#
#
seyfi, foruma yazdı.
Lokomotiv Moskova fizik olarak çok güçlü bir takım hepsi bu. Özellikle ikili mücadelelerde ve hava toplarında bu bariz belli oluyordu ama teknik kapasiteleri yetersiz olduğundan yaratıcı bir oyun oynayamadılar. Galatasaray bana göre çok başarılı bir Şampiyonlar Ligi maçı çıkardı. Öte yandan ilk 20 dakikalık fırtına başlangıç sonrası devre sonuna kadar orta saha top yapamadı, dönen bütün topları Moskovalılar toplayıp yeni bir atak başlattılar. Tabii burada Fernando'nun kötü futbolu, Belhanda'nın her zamanki gibi her topu kaybederek sanki truva atı gibi oyunu baltalaması da etkili oldu. Devrenin bitiş düdüğü Galatasaray'ın imdadına yetişti. Maçın 2.yarısına Fatih Hoca oyuncu değiştirmeden başlayınca şaşırdık zira Belhanda'ya kemendi atmasını bekliyorduk. Israrla tahammül etti ona ama devre arası uyarıları takımı iyi silkelemiş olacak ki 2.yarı takım topa bastı, önce tempoyu düşürüp rakibin gardını düşürdü sonra da sağlı sollu vurmaya başladı. Eren'in frikik golü maçı gayri resmi olarak bitirirken, son anlarda gelen penaltı golü bu geceye yakışan bir final oldu. Eren kötü oynamadı ama boy avantajını hala iyi kullanamıyor. Hava toplarına çıkış zamanlamaları çok kötü. Top daha metrelerce uzaktayken yükselmeye başlıyor. Oyununa biraz daha zeka katmalı. Frikik golünde yaptığı vuruş bence klas bir gol vuruşu değildi. Hem kaleci kötü yer tuttu, hem de baraj hatalıydı. Şayet kırmızı kart görmeseydi gecenin adamı N'Diaye olacaktı ama hata yaparak çok gereksiz bir kırmızı kart görünce bu şeref Rodriguez'e nasip oldu. Nagatomo yine müthiş oynadı. Uzun lafın kısası Galatasaray hem ligin ağır favorisi hem de Avrupa'da sezon başı tahminlerinin çok ötesinde işler yapabilecek potansiyeli barındırıyor.
 
Gianluca Rocchi, 2010 yılındaki Galatasaray-Atletico Madrid maçının sabıkalı hakemi. Bugün oyunun genelinde başarılı bir yönetim sergiledi ama ilk yarıda Linnes'in kafasına krampon çivileriyle dalan Corluka'yı oyundan atması gerekirdi. N'Diaye'ye gösterdiği her iki kartta da, Emre Akbaba'nın penaltısında da doğru kararlar verdi.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
seyfi, foruma yazdı.
Beşiktaş'ın puan ya da puanlar alma ihtimalini düşük görüyorum. Buna sebep Fenerbahçe değil Beşiktaş'ın kendisi. Bir kere Beşiktaş Negredo'nun da gidişiyle birlikte ligde son 3 sezondur sahibi olduğu 'en iyi kadroya sahip takım' apoletini kaybetti bana göre. Talisca zaten takımın yarısıydı, o gidince takımın beyni de gitmiş oldu. Emniyet subabı gibi her yerde biten, sahada basmadık yer bırakmayan Medel de olmayacak bu maçta. Üstelik Beşiktaş kadrosu artık zamana yenik düştü, yaşlandı ve dinamizmini kaybetti. Bencil Quaresma'nın başına buyruk hareketleri, mutsuz Babel'in kötü formu ve artık heyecanını kaybetmiş, milli takımı düşünen Şenol Güneş de ekstra handikaplar. Bu takımın Kadıköy'de ateşli ve agresif Fenerbahçe taraftarı önünde ortaya bir takım karakteri koyabileceğini hiç zannetmiyorum. Hele bir de o statta yıllardır süregelen basiretsizliği de düşününce. Fenerbahçe de kötü ama toparlanma sinyalleri veriyor. İyiye doğru bir ivmelenme var doğrusunu söylemek gerekirse. Beşiktaş ise tam tersi her geçen gün daha da kötüye gidiyor ve iyi olacak bir ışıkta vermiyor. Konya galibiyetiyle bütünleşen Fenerbahçe derbide gülen taraf olur.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
seyfi, foruma yazdı.

