#
#

Emre Aydemir

Sözünden Dönen?

emrefb1907, foruma yazdı.
Ali Koç psikolojik olarak güçlü değil. Bunu ben bir kongre üyesi olarak kendisi için etkinlikler düzenlediğimiz, sokaklara stickerlar yapıştırdığımız, her maçta adını bağırmaya tribüne geldiğimiz dönemde bile fark etmiştim. Bence en büyük sıkıntısı bu. Kendisine bir iftira atıldığında, ters bir şey söylendiğinde, bir haksızlık/yanlış gördüğünde dağılıyor. Bu tespitin doğruluğunu da en net genel kurul yapıldığında gördüm. Seçimin öncesi günü konuşmalar yapılırken, Ali Koç'un Aziz Yıldırım'ın o kendine has tarzıyla yaptığı, klasik çomarlara hitap eden konuşmasından sonra direkt onun seviyesine inmesi, 2 kelimeyi bir araya getirmekte zorlanması bunun kanıtıydı. Muhtemelen daha önce yöneticilik yapmış olmasına karşın bu kültürün içinden gelmediğinden bazı şeyleri kabullenmekte ve anlamakta zorlanıyor.
 
Şeye katılmıyorum ama bu ülkede kabadayı olacaksın, tehdit edeceksin, efendilik zayıflık olarak anlaşılır vs. Belki sokakta doğru olabilir bunlar ama futbolda değil. En basit örneği kaç sayfadır GS'nin başarısını konuşuyoruz. Hangi GS başkanı bu profildeydi ki? Özhan Canaydın'dan en sevmediğim Ünal Aysal'a kadar hepsi en azından dışarıya karşı takınmaya çalıştıkları tavır itibariyle kibar adamlardı. He derseniz ki GS'de başkan değil Fatih Terim önemlidir. O ayrı bir tartışma konusu.
 
Ali Koç iyi olacak bunu biliyorum. Aziz Yıldırım 98'de geldiğinde 3 Galatasaray şampiyonluğu görerek başladı göreve. Ama yalan yok, 98 senesi için iyi bir vizyon vardı herifte ve şimdiki kadar delirmemişti, iyi uyguladı. İyi bir Fenerbahçe yarattı, rakiplerimizi geride bıraktık. Yine aynı dönemleri yaşayacağız. Türk futbolunda rüzgarlar çok çabuk değişiyor. Yukarıda yazdıklarım baki, Ali Koç zamanla sinirlerini aldırmış bir adam olacak, psikolojisi de düzelecek, kulüp de mali olarak iyiye gittikçe daha iyi tercihler yapıldıkça çok daha başarılı olacak, göreceksiniz.
 
Kadıköy doğumlu ve hala Fenerbahçe'de oturan biri olarak yukarıda @damacana'nın yazdıklarına katılmamam mümkün değil; ama orada sebepler farklı bence. Beşiktaş'ta, Beyoğlu'nda, Bursa'da vs. coşku aynı mı? Çevremde sadece Fenerliler değil her takım taraftarları futboldan uzaklaştılar. Bunun en büyük suçlusu siyasal iktidar, sonra futbolun paragöz paydaşları, sonra yine biziz kendimiziz. Saatlerce konuşurum Gezi sonrası iyice top yapan siyasi kutuplaşmalardan, ekonomik krizden, 3 temmuz sonrası süreçten, digiturkten, passoligden vs. ama özetle bunun bize özgü olduğunu düşünmüyorum ama eski Kadıköy'ü ben de özlüyorum. Babamla maçlara gittiğimiz yıllarda eski tek katlı numaralıya girdiğimde yaşadığım coşkuyu, İngilizce'de "euphoria" kelimesi anlatır ancak, unutamıyorum.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
emrefb1907, foruma yazdı.

