#
#

körfezli_celik

ALWAYS PİYİZ BECAUSE İZMİTLİYİZ!

körfezli_celik, foruma yazdı.

"saffet8" dedi ki;

Selahattin Dinçel 500 bin ₺ aldı bizden buda takımın maliyeti.
 
3.ligde 15 milyon para harcamış.
2.ligde hayli hayli 20-25 milyon gider.
 
Bence yanlış işler yapılıyor,aynı hatalar tekrarlanmaz diyorduk aynilari olucak.
Tahir buyukakin 2 sene sonra bana Kocaelispor demeyin demeye başlar.
Çünkü yaratılan kaynakları takip eden bir sistem yok.
 
Feridun 550 bin
Doğan karakus 400 bin
Oztonga?
400 bin doğana vereceklerini düşünmüyorum. İnşallah da verilmemiştir
 
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
körfezli_celik, foruma yazdı.
Tahmini takımın aldığı paraları yazalım; hiç bir gerçekliği yok sadece tahmin yürütüyorum
 
Ercüment : 400 bin
Volkan :150 bin
Semih :300 bin
Erdinç : 300 bin
Kemal :300 bin
Taha :350 bin
Talha Mayoş:450 bin
Serdar :450 bin
BuraK Süleyman :700 bin
Yiğit Ali :400 bin
Doğan :250 bin
Mesut :500 bin
 
Toplam:4.550.000 TL yapar.
 
İki forvet alsalar 750-750 verseler : 1.5 milyon
 
Alihanı alsalar :600 bin tl
 
Gökhan merali alsalar :600 bin tl
 
Bir stoper alsalar :500 bin tl
 
Bir kaleci alsalar :600 bin tl
 
Bir tane daha orta saha desek :800 bin tl
 
5 milyona yakın tutar.
 
Yani toplasanız en fazla 10 milyon takımın maliyeti. Ve bunun üzerine kesinlikle çıkılmamalı. Geçmişteki hatalardan ders almamız lazım
 
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
körfezli_celik, foruma yazdı.

"kubrick" dedi ki;

en son kırmızı grubu görüp vura vura süperlige çıktığımızda beri hiç düşme duygusu yaşamamıştık, taraftar olarak nasıl reaksiyon verilecek merak ediyorum.
 
o sezonları hepsinde bi sinerji vardı, Gökçek düşürdü diye şehirde büyük sahiplenme vardı, çıkmadıkça inat edip sürekli kapalı gişe destek vardı. ilk kez moralsiz ne yapacağımızı bilemeden öylece düştük. maddi durumlar da rezalet, süper ligde az biraz bulabildiğim gelirler de yok artık.
 
Tek sevincim 2 milyon euroları cebine koyup sahada ruh gibi gezen adamlar yerine 50-100 bin liraya sahada yüreğini koyan bu ligin kaşarı denen adamları izlemek olacak. hatta belki bu maddi sıkıntıyla yıllar sonra altyapıdan oyuncu çıkarabiliriz. Çok az Bi bütçeyle gayet kafaya oynayacak takım kurulabilir ama o takımı kurmak için eski alacaklı oyunculara dağ gibi Bi para bulmak lazım.
Çok geçmiş olsun, çok üzüldüm.
 
50-100 bin liraya bal liginde topçu oynamıyor artık
 
3.ligde kendini ispatlamış kaliteli topçu aralığı 400-600 arası, 3.lig topçusu ise 150-300 arasına oynuyor
 
2.ligde kendini ispatlamış kaliteli topçu aralığı 500-800 arası, 2.lig topçusu ise 300-500 arasına oynuyor
 
1.ligde üst düzey topçular 1 milyonun üzerine çıkabiliyor. 1 lig topçuları ise 600-1 milyon arası oynuyor. Alt liglerden gelenler, kendini ispatlamaya çalışanlar ise 500-600 e oynayabiliyor
 
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
körfezli_celik, foruma yazdı.
Ben çok kalabalıkları değil de bizbize olunan tribünleri hep daha çok sevdim....
 
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
körfezli_celik, foruma yazdı.