"KİY" dedi ki;

"Birkirkara" dedi ki;

bazı takımların bazı takımlara şansı hiç tutmaz, ters gelir..
 
Fenerbahçe de Konya'ya baya ters geliyor belli ki.. o nasıl istatistiktir öyle..

Şansımız tutmadığından değil Fenerbahçe ne yapar ne eder kazanır hep Konya'da.
Yeni stadla birlikte aleni olarak yapamıyor artık ondan böyle gözüküyor.
 
Biz ilk 7 hatta hoca biraz kafayı çalıştırırsa ilk 5'e gireriz girmeye de Fenerbahçe nereye gider bilemem çok kötü takım boşuna emek çekiyorlar

Yahu aga Fener, Konya'ya ters gelir muhabbeti dönüp gitmiş sayfalarca. Hiç mi son yıllardaki maçlara bakmazsınız. Tam tersi Konya, Fener'e ters geliyor. Konyaspor, Süper Lig'e çıktığı 2013 yılından beri Konya'daki 6.lig maçında 2.galibiyetini aldı Fenerbahçe. 3 maçı Konyaspor kazandı, 1 maç berabere bitti. Aykut Kocaman'ın Konya'nın başında olduğu son sezon Kadıköy'de alınan 3-2'lik bir Konya galibiyeti de var üstelik.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
seyfi, foruma yazdı.
Büyük takım refleksi böyle zamanlarda ortaya çıkıyor. Kötü ve kişiliksiz bir futbol oynadı Fenerbahçe, zaman zaman da çok baskı yedi ama bu defa hep şikayet ettikleri şey olmadı yani kalelerine gelen ilk top gol olmadı. Haliyle Fenerbahçe kalesinde gol görmediği her dakika oyun direncini arttırdı ve rakibin bir anlık zaafını da değerlendirerek çok çok değerli bir 3 puan aldı. Bu maç aynı zamanda güven veren bir kalecinin bir futbol takımı için ne kadar fark yarattığını da görmüş olduk. Harun'un refleksleri çok iyi, uzaktan şutlarda da güzel yer tutuyor. Fenerbahçe iyi bir kaleci kazanmış oldu böylece. Konya taş gibi takım ama o kadar bireysel hatalar yaparak oynuyorlar ki bütün emeklerini tek hareketle heba ediyorlar. Bir Yatabare vardı sahada mesela, Konya'nın bütün ataklarının katili. Hele 2.yarıda bir pozisyon var kendi sırtı dönükken ara pasına müdahele edip piç ediyor atağı. Bıraksa arkadaki arkadaşı şut açısında olacaktı. Maçın gidişatı Fofana diye bas bas bağırıyordu ama Rıza Hoca hem geç kaldı hem de Yatabare dururken takımın en iyilerinden Jahoviç'i aldı oyundan.
 