"Parçalıaşk" dedi ki;

fenerbahçe 3 temmuzdan sonra "dağıldı" söylemi yanlış. gayet de ertesi sene son maça kadar şampiyonluğa oynadı, ondan sonraki sene de şampiyon oldu. hepsinin üstüne çok pahalı nani'li van persie'li kadro da kurdu ve şampiyonluğu beşiktaş'a verdi.
uluslararası düzeyde ceza almış olabilir ama türkiye içinde ceza falan almadı, aksine süper final diye bir şey uydurularak yardım edildi kendisine.
 
ki fenerbahçe'nin mantığına göre 3 temmuzdan sonra daha çok şampiyon olmalılardı hatta 3 temmuzun olduğu sene şampiyon olmamaları gerekiyordu zira ülkenin her yerine sızmış terör örgütü tam karşılarında onların kötülüğü için çırıpınıp duruyordu senelerdir fenerliler'İn yorumuna göre...
 
galatasaray'ın son senelerdeki farkı fatih terim den başkası değil. terim hiçbir zaman taktik olarak top class seviyesinde bir hoca olmadı ama takımına olan mental ve duygusal katkısına ülkede yaklaşabilen tek bir hoca olmadı yerli yabancı..
 
sözün özü yıllardır rakiplerinden yüksek gelirlerle, büyük stadda büyük sponsorluklara rağmen rakiplerine hiçbir zaman dominasyon kuramadı fenerbahçe.
 
ne parayla ne de şamipyon olmakla da dominasyon kurulmaz. gs geçen sene şampiyondu ve açık ara en yüksek gelir ve harcama limitiyle bu sene domine etmesi lazımdı ligi o mantıkla ama gördük , ilk yarı boyunca ligin 10'lu sıralarında takıldı durdu. hiçbir zaman garanti edemezsin çok para harcayan takımın başarılı olacağını.
 
dominasyon dediğim gibi ne parayla ne şampiyonlukla pekişir.. sadece ve sadece winner olmakla pekişir. galatasaray ve terim bir araya geldi mi "winnerlık" dediğimiz kavram türkiye şartlarında çok fark yaratıyor. ama yine de futbolun doğrularını yerine getirmediğiniz sürece winnerlık da sizi kurtarmaz. bu sene örneğini gördük.
 
winnerlık değil futbolun doğrularıyla yine yarışa girdik. şampiyon olsak dahi bu sene, seneye olan senaryo yine belirsiz. futbolun doğrularını en çok yerine getiren takım şampiyon olur seneye en çok para harcayan ya da harcayabilen değil.

Hocam haklı olduğun noktalar var, zaten her şeyin sebebinin 3 temmuz olduğunu düşünsem yıllarca Aziz Yıldırım istifa diye kendimi yırtmazdım, gidip Hulusi Belgü'ye dahi oy vermezdim tarafımız belli olsun diye. Ama çok domino etkisi de olduğunu düşünüyorum bu işte. 2 şampiyonluk sonrasında 2 kere gönderilmediğimiz şampiyonlar ligi var. Zaten kendi salaklığımızdan da gidemiyoruz bir türlü, 2 kere hak edip de gönderilmeyince bu durum hem gelir hem vizyon olarak aşağı çekti bizi. Aziz'in bu denli delirmesi ve taraftarın ona bu kadar uzun süre göz yummasında da 3 temmuzun etkisi var tabi ki. Dediğin kadrolar kuruldu ama bugün de bizi finansal olarak zor duruma sokan bu oldu. Galatasaray Fener kadar kötü durumda değilse bu daha az harcadığı için değil daha çok kazandığı için. Ufak detaylar büyük farklara yol açıyor bence zaten. Bu takımın düzgün bir sol beki bir de stoperi olsa belki yine liderdik ve bu sene Fenerbahçe'nin yükselişi olabilirdi; fakat yok çünkü harcama yapamadık, yapamıyoruz. Böyle olunca kadroya güvensizlik daha kırılgan hale getirdi. E hakem hataları devlet desteği muhabbetleri psikolojimizi daha da bozdu vs. vs. snowball effect üst üste geldikçe etkisi büyüyor.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
emrefb1907, foruma yazdı.

"allezgala" dedi ki;

1996 yılından beri başlayan Türk futbolu üstündeki Gsaray üstünlüğü her yıl geçtikçe arttı ve dünkü galibiyet sadece 3 puan falan değildi bu dediğimin tescillenmesiydi aslında.
 
1996 yılına kadar fenerbahçe, beşiktaş ve trabzonspor arasında her 10 yılda bir üstünlük birinden diğerine geçiyordu. Galatasaray ise arada bir şampiyon olarak aradan sıyrılmaya çalışıyordu ama son çeyrek asırda öyle bir atak yaptıkki.. Heralde türkiyede hiç kimse G.sarayın türk futbolundaki tüm kupalara,maçlara zebellah gibi çöktüğünü inkar etmez.
 