"Ruben_41" dedi ki;

"körfezli_celik" dedi ki;

Ben çok yazıyorum, kusura bakmayın [emoji2]
 
2003-2004 sezonuna mı geldik. Çok yakın gibi geliyor da baktığın zaman 16 yıl geçmiş...
 
Yıllar sonra süper ligden düşünce 1.lig bize çok Alt lig geldi. Dedik mahalle, köy, kasaba gezeceğiz. Nereden bilirdik ki kötünün kötüsü hatta daha kötüsü var. Şimdi 1.lig bize premier lig [emoji3]
 
Dedik ki çıkarız hemen. Kocaelispor’uz biz. Bilemedik ki o işler öyle olmuyor...
 
Kaleye Sakarya’dan Hakan olgunu aldık. Değişik bir adamdı. İçeride Sakarya’yı 1-0 yendiğimiz maçtan sonra Sakarya tribününe gitmişti. Ertesi hafta iç saha maçında, maratonun önüne çağırdık, hayırdır çektik. Bursalı Selim’i, Göztepe’den Mehmet Önürü ve Ercan Ağaçeyi aldık. Selim ve Mehmet önür ile kapışmıştık. Parantez açayım; yakın dostum diye söyleniyorum, Ercan Ağaçe gibi vefakar adamların camia olarak kıymetini bilmeliyiz. Mirkovic geri gelmişti. Çok severdim kendisini ama şu Sırp olaylarında tam ne kadar payı var emin olamıyorum, bu sebepten soğumuşluğum var. Süper Marıo Yaşar vardı. Hiç topçu tipi yoktu ama deli goller attı. Tribün çok sevmişti. Didava terk etmemişti. O yüzden gönlümde yeri başkadır. Yüksel Sarıyar vardı. Türkiye de kalsa çok iyi yerlere gelirdi. Avusturya’ya geri döndü.
 
İlk maçtan önce Sakaryalılar İzmit’e geldi. Dostluk yemeği yendi vs. Biz süper ligden düşerken 1.lig maçlarını TRT veriyordu. Her maç bize küfür ediyorlardı. Biz ise bir kere bile etmedik. O zamanlar bizim tribünün Sakarya’ya çok bir kurukluğu yoktu ama onlar hep bize küfür ediyordu. Hatta dostluk yemeğine geldiklerinde , Köfte İsmail dışarıda oturuyordu. Bunlar bize bütün sene küfür ettiler, nasıl olacak şimdi diyordu. İlk maç İzmitde hiçbirşey olmadı. Ama ikinci maç bizim tribüne pembe balon asmalar, sağanak halinde yağan taşlar, çok olaylı maçtı. Bizim bütün tribünün kar maskesi giymesi, girer girmez tellere atlamamız efsane idi. Maçta 1-1 bitti.
 
O sezonki ilk maçı dün gibi hatırlıyorum. Altay ile deplasmanda oynadık. Berabere kaldık.
 
Adana Demir ile dostluğun başlında senede bu sene idi. Yanlış hatırlamıyorsam tarafsız saha Nevşehir de oynamıştık maçımızı, Sakarya maçı yüzünden. Oradaki maçta dostluk adımları atılmıştı.
 
Ligi 5.bitirmiş çıkamamıştık.
 
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi

Bende 14 senedir yazmadığım kadarını son birkaç günde yazdım sanırım ama nostalji hoşumuza gidiyor :)
 
Süper ligden düştüğümüzde iki yabancı oynatma hakkımız vardı sözleşmesi devam edenlerden didava ile con blatsisi tercih etmiştik. Didava çok efendi bi adamdı blatsis İngiltere pl geçmişi olan bi oyuncuydu ama kalasın tekiydi. Nerden bulurlar anlamıyorum bu şekil oyuncuları tanımıyorsun internet gelişmemiş YouTube Yok kim tavsiye etti de aldın. Hakan olgun amcaoğlunun yakın arkadaşıydı biraz delilik vardı Mehmet önür cm efsanesi bi adamdı Göztepe'de falan iyiydi ama bizde olmadı. En efsane süper mario yaşardı sanırım.
Con Blatsis, sanırım süper ligde iken almıştık. 1 gol atmıştı. 1. Ligde 3-4 maç anca oynadı. Golü de yoktu. Dediğin gibi kazmanın tekiydi. Yüksel, Yaşar, Engin o senenin yıldızlarıydı. Birde Ercan ve cihat iyi idi. Engin orta saha olmasına rağmen çok gol atmıştı. Aslında bakınca selim , cihat , Faruk sarman, Mirko, Ömer, engin , Ercan iyi kadro varmış, çakabilir mişiz , olmamış
 
