#
#
Yalovalı, foruma yazdı.

"Fiktif" dedi ki;

edit

Ever iptal olmuş..
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Yalovalı, foruma yazdı.

"haufniensis" dedi ki;

2. hafta-Gs-Göztepe: Donk topu atıp giden ve ikiye bir kalacak olan rakibine çift dalıyor, net kırmızı verilmiyor. Hakem Palabıyık. Skor 1-0 olduğu için sonuç ne olur kestirmek zor ancak hakem işi şansa bırakmıyor. Terim'in yeni prensi Donk bu ve diğer maçlarda kartın her türlüsünü hak etmesine rağmen bir türlü kırmızı görmüyor, Melo'nun rekoruna aday.
 
3.hafta, Gs-Alanya: Skoru etkilemediği için konuşulmaya değmez ama yazmış olalım. İlk golde bariz faul verilmiyor.
 
6.hafta, Akhisar-Gs: VAR'dan ancak Galatasaray'ın kazanacağı türden bir penaltı veriliyor. Tıpkı Rize maçındaki ilk penaltı gibi. Her maçta defalarca rastlanan ceza sahasında itiş kakış ve çekiştirmelerden ne hikmetse aleyhlerinde hiç penaltı çıkmıyor.
 
8.hafta, Antalya-Gs: Muslera ilk yarıda ceza sahası dışında rakibine tekme atıyor, kırmızı kart çıkmıyor. Geçen yılki Alanya maçından da bildiğimiz gibi Muslera dokunulmaz. Yine son dakikada Muslera ceza sahasında rakibini kornerde iterek düşürüyor hakem görmezden gelip alelacele maçı bitiriyor. Hakem Cüneyt Çakır. Maç sonu adalet timsali Terim hakemle ilgili sorulara meşhur aforizması ile yanıt veriyor: Vardı yoktu geçelim bunları.
 
9. hafta, Gs-Bursa: Ozan Kabak Bursa öndeyken ikinci sarıdan atılmıyor. Maç 1-1 tamamlanıyor.
 
11.hafta, Gs-Fb: Aylardır konuştukları maç. Bulabildikleri tek hata tacın yanlış verilmesi. Attıkları goldeki yanlış korner kararını bilerek sümen altı ediyorlar hiç bahsetmiyorlar. Kendi kendilerine 2-0 dan maçı berabere bitirmenin siniriyle kavga çıkarıyorlar, hakemler ve VAR hakkında her türlü suçlamayı yapıyorlar, Vardı yoktu geçmeyelim bunları diyor Terim. Yaptıklarına uygun şekilde ceza aldıkları vakit mağduriyet edebiyatına başlıyorlar. Ceza verdiniz diye ağlamalarının sebebi kayrılmak istemeleri, asla adaletin tecelli etmesine gönülleri razı gelmiyor. Yazmadan geçmeyelim, olayları başlatan Belhanda inceleme sonucunda hiç ceza almıyor.
 
13. hafta, Gs-Konya: Konya'nın kazandığı penaltı. Bizi doğradılar dedikleri pozisyon bu. Penaltı değil gibi görünüyor, yalnız bu hafta penaltı diye ortalığı yıktıkları Onyekuru pozisyonu yanında bu penaltının babası olarak görülebilir. Bu haftaya kadar aleyhlerinde skora etki eden ilk hakem hatası. VAR sisteminin artık yavaş yavaş doğru uygulanmaya başlandığı haftalar. Elbette buna müdahele etmek isteyen Terim ve Albayrak için bulunmaz nimet değerindeydi bu maç. İki hakemi de linç ederek ciddi cezalar verilmesini talep ettiler. İstedikleri aslında bu iki hakemin kellesi değil, bundan sonra verilecek hakemlere ayar vermek, MHK'yı dizayn etmek, VAR sistemini işlemez hale getirmekti. O bas bas bağırdıkları kulüpler birliği bildirisinin insanların gözlerinin içine baka baka söyledikleri yalanlarla ilgisi yoktu. O bildiri özetle şunu diyordu: "Tamam hakem hata yapmıştır; fakat hakemleri hataları üzerinden cezalandırmak sizin haddinize değil. Nasıl diğer kulüpler aleyhinde hata yapan hakemlere uygulanan bir yaptırım modeli varsa sizin için de aynısı geçerlidir, kafanıza estiği gibi hakemler üzerinde kontrol sağlayacak hamleler yapamazsınız." Tamamen kulüplerin eşitliği üzerine yapılan bu vurguyu gs medyası öyle bir işledi ki şimdi her hatadan sonra Gs taraftarı çıkıp "her hakem hata yapar" diye gevrek gevrek sırıtıp güya bize ders veriyorlar.
 