Hakem Ali Palabıyık bıraktığımız yerde. Her zaman olduğu gibi gene çok kötüydü. Karambol pozisyonunda doğru karar verdi hakkını teslim edelim önce. Ama çok kafa karıştırıcı bir pozisyon var maçta. Maçın 2.yarısının ilk dakikalarında Aatıf'ın ceza sahası dışından çektiği sert şut topa sırtını dönen Konyalının vücuduyla bütünleşmiş koluna çarpıyor. Alakası yok yani elle, devam etmesi gerekir. Düdüğü çalıyor burada, tamam yanlış peki o zaman sarı kart nerede arkadaş? Kaleye doğru çekilen bir şut elle kesiliyorsa bunun yorumu yoktur kural çok açık. O sarıyı veremedi çünkü kafasında şeytanlar geziyor o ara. Hakemin yeteneksizi zaten çekilmiyor da hem art niyetli hem yeteneksizi daha da çekilmez oluyor. Tabii bu zihniyette maç yöneten bir hakemden 90.dakikadan ceza sahasına girmek üzere olan Ömer Ali'nin ayağına basan Isla'nın hareketine düdük çalmasını beklemek fazla saflık olur.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
seyfi, foruma yazdı.
Galibiyet aldatmasın, Beşiktaş bu futbolla nereye kadar gidecek meçhul. Misafir Malatya, yediği ilk gole kadar hücumu hiç düşünmedi, sadece kapandı. Beşiktaş ise tamamen kenar ortalarına bel bağladı her zaman olduğu gibi. Quaresma sağa geçiyor olmuyor sola geçiyor olmuyor. Malatya da iyi kapanıyor bu arada. Zaten Beşiktaş'ın 1.golü de hazırlanmış bir pozisyondan değil duran toptan geldi. Golden sonra Malatya çok net pozisyonlar yakaladı Boutaip ve Guilherme ile ama çok iyi oynayan kaleci Karius, Malatya'nın maça tutunmasına engel oldu. O zaman da sormak lazım, be arkadaş sen Beşiktaş'ın üzerine gittiğin zaman bu kadar güzel pozisyonlara giriyorsun madem, golü yiyene kadar aklın nerede, neden biraz olsun rakibin üzerine gitmeyi düşünmezsin? Bu Malatya takımı iyi takım, ligde iş yapar ama önce bu korkak zihniyetin değişmesi lazım.
 
Gecenin en çok konuşulan ismi tabii ki Halil Umut Meler. Medel'e gösterdiği ilk sarı kartı eleştirmem ama 2.sarı kartı uydurdu resmen. Sakın kimsenin aklına haftaya derbi var onu düşündü, art niyetliydi falan gelmesin. Bunun basit bir açıklaması var, kabiliyetsizlik. Bu çocuktan hakem olmaz. Faul ile faul olmayanı ayırt edemiyor, anlamıyor, süzemiyor. Mesela ilk yarıda Malatya'dan Mina ile Chebake'ye gösterdiği kartlar da yanlış. Bu kartlarla Malatya'nın savunma direnci erkenden kırıldı. Beşiktaş'ın attığı 2.golde Mina, sarı kartlı oynadığından Negredo'ya faul yapamadı ve Negredo'nun akıl dolu asistinden gol geldi. Bunlara da dikkat etmek lazım.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
seyfi, foruma yazdı.
İlk yarıda uyutan bir Galatasaray ama 2.yarıda tadından yenmez bir futbol. Daha lig başlamadan süper kupadaki Akhisar maçı sonrası yazmıştım bu takım ligde sıkıntı yaşamaz, iç sahada birçok rakibini sürklase eder diye ve bence deplasman performansını geçen senenin biraz yukarısına taşıdığı an ligi rahat rahat götürürler. Galatasaray'ın Göztepe, Alanyaspor ve bu akşamki Kasımpaşa maçlarının ortak yönü skor avantajını yakaladıktan sonra çok daha iyi oynaması. Etkili hücum silahları takım öne geçtikten sonra rakip takımın üzerine kabus gibi çöküyorlar. Bugün en çok Linnes'i beğendim, sağ kanadı otoban gibi kullandı ve çok etkili ortalar yaptı. İlk kez forma şansı bulan genç futbolcu Ozan Kabak sanki 40 yıllık Galatasaraylı gibiydi, formaya hiç yabancılık çekmedi ve oynadığı mevkinin hakkını fazlasıyla verdi. Ama erkenden göklere çıkarmamak gerek diye düşünüyorum. Hatırlarsanız Semih Kaya da bir Kayseri deplasmanı sonrası büyük övgüler almıştı, neden sonra beklentilerin çok uzağında kaldı. Rodrigez bir döndü pir döndü. Attığı her 2 golde de topu önüne alışı, kaleyi görüşü ve ip gibi yaptığı gol vuruşları seyirlikti. Futbol maçı izleyen insanlar böyle futbolcuları böyle güzellikleri görmek istiyorlar işte. Kasımpaşa pozitif futbol oynamaya çalışan bir takım. Zaten ilk 4 haftadaki performansları da tesadüf değil Bugün maç dengede giderken çok önemli birkaç gol şansını iyi değerlendirebilseler oyunun kaderi değişebilirdi ama bir yerde kaybedeceklerdi, o da bu maça denk geldi. Maçın skoru yanıltıcı olmasın onlar için, kötü oynamadılar.
 