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
körfezli_celik, foruma yazdı.

"Ruben_41" dedi ki;

Sezon veya maç değerlendirmesi değilde anı olarak bişeyler yazayım 2001-2002 sezonuydu sanırım Gökmen hatırlarmısın tesislerde kar temizleme maceramız vardı sende oradaydın diye hatırlıyorum. Üçyolda Cuma'dan çıktık dikiliyoruz Mehmet açık geldi toplamış bizim arkadaşları bizi de aldı hadi takımı ziyarete gidiyoruz. Bizde antrenman izleyeceğiz zannediyoruz sevindik :) bindik otobüse tesislere girer girmez elimize kürek, tahta kar temizleme aparatı tutuşturdular. İdman sahasını temizleyecekmişiz ertesi gün pat takım Denizlispor'la maç yapacakmış hesapta. Diz boyu kar var kimsenin de temizlemeye niyeti Yok eğlenceye vurduk olayı topçular odalarının camından bizi izliyorlar. Akşama kadar takıldık idmanı da izleyelim dedik bari. Bir kutu da çikolata aldık topçulara veriyoruz timko falan geldi çok soğuk adam bakmıyor bile kimseye. Ayew geldi başladık bağırmaya gülüyor eğleniyor oda. Hikmet hoca geldi sanki maça bizi hazırlıyor öyle bir konuştu öyle bir gaz veriyor ki çıksak ertesi gün maça bişeyler yaparız :) sizin gibi taraftar bulunmaz falan yardırıyor hoca o sırada bi arkadaşımız hocam birde formamız olsa çok güzel olur dedi. Hoca hemen talimat verdi depodan forma getirin çocuklara diye lacivert siyah Çubuklu formaları kapıştık bana Cem Sinan'ın forması denk geldi 33 numara. O zamanlar herşeye ulaşmak bu kadar kolay değildi şimdi store da forma dolu o sevinci heyecanı unutmak mümkün değil. Mehmet açıkta da çok fena anılar var aslında buraya bir dökse kitap yazılır :)
Mami, Manav Nedim, Tehlike Serkan, Cemal Derya gibi insanlara kitap yazdırırsın. Hafızalar taze iken, denildiği gibi kar amacı gütmeden bir kitap yazdırmak gerekir.
 
Hele Nedim abinin dilinden dinlemek ayrı bir zevk.
 
Birde Taş kafa Mehmet var, efsane.
 
En son bal liginde mi 3.ligde mi ne idik, akşam evinde oturuyoruz, cümlesini söyleyeyim;
 
Kimleri izledik, kimler bu takımın formasını giydi konularına atıfta bulunarak;
 
Çeliiiiik bunlar evin arkasında top oynasın, pencereden çıkıp izlemem [emoji2]
 
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
körfezli_celik, foruma yazdı.
Ben çok yazıyorum, kusura bakmayın [emoji2]
 
2003-2004 sezonuna mı geldik. Çok yakın gibi geliyor da baktığın zaman 16 yıl geçmiş...
 
Yıllar sonra süper ligden düşünce 1.lig bize çok Alt lig geldi. Dedik mahalle, köy, kasaba gezeceğiz. Nereden bilirdik ki kötünün kötüsü hatta daha kötüsü var. Şimdi 1.lig bize premier lig [emoji3]
 
Dedik ki çıkarız hemen. Kocaelispor’uz biz. Bilemedik ki o işler öyle olmuyor...
 