15. hafta, Gs- Rize: Linnes'e verilmeyen penaltıya katılıyorum. Umar'ın Muslera'nın sadece önünde durduğu ve kaleciye temas bile etmediği pozisyonda Rize'nin golünün iptal edilmesine ne demeli?
 
21. hafta, Gs-Trabzon: Geçen yılın muzaffer hakemi Ümit Öztürk'ün son numarası. Diagne ilk yarıda atılacakken atılmıyor, VAR'da dakikalarca izlemesine rağmen Ts penaltısı verilmiyor. Sonuca bu hatalar etki eder miydi etmez miydi tartışılır.
 
22. hafta, Kasımpaşa-Gs: Diagne bu kez de dirsek atıyor rakibine, ısrarla iki haftadır kırmızı istiyor ama hakemler inatla vermiyor.
 
23. hafta, Gs-Akhisar: Daha sonra Bursa maçında da sahneye çıkacak olan Suat Arslanboğa 30 sn bile durmayan maçı 5 dakika uzatarak gole ortam hazırlıyor. Aynı hakem daha sonra VAR'a gidip dakikalarca durdurduğu maçları ne hikmetse bu kadar uzatmıyor.
 
25. hafta, Gs-Antalya: Yine gs lehine hatalar var ancak bariz bir skor elde edildiği için yazmaya gerek duymuyorum.
 
26. hafta, Bursa-Gs: 1-0 iken Bursa'nın net penaltısı verilmiyor, VAR'dan uyarı gelmiyor. Aynı VAR gs penaltısında hemen devreye giriyor. İlk golde alakasız bir faul yaratılıyor, duran toptan skor 2-1'e geliyor. 3.Galatasaray golünde ofsayt şüpheleri var ancak VAR top ayaktan çıkarken çizgiyi çekmeyi başaramadığı için bir türlü öğrenemiyoruz. Emre Taşdemir skor 3-2 iken net şekilde ikinci sarıdan atılmıyor. Hakem Arslanboğa.
 
28. hafta, Fb-Gs: Konya ve içerideki Fb maçından sonra en fazla yaygara kopardıkları maç. Hasan Ali temas bile olup olmadığı pozisyonda kırmızı ile atılıyor. Belhanda 25. dakikada sarısı varken net olarak çift dalıyor, atılmıyor. Terim can havliyle Belhanda'yı devre arası oyundan alıyor. Mehmet Topal atılmıyor, golde de Feghouli'ye faul yapılmıştır. Ancak kimse Belhanda ilk yarıda atılsaydı ne olurdu diye konuşmuyor, varsa yoksa kendi aleyhlerinde verilen kararlar.
 
29. hafta, Gs-Kayseri: Hafta boyu Fb maçı ile ilgili yaygara sonrasında beklendiği gibi eyyam yapılıyor. Kayseri önde iken Emre'nin uçan tekmesine kırmızı kart çıkmıyor.
 
30.hafta, Konya- Gs: Skora etki edecek tek bir hata bile yok. Ne hikmetse Terim'in parmakları yine hakemlerin suratlarının önünde sallanıyor. Amacını da diğer hafta öğreniyoruz.
 
31. hafta, Gs-Beşiktaş: 30 dakika Beşiktaş'a tek bir faul çalınmıyor. İlk faul de Caner'in topu alıp götürdüğü ve avantaja bırakılması gereken pozisyonun kesilmesi ile sonuçlanıyor. Donk'un Burak' tekmesi asla görüntüye gelmiyor. Luyindama'nın Atiba'ya dirseği yine görmezden geliniyor. Tıpkı geçen yıl 3.dakikada Belhanda'nın Medel'e attığı dirseğin cezalandırılmadığı gibi.
 
Görüldüğü üzere defalarca kendi leyhlerinde kararlar verilip avantaj kazanmışlar. Sürekli konuştukları Fb maçlarında ve Rize iç saha maçında karşılıklı hatalar söz konusu. Sadece Konya maçında 2 puan kaybettiklerini söyleyebiliriz. Karşı görüşü olan varsa paylaşsın tartışalım.