Biz feneri çok yendik yenerek kupa kazandık sahalarında kupa kazandık 5-1 yenip kupa kazandık türkiyede herkesin unuttuğu şehirlede kazandık ama tek bir şey vardı oda dün gece bitti..
 
Fatih terim ise belli artık onu türkiye liginde şampiyonluklar pek mutlu etmiyor ilk yarıda avrupai bir takım yaratmak istedi tutmadı tutmayınca ben neyse bildiğim gibi şampiyon yapıyım takımı bari dedi ve görüyoruz.

Tespite çok katılmıyorum. Galatasaray 90ların ikinci yarısını domine etmiştir doğru, görülmüş en büyük dominasyondur hatta UEFA Kupası da olunca ucunda. Fakat 2003-2008 dönemini de Fenerbahçe şüphesiz domine etti. 2006 Denizli'de o gol kaçmasa 4 sene üst üste şampiyonluk, hem Galatasaray'ın hem kendi 100. yılımızda şampiyonluk, her branşta şampiyonluk, CL'de çeyrek final, ülkede tesisleşmiş ilk modern stadı yapmış vs. ilk takım olarak başka bir konumdaydı Fenerbahçe. Şampiyonluklarda da zaten 3 temmuza kadar önünüzdeydik. Ne olduysa son 8 senede oldu. Bana göre Galatasaray'ı şu anda şüphesiz en başarılı takım haline getiren süreç 96'da falan değil 2011'de başladı. Özür dilerim, her şeyi 3 temmuza bağlayan Azizciler gibi konuşmak istemezdim ama önümüzdeki apaçık bir gerçek bu.
 
2011 Haziran itibariyle Fenerbahçe 18 Galatasaray 17 şampiyonluktayken bu 8 yılda FB 1, GS 5 şampiyonluk aldı.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
emrefb1907, foruma yazdı.
Galatasaraylı arkadaşları tebrik ederim.
 
Fenerbahçe olarak bu seneki çöküşümüz ibret verici oldu. Lige 5 golle başlangıç, 2. hafta deplasmanda Başakşehir galibiyeti, ligin en iyi topunu oynayan, en çok gol atan, en çok pozisyona giren takımından önce üst üste şanssız puan kayıplarına, oradan hak edilmiş mağlubiyetlere ve devamlı düşen bir ivme ile 20li haftalarda lige havlu attık.
 
Alanya maçının travması atlatılamadı ben bu maça öyle bakıyorum. Alanya maçı Ankaragücü maçını o 2 maç beraber bugünkü maçı kaybettirdi. Sahadaki kadro kötüydü ama oynanan oyun kadro kalitesinin de altındaydı. Ve bu Kadıköy'deki Fenerbahçe - Galatasaray maçı için hiç normal değil. Dış faktörler çok bozdu bizi bu bir gerçek. İlk kez "Fenerbahçe üstüne oynanan oyunlar"ın bu kadar başarılı olduğunu gördüm. Demek ki dağılmaya çok müsaitmişiz zaten, psikolojimiz güçlü değilmiş. O Alanya maçı olmasaydı belki bugün liderdi Fenerbahçe. Ama yine de bu kadroyla şampiyonluğa uzanamazdık.
 
Neticede bugünü de gördük, Kadıköy'de Galatasaray kazandı. Artık daha güzel derbiler izleriz umarım.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
emrefb1907, foruma yazdı.
Şimdi Galatasaraylı arkadaşlara umut verecek bir bilgi vereyim :) Kadıköy'de oynanan ve gitmediğim son Fenerbahçe - Galatasaray maçı 22 Aralık 1999 tarihinde Galatasaray'ın kazandığı maç. Bildiğimiz gibi 21. yüzyılda Kadıköy'de galibiyeti de yok. Bu süreçte 2 tane Beşiktaş derbisi kaçırdım mesela, ama Galatasarayla oynadığımız bir tane bile maçı kaçırmadım. Benim için özellikle 7-8 sene öncesine kadar yılın en önemli günüydü.
 