Kaleye Sakarya’dan Hakan olgunu aldık. Değişik bir adamdı. İçeride Sakarya’yı 1-0 yendiğimiz maçtan sonra Sakarya tribününe gitmişti. Ertesi hafta iç saha maçında, maratonun önüne çağırdık, hayırdır çektik. Bursalı Selim’i, Göztepe’den Mehmet Önürü ve Ercan Ağaçeyi aldık. Selim ve Mehmet önür ile kapışmıştık. Parantez açayım; yakın dostum diye söyleniyorum, Ercan Ağaçe gibi vefakar adamların camia olarak kıymetini bilmeliyiz. Mirkovic geri gelmişti. Çok severdim kendisini ama şu Sırp olaylarında tam ne kadar payı var emin olamıyorum, bu sebepten soğumuşluğum var. Süper Marıo Yaşar vardı. Hiç topçu tipi yoktu ama deli goller attı. Tribün çok sevmişti. Didava terk etmemişti. O yüzden gönlümde yeri başkadır. Yüksel Sarıyar vardı. Türkiye de kalsa çok iyi yerlere gelirdi. Avusturya’ya geri döndü.
 
İlk maçtan önce Sakaryalılar İzmit’e geldi. Dostluk yemeği yendi vs. Biz süper ligden düşerken 1.lig maçlarını TRT veriyordu. Her maç bize küfür ediyorlardı. Biz ise bir kere bile etmedik. O zamanlar bizim tribünün Sakarya’ya çok bir kurukluğu yoktu ama onlar hep bize küfür ediyordu. Hatta dostluk yemeğine geldiklerinde , Köfte İsmail dışarıda oturuyordu. Bunlar bize bütün sene küfür ettiler, nasıl olacak şimdi diyordu. İlk maç İzmitde hiçbirşey olmadı. Ama ikinci maç bizim tribüne pembe balon asmalar, sağanak halinde yağan taşlar, çok olaylı maçtı. Bizim bütün tribünün kar maskesi giymesi, girer girmez tellere atlamamız efsane idi. Maçta 1-1 bitti.
 
O sezonki ilk maçı dün gibi hatırlıyorum. Altay ile deplasmanda oynadık. Berabere kaldık.
 
Adana Demir ile dostluğun başlında senede bu sene idi. Yanlış hatırlamıyorsam tarafsız saha Nevşehir de oynamıştık maçımızı, Sakarya maçı yüzünden. Oradaki maçta dostluk adımları atılmıştı.
 
Ligi 5.bitirmiş çıkamamıştık.
 
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
körfezli_celik, foruma yazdı.

"Tribün41" dedi ki;

"körfezlee" dedi ki;

Çelik abi hafıza konusunda bende şaşırıyorum araştırılmam gerekebilir ilerleyen zamanlarda çünkü ilk gittiğim Maç Eyüp maçı sene 91 o tarihten bu zamana kadar gittiğim her maç olayları ve yaşanılanları ile aklımda bide değişik bir tarafı hangi formayla oynadık o şekilde hafızamda kazılı :D Şimdi desen geçen hafta ne yaptın hatırlamam ama beyin bir noktaya odaklı
 
Faruk gelmemişti sonra yemişti küfürü Moşe'de sanki çağrılmayı bekleyen topçu gibi o anı beklemişti her zamanki yumruk şovunu yapmıştı
 
Moşe dedin şimdi damardan girdin abi anılar saymakla bitmez o zamanı görmeyen arkadaşlarda okusun dediğin gibi futbolu bizde bırakmalıydı onu Fenerbahçe formasıyla görmek üzmüştü beni sonra Bursa macerası filan hadi bizde bırakmadı gönlümde kalan tek sızısı İsmetpaşanın vedasına gelmesini çok isterdim inanılmaz bir şey olurdu. İmza attığı günde zaten İzmit bir o kalabalığı bir oyuncu için Moşe'de gördü dahada olmaz zaten sanmıyorum
 
