali zorlamış takıma nal toplatmasının sebebi "~ neydi?
 
Kurtarıcı olarak geldiği millî takımı Ersun Yanal döneminden daha mı iyi oynattı? Millîleri play-off'a götüren, Tümer'in iki mucizevî frikiki değil miydi? Yüzsüzce hakemi suçladığı son isviçre maçına bakalım. Kaç organize atağı vardı Türkiye'nin? Millîler maçı 3-1'e getirdikten sonra niye durdu, niye sadece Hakan'a şişirdiği toplarla gol aradı ve kalesinde dört-beş net gol pozisyonu gördü? Ancak asıl önemlisi, bu sorular değil, anlı-şanlı yorumcuların bunları soramaması. Ama faşizm böyle bir şey işte. Dayanağı korku değil
sadece, italyanlar Büyük Roma'ya inanmasalar, Sezar müsveddesine biat ederler miydi?
 
Terim artık toplumsal yüzsüzlüğür yüzü. Millîlerin hakeme yaptıkları yüzsüz itirazları, Tümer ve Emre'nin rakiplerine savurdukları darbeleri ve spikerin yorumlarını hatırlayalım. Ve tabii maç sonrası görüntüleri ve medyanın yüzsüzlüğünü. Terim'in yardımcılarından Şifo Mehmet'in isviçreli oyuncuya çelme taktğını, bunun üzerine arkadan gelen oyuncunun Şifo'ya tekme attığını hepimiz görmedik mi? Maç sonrasında ekrana gelen Şifo'nun çelmesi, ertesi gün gösterilmez oldu. Kanalların hepsinde aynı yüzsüzlük vardı: Bütün görüntüler Şifo'ya atılan tekmeyle başlıyordu. Godard boşuna dememiş: "Montaj, etik bir meseledir."
 
Terim'in maç sonrasındaki demeçleri de yüzsüzlüğün dikâlâsıydı. Hatırlamakta fayda var: "Bizim" imparator italyan basını "çavuş" diyordu. Neden acaba? Bir de medyadaki Terim-Lucescu kıyaslamalarını hatırlayalım. Lucescu'ya yapılan aşağılamalara Çarşı grubı yüreğimize su serpen bir cevap vermişti: "İmparatorlu değil, tam demokrasi!"
 
Yücel Göktürk
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
omento, foruma yazdı.

"hantur" dedi ki;

Bak, adam olun biraz ve omento abinizden örnek alin. :lol:

örnek alınacak biri değilim,öle bir niyetimde olmadı hiçbir zaman....kimse birilerine örnek almamalı hayatta,kendi doğrularını bulmalı...beyin bedava.
 
haa illaki alınacak birileri varsa şu topicte yazan siz yüce gs userlar ve fatih terim ile aveneleri alınsın,ederiniz bu.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
omento, foruma yazdı.
Fatih Terim ve Hasan Şaş ülke futbolumuza hem sportif hem karakter olarak çok emekleri katkıları olmuştur...
Camiası olmayan,geçmişi olmayan,üstüne fbli emre belezoğlu gibi futbol karekteri ki kendisi ülkemizde futbol pisliğinin baş mimarıdır(gs'da temiz kalmış,fb ye geçince kirlenmiş olan bu şahıs) sahada yaptıklarından sonra,kendi taraftarlarının saha içi yaşanan bu provakosyana gelmemesi için kibarca nazikçe karşı tarafa uyarılarda bulunmuşlardır,üstüne terbiyesiz başakşehir külübesinden centilmenlike uzaktan yakından olmayan tepkiler,abartı reaksiyonlar,kendini yedek külübesine atmalar,yumruk yemiş gibi yanağını çevirmeler yaparak ortamı germe amacı olan bu gürüha harika bir fair play davranışı sergilen gs tarafına artı bir teşekkür edilmesi gerekirken ceza alması düşünülemez iddaa edilemez.
------
Üstüne dün bazı vidyolar yayınlandı polis kamerasından,ya bunu fenerli hesap nasıl yayınları konuşup tartışacağımıza;
hasan şaş'ın tff görevlisi ile gol sevincini yaşamak istiyor, adamın karşılık vermemesi üzerine hasan şaş'ın küsmesiyle göstermiş olduğu tepki konuşuluyor...
 
Sonra terim lobisi,böle lobi mi olur!!!
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
omento, foruma yazdı.
Lost sonrası gelmişti ve yerini doldurmuştu o zaman kendi adıma.
4 sezon müthiş bir yapımdı.
Sonrası kitapların devam etmemesi,Martin efendinin 70'inden sonra gelen şöhretle emekliliğin tadını çıkarmasıyla yapımdan ayrılması sonucu senaryo vasatlaştı.
 
Bu yüzden ben çok ayar olmadım mesela son sezona...En kötü sezon oldu diyebiliriz ki adamların çekmeyede niyeti yokmuş belli.
Yinede ben finali o kadar berbat bulmadım...
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
omento, foruma yazdı.
mükerrer gönderim
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
omento, foruma yazdı.
2001-02 olması lazım,dergi elimize geçince siteylede tanışmıştık.
2013ten sonra sadece arada bir sanatsal kaygıya girip film/dizi bakıyorum.
Seviyorum ama burayı çok insan tanıdım ettim.
Saygılar.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
omento, foruma yazdı.

"khan1905" dedi ki;

ipekçide ki 2 maçı kaybetmesine rağmen ben Fenerbahçeyi oyun olarak beğendim. Arenadakinden daha takımdılar bu maçlarda.
bizde ise 5 ve 2 numaranın olmayışının sıkıntısını yaşıyoruz. Drivelarda uzuna konsantre olunca Bo çok ekmek yedi...
 
Birde benim bu yorum çok alakasız oldu. Herkes biribirini yerken !, Azizi bile basın toplantısı yapacakken...
 
Cuma günkü maça Recep Ankaralı atanır mı ? (Bende rüzgara karşı fazla durmayayım dedim)

hakan sana solemistim ama seri devam ediyor diye:)
2 mac rezil oynadik zaten,ilk macta bastan kopardik....bu mac obra teknikten atilmasa sonu bu kadar rahat olmazdi sizin icin,mac orada bitti bugun(hakeme sallamiyorum,mac analizi say)
banvit serinizden sonra epey rahatlamistim ipekci'de kesin bir mac aliriz diyordum ama final havasi degistirdi sizi...
 
tebrikler abi.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
omento, foruma yazdı.

"lynyrd skynrd" dedi ki;


modluğunu kullanarak aba altından sopa gösterme bana. banlayacaksan banla,napacaksan yap.
ancak yanlış bişey yazmadım,kurumsal olarak ırkçı şerefsizleri sahiplenmiş bi camiaya,ırkçı dedim alt tarafı..
öyle olmasaydınız,o şerefsizleri alıp basın toplantısı yapmazdı yönetiminiz,insan gibi "bu ırkçılar bir daha bizim spor müsabakalarımıza giremezler" derdi ırkçı yönetiminiz..

bi dunya trol yazmis ozellikle senin yazdigini kopyaladim.neden?benim kadar eskisin bu forumda,az cok bi uslubu vardi buranin...
ne aba altindan sopasi,modluk yapmiyorum dedim,oyle olsa dialog kuracak kadar gerizekali miyim?
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
omento, foruma yazdı.
la taam anlasildi,serbets kalmis...
cemal nalgalar kovalasin beni nerden baktim lan..
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Önceki Yorumlar
HABERLER