Ta ki yarına (bugüne) kadar. Bir süpriz olmazsa statta yerimi almayacağım yarın. Zorunluluk da değil, tercih. Bu sene kombinem yok ama evde 3 kongre üyesiyiz bilet almak çok da zor olmazdı. Para bile yüklemedim karta. 21 sene sonra ilk kez evden izlemek istedim bu derbiyi. Bilmiyorum içimizde öldü bir şeyler. Bu sene hangi maça gitsem dümdüz bir aktivite yapıp çıkmış gibi hissettim Beşiktaş maçı dahil. Ruhum kıpraşmıyor artık maça gittiğimde, golde formaliteden seviniyorum, 90. dakika gelince stattan çıkışı kalabalığı falan düşünmeye başlıyorum. Bunlar belki biraz da kişisel, bana özel semptomlardır ama bazılarının sizlere de sirayet ettiğini tahmin ediyorum.
 
Her neyse beyler, 20 senedir beni yenemediniz ama belki bensiz Fenerbahçe karşısında şansınız olabilir. He tahminin ne derseniz, ilk sayfalarda da yazdım benim içime net Fener galibiyeti doğuyor. Yani Fener oyunu açık ara elinde tutar da, gol gelmezse nolur bilemeyiz tabi. Ki bu sene o golün gelmediği o kadar çok maç oldu ki, bıktırdı.
 
Seyir zevki yüksek, eskisi gibi cıvıl cıvıl, Fenerbahçe'nin kazandığı bir derbi olsun.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
emrefb1907, foruma yazdı.
Etkili bir oyun bekliyorum, Fenerbahçe 3-1 kazanır diyorum. Ama şampiyonluk yarışına dönemeyiz artık bu saatten sonra.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
emrefb1907, foruma yazdı.
Maç ne olursa olsun iki takımın da taraftarı varsa önem gösterilmeli. Zamanında yıllarca Burhan Felek, Abdi İpekçi, Caferağa, Ayhan Şahenk, Akatlar vs. keyfimizden takip etmedik, eksiye düşmemek istiyorsan konsantrasyon kaybına yer yok :)
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
emrefb1907, foruma yazdı.
2009-2010 sezonu ilk yarının son haftasında Trabzon'a gitmiştik. Guiza'nın golüyle tertemiz 0-1 kazanıp dönmüştük. Şampiyonluk için ihtiyacımız olan tam da bu. Ancak iki takıma bakınca daha gollü bir maç olması muhtemel. Trabzonspor bizi 2010 yılından beri yenemiyordu ta ki geçen seneye kadar. Galibiyeti de tattılar artık hiç belli olmaz nolacağı :) Yine de sadece kağıt üstünde bakınca 1-1, 2-2 gibi skorlar muhtemel duruyor.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
emrefb1907, foruma yazdı.
Bu kadar gerilecek bir şey yok Aykut Kocaman’ı sevmeyen bir Fenerbahçeliyim. Benim camiamın değeridir ilk eleştirme hakkı da bana aittir. Ne Galatasaray’a ne Konyaspor’a yönelik hiçbir beyanım olmadı, götten anlayanların anladığı gibi bir şike iması falan yapmadım. Fener’in başında değilken daha 2005’te Anelka elle gol attı diye böyle rezalet görmedim teknik direktörlüğü bırakıyorum diyen 3 takım Fener’e karşı birleştiğinde (el değmemiş temiz lig istiyoruz pankartları, papermoon buluşmaları ve lig sizin kupa bizim olsun dönemleri) dolaylı olarak onların safında yer alan bu adamdı.
 
Efsanemiz diye sportif direktörlüğe getirilen, Daum’un kuyusunu kazıp hocalığa gelen bu adamdı. Benim gözümde 1000 kat daha efsane olan Alex’i gönderen bu adamdı. Daha önce yazdığım gibi bizdeyken de Galatasaray’a karşı başarısızdı hayatım boyunca GS’ye üstünlük kuramadığımız tek dönemi Aykut dönemi olarak hatırlıyorum. Fener’den ilk ayrılışında da ilk sayfada attığım istatistiklerde olduğu gibi Fener’e her maç kapanırken Galatasaray’dan 5-4-4 gol yemeyi başarmıştır 3 maçta. Şu an yine yeniliyor. Hakaretamiz şeyler yazanlar işine baksın.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
emrefb1907, foruma yazdı.
Beşiktaş tribünü gücüne güç katmaya geldikle sesini duyurmuşken güzel bir kontra geldi Göztepelilerden dinlene dinlene sadece Beşiktaş seninle ölmeye geldik kısmında girerek iyi kotardılar durumu :)
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Önceki Yorumlar
HABERLER