Geldiği ilk gün bende Tesisteydim fotoğraflarımızda var hatta bana kalan tek hatıralardan biridir odası bile özeldi kramponları lotto dışında giymezdi entresan biriydi rahmetli zencilerden korkan ben ilk defa zenci birini çok sevmiştim inanılmaz bir yetenekti şu an çoğu yabancı oyuncuyu ipe dizerdi bir Bjk maçı var geldiği sene son dakika deniz tarafına gol attı sonra Numaralı B önüne gidip formayı açtı goooolll yazısı çıkardı o günden sonra İzmit'de kış olmasına rağmen millet atletine gooooll yazmaya başladı mahalle maçlarında :D öyle değişik bir adamdı milleti sürüklemeyi seviyordu peşinden
 
99 deplasmanda yoktum ama içerdeki maçta vardım Cuma maçıydı Kocaelispor camiasının hafızalardan çıkmaması gereken maçlardan biriydi Sakaryadan kadro kalitesi olarak çok üstündük ama saçma sapan bir frikik ve Stinden beklenmeyecek bir hata o sene içerde dışarda herkesi tokatlayan takım gitmişti yerine kedi gibi sinen bir takım vardı sahada unutmuyorum o günü dediğim gibi keşke 90 dakika görüntüler olsada izlese millet o maçı
90 dakika değil de 5 dakikalık bir özeti var. Siti frikik pozisyonunda resmen elini çekmiş; yani görüntülerde de bariz belli. Elini uzatsa kale direğine değer, 10 cm yanından geçen topu tutmamış.
 
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Trabzonu deplasmanda 3-0 yen gel evinde Sakarya’ya 1-0 yenil, Ertesi hafta Beşiktaş’ı deplasmanda 3-0 yen gel evinde Ankaragücüne 1-0 yenil
 
Beşiktaş 2., Trabzon 4. Bitirmişti. Biz ise 5. Bitirmiştik sezonu. Sakarya küme düşmüş, Ankaragücü 14.bitirmişti
 
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
körfezli_celik, foruma yazdı.

"körfezlee" dedi ki;

"körfezli_celik" dedi ki;

Bir anı daha patlatayım :)
 
1997-1998 sezonu.
 
Kadro sağlam ; Kalede dev adam Stingaciu, defans Mirko , Osman, Mert. Orta saha evren , Tarık , forvette Dobro, Orhan kaynak vardı.
 
En hızlı hücuma çıkan takımdık bence.
 
Maratondayız yine. Orhan attı golü. İkinci yarı Okocha 1-1 yaptı. Maç bitti derken. Stingaciu dan yanlış hatırlamıyorsam Nuriye. Nuri’den dobroya. Rüştü açıldı Dobro kaleye yuvarladı topu. O an hiç gitmez gözümden. Top önde, Fenerli Mustafa doğan yetişmeye çalışıyor arkasından. O da, topta yuvarlandı kaleye. Öndeki tanımadığım amca ile sarmaş dolaş olmuştuk. Fenerbahçede şampiyonluk yarışında büyük yara almıştı.
 
Ertesi gün, Fethiye caddesinde kağıtlar dağıtılmıştı. Keşke saklasaydım.
 
Ali Şenin torunun merhum Fenerbahçe dün 21.45 de İzmit İsmet paşa stadında vefat etmiştir. Hocalar, Olger osieck, Hikmet Karaman. Gömücüler namı değer dobrowski, Kaan dobra ve Orhan kaynak [emoji2]
 
Maç öncesi okuldan çıkıp, bizim şirkete gitmiştim. Taş kafa Mehmet abi oradaydı. Hiç unutmam o tırtıklı sesi ile bana dedi ki “ Çeliiik Tarık’a dedim ki bu maç senin olm, fenerin (gerisi sansürlü ayıp olur söyleyemem ) acayip gaza gelmiştim.
 
Çok güzel günlerdi. Deplasmana gittikten sonra içerdeki maç Beşiktaş maçı idi. İki hakem hatası ile Beşiktaş öne geçmişti. Yanlış hatırlamıyorsam o güne kadar Hodri meydan kale arkada, Maminin tayfa öğrenci birliği maratonda idi. Kale arka kapılar açıldı. Hodri meydan maratona girdi. Bütün stad ayağa kalktık. İkinci yarı 2-0 dan maçı 3-2 çevirdin. 90 da amokachinin direkten dönen şutu var aklım gitmişti. Maç sonu Bülent uygunun asker selamını unutmuyorum.
 
