#
#
Yigit40, foruma yazdı.
2013 yılında Real Madrid'in Galatasaray eşlemesi için İstanbul'a geldiği ve İnönü Stadında antrenman yaparken giydiği orjinal antrenman formasıdır. Yanlış hatırlamıyorsam formayı giyen isim Luka Modric'di. Antrenman biter bitmez, teri soğumadan çıkarıp vermiştir. :)
 
http://i.hizliresim.com/vXjGQ4.jpg
 
http://i.hizliresim.com/1VJb2N.jpg
 
http://i.hizliresim.com/VPrOgv.jpg
 
http://i.hizliresim.com/ZM9qvZ.jpg
 
http://i.hizliresim.com/BvLdJv.jpg
 
Fenerbahçe'nin 2012-2013 sezonunda giydiği beyaz formadır. Real Madrid'in Galatasaray'ı 6-1 yendiği dönemde, dönemin oyuncuları Gonzalo Higuain, Bale, Di Maria, Varane ve dönemin yardımcı antrenörü Zinedine Zidane gibi isimlere imzalatılmıştır.
 
http://i.hizliresim.com/adzv37.jpg
 
http://i.hizliresim.com/kGOQBy.jpg
 
http://i.hizliresim.com/pX6AzJ.jpg
 
http://i.hizliresim.com/R1nAkZ.jpg
 
http://i.hizliresim.com/3vE5L5.jpg
 
http://i.hizliresim.com/o0OmGk.jpg
 
http://i.hizliresim.com/l3ODJb.jpg
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Yigit40, foruma yazdı.
Gökhan Töre'ye neden karalama politikası uygulanıyor anlamadım. Benim pek aklıma yatmadı bu transfer açıkçası. Bonservis olarak, sıcak para olarak en yüksek gelir elde edebileceğimiz tek futbolcuydu. Sahip olduğu yetenek ve potansiyel ile birlikte oluşturduğu piyasa değerine karşılık elde ettiğimiz para beni tatmin etmedi. Özellikle Şampiyonlar Ligi yolculuğuna çıktığımız bir sezonda eldeki en iyi kanat oyuncundan birini yerini doldurmayacak şekilde, kiralık olarak göndermek mantıklı bir hamle olarak gözükmüyor. Güç kaybettik desek yanlış olmaz aslında. Aras, tam bir kapalı kutu ancak seviyesinin ŞL için yeterli olacağı izlenimi alamıyorum, o izlenimi vermedi kendisi. Kerim, istikrarı yok, devamlılık sorunu var ve mental olarak zayıf, dış etkenlerden çabuk etkilenip performans olarak düşebiliyor. Umarım ŞL'de sorun yaşamayız. Bu transferden en karlı ise West Ham çıkacaktır. Eğer Gökhan Töre iyi bir performans gösterirse opsiyonu ile satın alırlar, alır almaz 30-35'e satarlar. Eğer Gökhan Töre bize dönerse muhtemelen kendini gösteremeyip, kötü bir performans sergileyip geri döneceği için şu anki piyasası düşecek, zarar görecek, kendini yeniden toparlaması ve form yakalaması, motive olması, verimli işler yapması oldukça zor olacak. Ya bonservisi ile satılacaktı ya da takımda kalacaktı bence. Bu şekilde hem kadro kalitesi olumsuz etkilenecek, hem de kendisinden gelecek para çok iyi bir transfer/transferler olanağı sağlayamayacak.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Yigit40, foruma yazdı.

"anadolugunesi" dedi ki;

Italya falan ilgilendirmiyor beni. Rotasyon yapar yapmaz bize ne abi? Elalemden bize ne?
Cik oyna tutan mi var? Nerdeydin son maca kadar? Sanane Italya'dan.
 
Beni sinirlendiren olay dun Cek maci sonrasi cok mutluydum ta ki basin aciklamalarina kadar....
 