Lokomotiv Moskova yaşlı bir takım ama kaliteli yaşlılardan her zaman korkacaksın. Tecrübe ile kalitenin birleşimi, dinamizm eksiğini kompanse edebilir. Bu akşamki Moskova derbisinde Smolov, Farfan gibi oyuncuları ilk 11 başlamayıp sonradan oyuna dahil oldular. Bu da Şampiyonlar Ligi'ne verdikleri önemi gösteriyor. Takımdaki başta Fernandes olmak üzere 30 yaş üstündeki bazı futbolcular kariyerlerinde hiç şampiyonluk yaşamadıkları için geçen sezon insanüstü bir gayretle Zenit, CSKA gibi kendilerinden daha güçlü rakipleri geride bırakıp ipi göğüslediler. Bu sene lig şampiyonluğunu tekrar etmeleri çok zor ama devler ligi onlar için son kariyer gösterisi olacak. Favori Galatasaray ama rakipte çantada keklik değil yani.
 
Hakem Bülent Yıldırım'ın VAR'a bakarak verdiği 2 karar da hatalıydı. Kasımpaşa'nın kazandığı penaltıda Diagne'nin kendini yere attığı o kadar açık ki Bülent Yıldırım tecrübesinde bir hakemin bu dolmayı yemesi, üstelik tekrar seyrettikten sonra hala penaltıda diretmesi resmen akıl tutulmasıydı. Onyekuru'nun sayılmayan 5.golü de goldü. Onyekuru rakibin ilerisinde ama topun ilerisinde değil. Çizgiden de belli oluyor zaten. Benim anlamadığım Galatasaray, Alanya maçında 6.golü ayan beyan ofsayttan atarken çıtı çıkmayan VAR, böyle bir pozisyonda devreye girip gol iptal ettirebiliyor. Şimdiye kadar çıtır çerezlik maçlar olduğundan çok toz kalkmadı ama bu işe bir standart getirmezlerse lig çok alevlenir.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
seyfi, foruma yazdı.
1.GS
2.BJK
3.Başakşehir
4.Trabzonspor
5.Kasımpaşa
6.FB
 
Düşecekler için henüz fikrim netleşmedi. Birkaç hafta daha bakmam lazım
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
seyfi, foruma yazdı.
Maçı iki farklı bölüme ayırabiliriz. İlk 60 dakikada Rusya maçı rahat 3-4 yapabilirdi. Çok kaçırdı adamlar. Türkiye bu bölümde hem savunmada inanılmaz açıklar verdi, kademe hataları yaptılar hem de ileride bir türlü oyun kurup çoğalamadılar. Burada Oğuzhan değişikliği kilit hamle oldu aslında. Beşiktaşlılar bu sezonki performansından pek memnun değiller ama her zaman için fark yaratabilecek bir oyuncu Oğuzhan. Oyuna hareketlilikte zaten o girdikten sonra yaşandı. Cengiz Ünder ile Şener de iyi oynamaya başladılar bu dakikadan sonra. Oyun tamamen sağ kanada yığıldı çünkü sol kanat bildiğin ölü kanat. Koskoca 80 milyonluk ülke sol kanadını Hasan Ali'ye emanet ediyorsa vay halimize. Bir de seyirci olayı vardı tabi. Evet bugün tribündekiler "seyirci"ydi ama "taraftar" değillerdi. Bu maçın bir eleme maçı olduğunu bilmeden seyretsem özel maç zannedip kanal değiştirirdim. İnsan bir 5-10 dakika kendini zorlar da biraz birşeyler mırıldanır. Tiyatro seyircilerinden daha sakin izlediler maçı pes. Sonuç olarak kendi klasmanımızdaki rakipleri yenememe geleneği bugün de devam etti.
 
