#
#
seyfi, foruma yazdı.
Kırılma anları çok fazla olan bir maç oldu. Bu sene Avrupa liglerini pek takip edemiyorum, o nedenle Mönchengladbach'ı ilk defa seyretme şansı buldum. Açıkçası "Bayern Münih'i alt etmiş Bundesliga lideri" tanımına uyan bir futbol karakteri ortaya koyduklarını söyleyemeyeceğim.
 
Maçta en çok dikkatimi çeken şey Alman ekibinin kaybettiği topları sürekli olarak çok çabuk geri kazanarak hücum tazelemesi oldu ki buna bugünkü yazısında Uğur Meleke de değinmiş. Başakşehir ilk etapta topu rakibe bıraktı ve çok başarılı bir alan savunmasıyla yedikleri gol dışında rakibe devre sonuna kadar şans vermediler. Yaptıkları tek yerleşim hatasında golü yemeleri talihsizlik olacaktı ki devre sonunda hiç beklenmedik bir anda beklenmedik yerden vurdu İrfan Can, bu da talihli bir goldü. Maçın 2.yarısında sürekli gitgeller yaşandı. Mönchengladbach 5-10 dakikalık bölümlerde tempoyu yükselterek Başakşehir kalesini bunalttı ama bu baskı dakikalarında çok sağlam durdu Başakşehir. Kaleci Mert Günok da 2 tane karşı karşıya çıkararak takımın maçta kalmasını sağladı. Başakşehir'in oyunda kalması çok önemliydi çünkü maçın sonlarında rus ruletindeki hamle sırası artık temsilcimizdeydi. Burada artık psikoloji devredeydi. Rakip sonlarda yiyeceği bir serseri kurşunla turu kaybedeceğini hissedince hücumda ürkekleşti. Başakşehir daha özgüvenli hücuma çıkmaya başladı, Okan Hoca da bu sıra yaptığı değişikliklerle gemileri yaktı. Crivelli'nin altıpastan bomboş kale yerine auta vurduğu kafa vuruşu, golün sinyalini verdi. En nihayetinde kaçınılmaz sonu yaşadı Almanlar.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
seyfi, foruma yazdı.
Dün maçı Kasımpaşa'da açık maraton tribünde yani bizzat yerinde takip ettim. Maçın kırılma anı olan kırmızı kart pozisyonuyla ilgili şahsi görüşüm kararın hatalı olduğu yönünde. Bariz gol şansından kırmızı kart kriterlerinin oluşabilmesi için oyuncunun son adam olması tek başına bir kriter değildir. Atiba'nın vurduğu top öyle bir hız kazanarak gidiyor ki bırak Atiba'yı, Usain Bolt olsa yakalama şansı yok. İşte hakemlik burada başlıyor. Sen böyle pozisyonları kafanda iyi süzüp doğru yorumlayamazsan büyük hakem olma şansın yoktur. Ben tribünde ilk yarı Kasımpaşa'nın, 2.yarı Beşiktaş'ın atak yaptığı taraftaydım. Bulunduğum yerden Kasımpaşa'nın 1.golünde Koita'yı ofsayt gördüm. Hatta bayrak kalkıp gol iptal olunca doğru karar ofsayt dedim. İlginçtir VAR, nizami çıkarmış.
Beşiktaş'ın 2.golünün başlangıcında Atiba ile Quaresma arasında taç çizgisi kenarında bir mücadele yaşandı. Tam net görüş açımdaydı. Bence orada Atiba koluyla Quaresma'nın boynuna ve suratına doğru haksız avantaj sağlayacak şekilde müdahelede bulunuyor ve topu kazanıyor. Zaten oyun devam edince Quaresma sinirlenip arkadan Atiba'ya dalmaya çalışıyor, başarılı olamıyor ve devamı golle sonuçlanıyor.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
seyfi, foruma yazdı.