Biraz utanırlarmı fetöcü camia acaba..
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Yalovalı, foruma yazdı.

"haufniensis" dedi ki;

2. hafta-Gs-Göztepe: Donk topu atıp giden ve ikiye bir kalacak olan rakibine çift dalıyor, net kırmızı verilmiyor. Hakem Palabıyık. Skor 1-0 olduğu için sonuç ne olur kestirmek zor ancak hakem işi şansa bırakmıyor. Terim'in yeni prensi Donk bu ve diğer maçlarda kartın her türlüsünü hak etmesine rağmen bir türlü kırmızı görmüyor, Melo'nun rekoruna aday.
 
3.hafta, Gs-Alanya: Skoru etkilemediği için konuşulmaya değmez ama yazmış olalım. İlk golde bariz faul verilmiyor.
 
6.hafta, Akhisar-Gs: VAR'dan ancak Galatasaray'ın kazanacağı türden bir penaltı veriliyor. Tıpkı Rize maçındaki ilk penaltı gibi. Her maçta defalarca rastlanan ceza sahasında itiş kakış ve çekiştirmelerden ne hikmetse aleyhlerinde hiç penaltı çıkmıyor.
 
8.hafta, Antalya-Gs: Muslera ilk yarıda ceza sahası dışında rakibine tekme atıyor, kırmızı kart çıkmıyor. Geçen yılki Alanya maçından da bildiğimiz gibi Muslera dokunulmaz. Yine son dakikada Muslera ceza sahasında rakibini kornerde iterek düşürüyor hakem görmezden gelip alelacele maçı bitiriyor. Hakem Cüneyt Çakır. Maç sonu adalet timsali Terim hakemle ilgili sorulara meşhur aforizması ile yanıt veriyor: Vardı yoktu geçelim bunları.
 
9. hafta, Gs-Bursa: Ozan Kabak Bursa öndeyken ikinci sarıdan atılmıyor. Maç 1-1 tamamlanıyor.
 
11.hafta, Gs-Fb: Aylardır konuştukları maç. Bulabildikleri tek hata tacın yanlış verilmesi. Attıkları goldeki yanlış korner kararını bilerek sümen altı ediyorlar hiç bahsetmiyorlar. Kendi kendilerine 2-0 dan maçı berabere bitirmenin siniriyle kavga çıkarıyorlar, hakemler ve VAR hakkında her türlü suçlamayı yapıyorlar, Vardı yoktu geçmeyelim bunları diyor Terim. Yaptıklarına uygun şekilde ceza aldıkları vakit mağduriyet edebiyatına başlıyorlar. Ceza verdiniz diye ağlamalarının sebebi kayrılmak istemeleri, asla adaletin tecelli etmesine gönülleri razı gelmiyor. Yazmadan geçmeyelim, olayları başlatan Belhanda inceleme sonucunda hiç ceza almıyor.
 
13. hafta, Gs-Konya: Konya'nın kazandığı penaltı. Bizi doğradılar dedikleri pozisyon bu. Penaltı değil gibi görünüyor, yalnız bu hafta penaltı diye ortalığı yıktıkları Onyekuru pozisyonu yanında bu penaltının babası olarak görülebilir. Bu haftaya kadar aleyhlerinde skora etki eden ilk hakem hatası. VAR sisteminin artık yavaş yavaş doğru uygulanmaya başlandığı haftalar. Elbette buna müdahele etmek isteyen Terim ve Albayrak için bulunmaz nimet değerindeydi bu maç. İki hakemi de linç ederek ciddi cezalar verilmesini talep ettiler. İstedikleri aslında bu iki hakemin kellesi değil, bundan sonra verilecek hakemlere ayar vermek, MHK'yı dizayn etmek, VAR sistemini işlemez hale getirmekti. O bas bas bağırdıkları kulüpler birliği bildirisinin insanların gözlerinin içine baka baka söyledikleri yalanlarla ilgisi yoktu. O bildiri özetle şunu diyordu: "Tamam hakem hata yapmıştır; fakat hakemleri hataları üzerinden cezalandırmak sizin haddinize değil. Nasıl diğer kulüpler aleyhinde hata yapan hakemlere uygulanan bir yaptırım modeli varsa sizin için de aynısı geçerlidir, kafanıza estiği gibi hakemler üzerinde kontrol sağlayacak hamleler yapamazsınız." Tamamen kulüplerin eşitliği üzerine yapılan bu vurguyu gs medyası öyle bir işledi ki şimdi her hatadan sonra Gs taraftarı çıkıp "her hakem hata yapar" diye gevrek gevrek sırıtıp güya bize ders veriyorlar.
 