Rusya'nın 2.golü kesin olarak ofsayt değil. Maç sırasında acaba demiştim ama daha sonra bir yerde görüntüyü tam top ayaktan çıktığı anda durdurup baktığında golü atan oyuncunun savunmanın gerisinden çıktığı net belli oluyor. Hakem genelde çok iyi idare etti oyunu.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
seyfi, foruma yazdı.
Şenol Hoca için hep iyi şeyler yazasım geliyor ama bazı gerçekler de gözardı edilemez. Beşiktaş top filan oynamıyor. Bugün ne oynadılar anlayan beri gelsin. Mesela bu takım savunmadan top çıkaramıyor. Bu noktada ciddi bir zaafiyet söz konusu. Pepe, Vida boyuna şişiriyorlar topu ama kime? Gelişigüzel atılan topları da ya ileride bir Beşiktaşlı indiriyor şansa ya da rakip takım topu alıp atağa kalkıyor. Pepe kanatta servis bekleyen adamlara tam 3 kez top atmaya çalıştı hepsi taca gitti. Babel'i bugün gol attığı için iyi sanmasın kimse. Topla her buluşması ziyan, adam eksiltemiyor top tutamıyor. Biraz basınca kitlenip kalıyor. Ayrıca sezona fırtına gibi giren bir Lens vardı sahi ne oldu ona? Böyle bir maçta skor olarakta öndesin üstelik, tam geniş alan topçusu Lens'i koyacaksın ortam müsait ama hoca nedense düşünmüyor. Bursaspor takımı da bugün yetersiz bir performans sergiledi bana göre. Bir Saivet çok iyi oynadı. Sonradan giren Yusuf Erdoğan da sol kanadı güzel işledi. Onun dışındakiler vasatı aşamadı.
 
Cüneyt Çakır uzun zaman sonra en iyi performanslardan birini sergiledi. Beşiktaş'ın golü ofsayt değil. İlk yarı Medel'e bariz gol şansından kırımzı kart istenen pozisyonda kesinlikle faul yok ve devam kararı doğru. Negredo'nun indirdiği topta Chedjou elini açmıyor ve toptan kaçırmaya çalışıyor penaltı değil.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
seyfi, foruma yazdı.
Trabzonspor hiçbir tartışmaya mahal vermeyecek şekilde tertemiz kazandı maçı. Gerçi kazandı diye tarif etmek hafif kalır ezip geçtiler Galatasaray'ı. Galatasaray'da gemi epeydir su alıyordu zaten, en sonunda Karadeniz açıklarında alabora oldu. Daha geçen maç Ahmet Çalıkla olmaz, Serdar Aziz oynamalı stoperde demiştik. Çalık'ı ille sevindirmek mi istiyorsun, al kupada oynat, iç sahada Alanya gibi rakiplere karşı oynat ama elinde daha iyisi varken macera aramak niye? Bugün Galatasaray'ın madara olmasındaki en büyük sorumlulardan biri de Belhanda efendidir. Maç 2-0 olduğunda hala çevrilebilir durumdaydı ama sen takımı satar gibi kendini attırırsan o maç 4'te olur 14'te. Dua etsinler Trabzon 2.yarı tempoyu düşürdü de maç basketbol maçına dönmedi. Tamam erken goller yiyebilirsin, yenilebilirsin, 10 kişi de kalabilirsin ama Fatih Terim gibi hırslı ve inatçı bir hocanın takımının bu kadar teslimiyetçi ve ruhsuz oluşunun açıklaması olamaz. Hele yenen bir 3.gol var ki Terim'in yerinde olsam bu maçtan sonra oturturum bütün takımı, o golün videosunu onlarca defa usanmadan seyrettiririm. Trabzonspor'un forvetinde Rodellega, Burak'a göre daha faydalı işler yapıyor. Bugün Burak oynasa bu kadar verimli olmazdı. Sosa ile Olcay çok iyiydiler, Onazi ise tam bir maestro gibi yönetti takımı.
 
Fırat Aydınus için kolay maçtı, fazla iş düşmedi. O da maçı zahmetsiz yönetti. Galatasaray da kendisine bayağı yardımcı oldu doğrusu bu akşam. Yardımcı hakem Aleks Taşçıoğlu ise maçın 35.dakikasında bomba gibi bir Trabzon atağını ofsaytla kesti hiç alakası yoktu.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Önceki Yorumlar
HABERLER