Hey gidi günler. Çok acı yaşadık ama çok güzel günler de yaşadık.
 
Sen var ol yaşa Kocaelispor.
 
Son birşey mutlu Çelik’in Beşiktaş ile maçı durdurduğu sene, Kazanın önünde inen, peşine eski açığa kadar çarpışa çarpışa gelen 4 otobüste olan var mı burada? [emoji6]
 
Bir ara 96 senesindeki Yarı final Beşiktaş maçını anlatacağım İnönüdeki. Fena geceydi
 
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi

Senin yazdığın maç cuma günüydü evet abi ben Basının üstünde radyocuların bölümü vardı o taraftaydım basın tribününde olunca seste çıkaramıyorsun fazla Dobranın golden sonra ne yapacağımı bilemedim ama benim hiç ümidim yoktu o sene çok kötüydük gerçekten yakışmıyordu bize o skorlar zaten o senede elde tutan tek maçlar içerde Fener ve Beşiktaş maçları o maçta Okocha yanlız enfes gol atmıştı özetleri varmı bilmem ama buradaki herkes izlemeli Stin 99 senesinde Sakarya maçında içeri aldığı gibi bu maçtada içeri aldı bide bu maçın şöyle özelliği var Stin çıktı bu maç için Gs şike verdi dedi bu maç ligin son maçları değildi biz yensek bile yine şampiyonluk şansları devam etti ama o gün güzel bir darbe vurmuştuk
 
Yine o sene Bjk maçı dediğin Amokachi mevzusunu hatırlamıyorum son dakika ama hayatının maçını oynuyordu İzmit'de Amokachi 2-0 olunca farklı biter diye düşünüyordum açıkçası maçı iyi çevirdik 2 maçtada maçın adamı bana göre Dobra ve Tarık Daşgün'dü Bjk maçı için çok ilginç bir detay daha vereyim o gün devre arası Nihat Doğan'ın yeni kaseti çıkmıştı onun parçaları çaldı devamlı kendiside maçtaydı :)
 
Yine Bjk maçı 96 senesi sanırım 0-0 bitmişti bir tribünün 90 dakika biriyle uğraştığı ender maçlardan biridir keşke imkan olsa Cine 5 görüntüleri 90 dakika verse gerçekten inanılmaz bir tribün reaksiyonumuz vardı 90 dakika ara ara destek ama çoğunlukla Sergen Ve Alpay'a giydirme ama en çok Sergen nasibini aldı şu an kulaklarımda hala çınlıyor bütün tribün kepçe şişt şişt :D
 
2000 senesi Fenerbahçe maçı deprem senesinden sonraki ilk maç 9 numaralı kapıdan giriş yapıyorduk ama nedense o maça 1 hafta önceden bilet aldık hala çözemediğim neden diye düşündüğüm maçlardan biri maç saat 8'de ligin ilk açılış maçı kapılar 2'de açılıyordu sanırım biz saat 3'de içeri girdik toplam 5 saat Allahtan arada Paf maçı vardı bide Ağustos sıcağı güneş Maraton'a vuruyor pişer olmuştuk yüzümüz kollar her yer haşlanmıştık ama sonucu kötüydü ligin açılış maçında zaten takım error veriyordu o sene içerde ilk yarı sadece Rizeden puan aldık oda Hikmet hocanın geldiği ilk maçtı o sene ligden düşmediysek Hikmet hocaya yatıp kalkıp dua etmemiz lazımdı
 
Yarı final maçını anlatmanı bekliyorum Çelik abi uzun uzun aklımda kalan tek şey 2-1 biten maç ve maçla alakası olmayan Koü öğrencisi birine saldırılması Sefa başkan bütün masraflarını üstlenmişti ama o günü yaşayan herkesin anlattıkları çok farklı vapurda olan olaylarda varmış mesela o günü yaşayan büyüklerin o gün o maça gidenlerin sırf sadece o günü anlattıkları bir belgesel olsun isterdim
 