Turnuva'da gram top oynamadik kotu futbol elestirildi ama sonra Çekleri yendik aman allahim hesap soran topcu mu dersin trip atan hoca mi dersin, kol boyu sallayan oyuncu mu, laf sokan oyuncu mu dersin... Sanki kendi gobek bagimizi kendimiz kestik, kesin gruptan ciktik ne laflar ne laflar hem de bunu profesyonel dedigimiz milyonluk adamlar yapiyor. Ulan sen top oynadin da kendi gobegini kendin kestin de bizim mi haberimiz yok neyin kafasindasiniz.
Ama mustehak bize, hakettik. Italya yenilmese, Belcika yenilmese sonra Galler ile eslessek o zaman bizim tripcanlari dusunemiyorum, of ki ne of. Ne yururdu bunlar elestirenlere... Kral olurlardi iki tane macla... Oynadiklari topla da degil elalemin bize kiyaklariyla... Elalemin kiyagini kovalayip millete hesap sormaya kalkmayin, cikin adam gibi mucadele edin siz turnuvaya baslayana kadar turnuva bitti. 24 takimli turnuvada en kotu 8 takimdan biriyiz. Sorsan hesap soracaklar. Basin aciklamasindaki enerjilerinizi sahada gosterseniz 0 cekseniz bu kadar olay olmazdi. Ama o dilleriniz var ya dilleriniz...

Altına imzamı atarım, ellerine sağlık.
Hesap sorma değil, hesap verme vakti!
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Yigit40, foruma yazdı.
İki takım açısından da koca sezonun tek maça sığdığı bir finaldi. Maçtan önce Galatasaray'ın kaybedecek daha çok şeyi olduğunu, bu nedenle daha konsantre ve istekli olacağını düşünüyordum, tam düşündüğüm gibi oldu. Zaten hedef maçlarını farklı oynayan bir takımlar, bunu da bir kez daha kanıtladılar. İlk yarıda gösterdikleri istek ve arzu ile oyunu domine ettiler, ardından sonuç odaklı bir oyun tarzına dönerek kazanmayı başardılar. Tebrik ederim. Her şeyi bir kenara bırakıp şunu söylemek gerek, ölü halleriyle bile sezonu kupa ile tamamladılar. Kabus gibi geçen sezonu mutlu sonla bitirdiler, takdire şayan bir başarı bu.
 
Fenerbahçe ise ligde almış olduğu büyük yaranın acısını hissediyordu hala, mental olarak çökmüş durumdalardı, sahada zorla oynuyorlarmış gibilerdi sanki. İkinci yarıda Galatasaray'ın skor avantajını eline alması ve psikolojik olarak geri çekilmesinden sonra etkili gibi gözüktüler ancak karambolde yaşanan direk pozisyonu dışında hiç etkili olamadılar. Koca bir sezon hayal kırıklığı ile sonuçlandı. Bunun faturası normalde ağır olmalı ancak son açıklamalara bakarsak bu sezon hiç yaşanmamış gibi, bu başarısızlıklar hiç alınmamış gibi herkes yoluna devam edecek gibi gözüküyor.
 
Başarının mimarı olan Jan Olde Riekerink'e de ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Altyapı hocası geldiği takımla Türkiye Kupası'nı kazanmayı başardı. Takımı taşıdığı ve getirdiği nokta ortada. Oyuncuların üzerindeki ölü toprağını attı, onları fiziksel ve mental açıdan çıkarabileceği en üst noktaya çıkardı. Saha dışındaki duruşuyla gayet sempatik ve karizmatik bir isim. Saha içinde de akılcı ve sistematik bir yapısı var. Eğer gelecek sene Fatih Terim gibi büyük bir isim gelmeyecekse bence yönetim Riekerink ile yola devam edebilir.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Yigit40, foruma yazdı.
Karşılıklı iki direk var, hızlı başladı maç.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Yigit40, foruma yazdı.
Yenilmemize rağmen gayet iyi oynadığımızı düşünüyorum bende. İngiltere ile başa baş bir oyun oynadık, sahaya iyi bir karakter yansıttık, iyi bir direnç gösterdik ve geriye düşmemize rağmen geri dönmesini başardık. Tekrar geri düştükten sonra dahi o kısa sürede sergilediğimiz mücadele, gösterdiğimiz reaksiyon ve yakaladığımız pozisyonlar ilerisi için olumlu sinyaller verdi. Genel olarak iyi bir tecrübe oldu bizim için, gerekli dersleri çıkarabilirsek tabii.
 