15. hafta, Gs- Rize: Linnes'e verilmeyen penaltıya katılıyorum. Umar'ın Muslera'nın sadece önünde durduğu ve kaleciye temas bile etmediği pozisyonda Rize'nin golünün iptal edilmesine ne demeli?
 
21. hafta, Gs-Trabzon: Geçen yılın muzaffer hakemi Ümit Öztürk'ün son numarası. Diagne ilk yarıda atılacakken atılmıyor, VAR'da dakikalarca izlemesine rağmen Ts penaltısı verilmiyor. Sonuca bu hatalar etki eder miydi etmez miydi tartışılır.
 
22. hafta, Kasımpaşa-Gs: Diagne bu kez de dirsek atıyor rakibine, ısrarla iki haftadır kırmızı istiyor ama hakemler inatla vermiyor.
 
23. hafta, Gs-Akhisar: Daha sonra Bursa maçında da sahneye çıkacak olan Suat Arslanboğa 30 sn bile durmayan maçı 5 dakika uzatarak gole ortam hazırlıyor. Aynı hakem daha sonra VAR'a gidip dakikalarca durdurduğu maçları ne hikmetse bu kadar uzatmıyor.
 
25. hafta, Gs-Antalya: Yine gs lehine hatalar var ancak bariz bir skor elde edildiği için yazmaya gerek duymuyorum.
 
26. hafta, Bursa-Gs: 1-0 iken Bursa'nın net penaltısı verilmiyor, VAR'dan uyarı gelmiyor. Aynı VAR gs penaltısında hemen devreye giriyor. İlk golde alakasız bir faul yaratılıyor, duran toptan skor 2-1'e geliyor. 3.Galatasaray golünde ofsayt şüpheleri var ancak VAR top ayaktan çıkarken çizgiyi çekmeyi başaramadığı için bir türlü öğrenemiyoruz. Emre Taşdemir skor 3-2 iken net şekilde ikinci sarıdan atılmıyor. Hakem Arslanboğa.
 
28. hafta, Fb-Gs: Konya ve içerideki Fb maçından sonra en fazla yaygara kopardıkları maç. Hasan Ali temas bile olup olmadığı pozisyonda kırmızı ile atılıyor. Belhanda 25. dakikada sarısı varken net olarak çift dalıyor, atılmıyor. Terim can havliyle Belhanda'yı devre arası oyundan alıyor. Mehmet Topal atılmıyor, golde de Feghouli'ye faul yapılmıştır. Ancak kimse Belhanda ilk yarıda atılsaydı ne olurdu diye konuşmuyor, varsa yoksa kendi aleyhlerinde verilen kararlar.
 
29. hafta, Gs-Kayseri: Hafta boyu Fb maçı ile ilgili yaygara sonrasında beklendiği gibi eyyam yapılıyor. Kayseri önde iken Emre'nin uçan tekmesine kırmızı kart çıkmıyor.
 
30.hafta, Konya- Gs: Skora etki edecek tek bir hata bile yok. Ne hikmetse Terim'in parmakları yine hakemlerin suratlarının önünde sallanıyor. Amacını da diğer hafta öğreniyoruz.
 
31. hafta, Gs-Beşiktaş: 30 dakika Beşiktaş'a tek bir faul çalınmıyor. İlk faul de Caner'in topu alıp götürdüğü ve avantaja bırakılması gereken pozisyonun kesilmesi ile sonuçlanıyor. Donk'un Burak' tekmesi asla görüntüye gelmiyor. Luyindama'nın Atiba'ya dirseği yine görmezden geliniyor. Tıpkı geçen yıl 3.dakikada Belhanda'nın Medel'e attığı dirseğin cezalandırılmadığı gibi.
 
Görüldüğü üzere defalarca kendi leyhlerinde kararlar verilip avantaj kazanmışlar. Sürekli konuştukları Fb maçlarında ve Rize iç saha maçında karşılıklı hatalar söz konusu. Sadece Konya maçında 2 puan kaybettiklerini söyleyebiliriz. Karşı görüşü olan varsa paylaşsın tartışalım.