Bide son kapatırken Taş Kafa gibi adam her takıma lazım onun pozitif enerjisi yetiyordu deprem senesi Can abiyle beraber ikisi olmasa belki o süreci kolay atlatamazdı takım şimdiki yönetim istermi bilmem ama ben başkan olsam direkt Mehmet abiyi takımın içine sokarım ağzı bozuktur filan ama takımın herşeyidir Allah uzun ömür versin
Görkem sendeki hafızaya hastayım.
 
O maçtı dimi Faruk’u çağırmıştık, ilk önce Fener tribüne gitmişti. Sonra moşe diye yıkmıştık tribünü direk gelmişti. Bizim en efsanevi topçumuzdu. Futbolu bizde bırakmalıydı. İlk gelen zenci topçumuzdu. Bin kişi Belsa’da karşılamıştık. Unutulmayacak asla...
 
Beşiktaş yarı final maçını en son finalde anlatırız.
 
Araya 98-99 Sakarya’daki deplasman maçına sıkıştırayım. Yıllardır Sakarya ile karşılaşmıyoruz. Tren ile gittik. Arifiye’de başladı taşlamalar.
 
Bütün kale arkayı doldurduk.
 
Maç başında orta sahaya bayrağı dikmeye birini yolladı bizim tribün. Tatangalardan 2 kişi sahaya atladı. Bizden de atladı. Polis müdahale etti koltuklar falan karıştı ortalık. 2-2 bitti maç ama 2 golümüz sayılmadı.
 
Maç sonu kortej olarak istasyona yürüdük. Tezarühatlar eşliğinde yürürken ara sokaklardan taşlama oluyordu. O tarafa koşuyorduk direk polis ile arbede yaşıyorduk. Hiç unutmam bir pasajdan amcalar bağırmayın lan falan yaptılar, pasaj falan kalmadı. Bir duraktan da su şişesi geldi, orası da karıştı. En son istasyona girerken taş yağmuruna tuttular. Sağlam ve güzel bir deplasmandı
 
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
körfezli_celik, foruma yazdı.

"Ruben_41" dedi ki;

Sarıyer kale arkadasında 16 numaralı mavi beyaz Çubuklu formalı forma numarası kırmızı renk olan uzun saçlı dayı fitili ateşledi o gün, bugün görsem yolda hatırlarım o kadar net :) dönüş yolunda orman yoluna sokmuşlardı sıva yapan sıvacı bile taşlıyordu otobüsü indiğimiz zaman kimse kalmamıştı ama :) İzmitteki maça 100 otobüs geleceklerini iddia etmişlerdi ama kimse yoktu:) korfez.orga yazan bir Sarıyer'li bizim içimizde izlemişti sadece. Devre arası yağan karı unutamıyorum dağ tarafından yavaş yavaş gelmişti. Sırada bana göre en iyi kadromuzun olduğu 2001 yılında sami Yen'de oynadığımız 100 otobüs gittiğimiz İstanbulspor maçı olsun :)
Konya’dan gelmiş. İzmit tren garında bagajımı arkadaşa vermiş, direk otobüs vapur, taksi Samiyene gelmiştim. İki katlı açık tribünü full doldurmuştuk. Kapalı tribünde ise hatırı sayılır taraftarımız vardı. Maç 1-1 bitmişti sanırım. Pazin maçtan çıkarken formayı yere atmıştı. Ama efsanevi bir topçu idi. Popescu ile birlikte Türkiye’ye gelmiş en teknik, defans topçusuydu. Frikikten gol atar, defanstan oyun kurardı. Bulgar milli takımının stoperi idi. Maç içinde sıcaktan kavrulmuştuk açık tribünde. En son Nafız, Sofi, Mami tribünü hareketlendirdi öyle kendimize geldik. Maç sonu biraz hareketlenme olmuştu. Ama çok birşey olmamıştı
 
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Önceki Yorumlar
HABERLER