En basitinden savunmamızı iyileştirmemiz gerekiyor. Aday kadroda olan savunmacıların dün akşam yedek oturup orjinal bölgesi stoper olmayan bir oyuncunun stoper oynaması kadro tercihinin yanlış olduğunun bir göstergesiydi aslında. Atınç Nukan, Ersan Gülüm, Ömer Toprak, Yalçın Ayhan gibi isimler bu takımda kesinlikle değerlendirilmeliydi. Özellikle Yalçın iyi bir sezon geçirdi ve Volkan Babacan ile de takım arkadaşı, yakaladıkları uyumu milli takıma da yansıtabilirlerdi. Bir gerçek var ki, Mehmet Topal devşirme stoper olarak çok sırıtıyor, o bölgenin adamı olmadığı gerçeği bir kez daha ortaya çıktı bugün. Yol yakınken bu sevdadan vazgeçilmeli, macera aramaya hiç gerek yok. Hiçbir verim sağlamayan, ekstra bir özelliği olmayan Ozan Tufan takımdan kesilmeli ve Mehmet Topal orjinal bölgesine çekilmeli. Böylesi hem oyuncu için hemde milli takımımız için daha iyi olacaktır.
 
Caner'in maç eksiği göze çarptı, bir an önce bu eksiğini kapatmalı ve form tutmalı, eski Caner'e çok ihtiyacımız var çünkü yedeği olarak oldukça vasat bir İsmail Köybaşı var. Hasan Ali Kaldırım sezon içinde gösterdiği form ile bu kadroda nasıl bulunmaz aklım almıyor doğrusu.
 
Orta sahada çok yetenekli oyuncularımız var, orada çeşit bol gerçekten ancak oradaki oyuncuları da doğru kullanmak gerek. Hakan Çalhanoğlu kanatlarda kayboldu mesela. İlla bir oyuncuyu oynatacağım diye sistemi bozmamak ve herkesi kendi bölgesinde oynatmak gerekiyor bence. Bu şekilde rotasyonda ve dışarıdan girip oyunun kaderini değiştirecek oyuncu konusunda da elimiz güçlenir. Kenardan giren oyuncunun Yasin Öztekin gibi oldukça formsuz ve bencil bir oyuncu olması bu konuda güçlenmemiz gerektiğini gösteriyor.
 
Son olarak gole değinmek gerekirse, ilk gol olduğu için oldukça özeldi ve ilke yakışan bir gol oldu gerçekten. Oğuzhan'ın zeka dolu ara pası, Volkan Şen'in zor bir pozisyonda çevirdiği harika top ve Hakan'dan bitirici vuruş. Hazırlanışından bitişine kadar her şeyiyle çok iyiydi. Oğuzhan, oyun zekası çok iyi olan bir isim zaten. Attığı ara pasından ziyade oyun içinde de bileklerine oldukça hakim olması ile birlikte topu saklaması, rakibi oyundan düşürmesi, topu oyuna iyi sokabilmesi ve oyunun yönünü değiştirebilecek nitelikte attığı zeka kokan paslar ile kalitesini ispat etmiş bir isim. Böyle devam ederse Euro 2016'nın yıldızlarından biri olacaktır, umarım böyle devam eder.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Yigit40, foruma yazdı.
Benimde şampiyonluk adaylarım Fransa ve Almanya. Fransa, ev sahibi avantajının üstüne kadro kalitesi ile birlikte en büyük şampiyon adaylarından biri olarak öne çıkıyor. Almanya'da gerçekleştirilen son turnuva olan DK'nın şampiyonu olması ve kadro kalitesinin aynı Fransa gibi üst düzey olması ile birlikte en ciddi adaylardan biri olarak favoriler arasında yerini alıyor.
 