Biraz utanırlarmı fetöcü camia acaba..
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Yalovalı, foruma yazdı.
Denizlispor Adana Demirspor başlığında hiç alakası yokken durmadanevlerinde saçma sapan hareketlerde bulunuyor hiçbiri de deplasmana gelmiyor. Yeni stadımızda geçen 3 sezonda 40 küsür maç oynamışızdır. 2-3 maç haricinde deplasman tribünü genelde hep bomboş olmuştur. 18-19 yaşında çocuklarla oynuyoruz nereye gitsek kümeye sesleri ve her defasında saçma sapan küfürler yiyoruz. Daha önce alt liglerde oynamış köklü kulüpler de bilir en alakasız il ve kasaba takımları sırf köklü bir kulüp geliyor diye saçma sapan hareketlerde bulunur. Genelde bu yerleşim yerlerindeki taraftarlar çift takımlıdır ve tribün kültürleri yoktur. Biz bu değişik hareketleri yeni görmüyoruz 2004'te 2005'te yine alt ligdeyken Yalova ve İnegöl gibi ilçelerde de saldırıya uğradık. Side'de, Kırıkkale'de, Maraş'ta da küfürler yedik. Değişen bir şey yok. :D Anadolu şehirlerinin futbol, spor ve tribün konusunda biraz bilinçlenmesi gerekiyor.
Evet dogru söylüyorsun.
 
O Yalova es es maçlarında bende vardım.Bizimkilerde aşırı bir nefret varsı eseslilere karşı şaşırıp kalmıştım ve düşünmeye başladım niye böyle diye ve bir tek şey aklıma geldi oda karşı tafafın meşhur seyircisi var onları burda rezil edelim gibi bir hava hıssettim..Aynı Şeyleri Fenerbahçe ye deplesmana gidince yaşamaıştım Eskişehirde bile Fener geliyor diye bütün sehir ayaklanırdı 80-90 larda..İşte öyle bir şey bu..
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Yalovalı, foruma yazdı.
İstanbulda senelerdir her hafta çeşitli stadlarda maçalar giderim.Stadlarda gördügüm en tehlikeli seyirci bu Yıldırımbosnalıları gördüm.Bayrampaşa belediye stadında maçlarında 12-13 yaşındaki çocuklarda bile bıcak vardı.Einde sonunda böyle olacagı belliydi..
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Yalovalı, foruma yazdı.
1976 olmasi lazim bizim peder anlatirdi hep mac sonu cok olay cikti diye.Polis bir kac kisiyi gozaltina alip karakola goturmus millet karakolun onunde toplaninca 1000 1500 kisi mecburen salmak zorunda kalmislar bizim Türkleri göt korkusundan :lol: :lol: Hatta bazı polisleri millet omuzlara falan almıs ole elden elden ele dolastırıyolarmıs :lol: Solnada dogup buyumus olsamda AIK dan nefret ederim ALAYINA GIDER FORZA HAMMARBY 8)
Ooo Bir Bajen li varmış da haberim yokmuş.Evet 1976 olabilir.Hammarby Beleke geliyor 2 Şubatta gidip göreyim eski takımımı otelde...
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Yalovalı, foruma yazdı.

"ant07" dedi ki;

Eski tribuncu abiler vardir yasi 65 civari olan belki onlardan dogru cevabi bulabiliriz. Konu 70 lere kadar dayaniyor. Ben istanbuldan ciktigini dusunmuyorum cunku o tarihlarde cok daha iyi tribunler varmis anadoluda

Ben İsveçte 1974 yılında Aık-Galatasaray maçına gitmıştim orda bütün maç boyunca üçlük çekildi.hATTA DAHA SONRA AIK LULAR BU ÜÇLÜYÜ BİR KAÇ MAÇTA KENDİLERİDE ÇEKMİŞTİ...
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Yalovalı, foruma yazdı.
Maç günü stadda bilet satılacağı söylendi. Bana kulüp bittikçe basıyor gibi geliyor. Bulacağını düşünüyorum.
Teşekkürler.Bitse bile karaborsa bulunurdiye düşünüyorum..
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Yalovalı, foruma yazdı.
Evet beyler bir cevap alalım lütfen,ona göre yola cıkacagız.Bilet kaldımı?..
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Yalovalı, foruma yazdı.
Beyler maca bilet kaldımı,Yalovadamn gelecegiz..
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Önceki Yorumlar
HABERLER