Bu iki takımın dışında İspanya'da turnuvaya son şampiyon olarak katılıyor ve DK'daki kötü izleri silmek için daha farklı bir şekilde mücadele edecektir. Sistemlerini ve kadrolarını revize etmeleri de bunun bir başlangıcı olarak görülebilir, şampiyonluk adayları arasında yüksek bir şansa sahipler. İngiltere'de kaliteli ve potansiyelli bir kadroya sahip, bu isimlerle iyi bir uyum yakalayabilirlerse onlarda şampiyonluk adayları arasında yerlerini alabilirler. Gizli favori olarak ise Belçika'yı görüyorum.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Yigit40, foruma yazdı.
Arkadaşlar gereken isimleri söylemiş zaten, çoğuna katılıyorum. Bende onlara ek olarak Hasan Ali Kaldırım'ı eklemek istiyorum. Bütün sezon Caner'i aratmayacak bir performans gösterdi bana kalırsa, özellikle son haftalarda gayet iyiydi. İsmail Köybaşı'nın yerine onun çağrılmış olmasını beklerdim.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Yigit40, foruma yazdı.
İlk yarısı ile ikinci yarısı çok farklı geçen bir final maçı izledik. İlk yarıda Liverpool oyunun hakimiydi ve devreye galibiyetle, oldukça avantajlı bir şekilde gitti ancak ikinci yarıda sahada bambaşka bir Sevilla vardı. Golü erken bulmaları onlar adına çok iyi oldu. Kabustan uyandılar, müthiş bir reaksiyon gösterdiler, kim olduklarını hem hatırladılar hemde hatırlattılar. Golden sonra kurdukları baskıda gol geliyorum diyordu zaten. Liverpool ikinci yarının başında yediği golden sonra demoralize oldu ve gerekli reaksiyonu gösteremeyerek kaybetti. Unai Emery ve oyuncularının winner özellikleri burada net bir biçimde ortaya çıktı açıkçası.
 
Sevilla, tarihe altın harflerle adını yazdırmayı başardı. 3 kez üst üste şampiyon olmak muhteşem bir başarı gerçekten. Bunu oyuncu grubunun çoğunu koruyarak ve oyuncuların doymuşluk hissi yaşamamasını sağlayarak, onlara ilk günkü hırsı ve iştahı aşılayarak başardılar, tebrik etmek gerek. Ayrıca son iki seneye bakıldığı zaman bu sezon bence geçtiğimiz sezonlardan daha zorlu bir serüven oldu onlar adına. Ev sahibi motivasyonu ile oynayan Basel'i geçtiler, A.Bilbao gibi zorlu bir rakibi elediler, yarı finalde S.Donetsk gibi tecrübeli bir takımı elediler, finalde de Liverpool gibi buraya türlü zorluklarla gelmeyi başarmış, kaliteli bir takımı geriye düşmelerine rağmen mağlup ettiler ve kupaya uzandılar.
 
Liverpool cephesi ise bence buradan pozitif sonuçlar ve tecrübeler çıkartabilir. Jürgen Klopp kendi kurmadığı takım ile bu sezon iki kupada final oynamayı başardı. Kaybettiler ancak kazanmaya çok yaklaşarak çok kaybettiler. Finale giden yolda da çok iyi işler çıkarttılar. Bence bu onlar adına önemli bir tecrübe oldu. Klopp, gelecek sezon kendi kuracağı takım ile bundan daha iyilerini yapacaktır.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Yigit40, foruma yazdı.
Final birazdan başlıyor. İsim olarak çok büyük bir final, beklentileri oldukça arttırıyor. Son yılların en iyi finallerinden biri olabilir açıkçası. Bir tarafta sempatikliği ile gönüllerde taht kuran Jürgen Klopp'lu Liverpool, diğer tarafta bu kupayı üst üste 3. kez alabilmek için, tarih yazmak için sahaya çıkacak olan Sevilla. Hangi taraf kazanırsa kazansın üzülmeyeceğim sanırım.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Önceki Yorumlar