Fenerbahçe bu sene Kadıköy ahalisine oldukça keyifli maçlar izletiyor. Çok gol yiyor ama yediğinden fazlasını da atıyor. Hareketli bir oyun yapıları var, rakip kaleye dikine ve hızlı gidiyorlar. Organize ataklar ve uzaktan şutlarla da seyirlik goller atıyorlar. Ama devre arası mutlaka savunmayı güçlendirmeleri gerek. Bu tarz maçlarda sırıtmaz ama zorluk derecesi biraz daha yüksek maçlarda ve deplasmanlarda bu kolay gol yeme hastalığı baş ağrıtır. Fenerbahçe bu sene şampiyon olacaksa bunun baş mimarı hiç şüphesiz Vedat Muriqi olacaktır. Uzun yıllardır bir takıma bu kadar katkı yapan ve fark yaratan bir forvet izlememişizdir. Sadece attığı gollerle değil, ileride duvar olması, hava hakimiyetiyle topları hem de çok güzel yerlere indirmesi ve arkadaşlarına alan açmasıyla da tam bir pivot santrafor.
 
Hakem Ali Şansalan'ın bu sezon yönettiği 2. Fenerbahçe maçında da Fenerbahçe 5 attı. Daha önce de 5-1'lik Konya maçını yönetmişti. Ayağı uğurlu geliyor bu arkadaşın Fenerbahçe'ye. Yönettiği her 2 maçta da oyun erken gollerle koptuğu için kendisine fazla iş düşmedi. Bu açıdan şanslıydı diyebiliriz. Oyunu akışını çok kesmeden, dozajında sertliğe izin veren yönetim anlayışı kendisi adına olumlu puan. Fenerbahçe'nin 1.golünde de rakip oyuncu son anda topla bilerek oynadığı için ofsayt yoktu. Ama sonuca etkili olmasa da ilk yarı önemli bir kart hatası yaptı. Kruse topu kolla düzeltip gol attı, o da bunu tespit edip golü haklı olarak iptal etti. Peki ama sportmenlik dışı hareketten kart nerede?
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
seyfi, foruma yazdı.
Az evvel Bayrampaşa'nın Nevşehir'den yediği gole instagramda denk geldim. Abi yemin ediyorum o golü halı sahada yese bir kaleci, bir daha kaleye koymazlar.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
seyfi, foruma yazdı.
Sıkı bir TFF 2.Lig takipçisi olarak Tuzla'nın iyi bir performans sergileyeceğini maçtan önce zaten bekliyordum ama ne yalan söyleyeyim Galatasaray'ı Telekom'da yeneceklerini beklemiyordum. Pek kimse farkında değil ama bugün Gürses Kılıç Hoca da rotasyonlu bir kadro sürdü sahaya. Son Etimesgut maçından 6 oyuncuyu dinlendirdi bu maçta. Hafta sonundaki kritik Van deplasmanını düşünmüş olacak çünkü o maç daha önemli. Tuzla adına bugün olumsuz anlamda söylenebilecek tek şey orta sahanın dinamosu Muhammet Akarslan'ın kırmızı kart görmesi oldu. Kırmızı kart cezaları lige yansıdığından Muhammet, hafta sonundaki Vanspor maçında sahada olamayacak. Sadık Baş bu sezonun yıldızı. Tuzla'nın bütün gol yükünü o çekiyor, golleri ve asistleriyle. Asıl mevki sağ açık ama serbest oynuyor ve sık sık kanat değiştiriyor. Bu maçta Göksu Türkdoğan, Murat Yılmaz gibi önemli gol silahları yerine forvette Umut Sönmez görev yaptı ve verilen şansı gayet iyi kullandı. Tuzlaspor'un savunması 2.Lig'deki bütün takımlar içerisinde ki buna Beyaz Grup da dahil, en iyi savunma. Zaten yedikleri gol sayısından da belli. Büyük hatalar yapmazlarsa şampiyon olacaklarını düşünüyorum.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
seyfi, foruma yazdı.
Fenerbahçe şu ana kadar iç sahada 5 puan kaybetti (Antalya mağlubiyeti ve Trabzon beraberliği). Ama bundan sonra sezon sonuna kadar FB'nin iç sahada kolay kolay puan kaybı yaşamayacağı ve 40 üstü bir iç saha puanıyla sezonu noktalayacağını düşünüyorum. O nedenle deplasmanda alınan, hele hele mağlubiyeti hak ettiği kötü oyunla alınan her puan onlar için kazanç hanesine yazılabilir. Benim şampiyonluk adayım hala Fenerbahçe. Futbolumuzun mevcut konjonktürü içinde 3 büyükler dışında yeni bir şampiyon çıkması olasılığı ki buna Trabzon da dahil, şu zamanda bile çok düşük. Sivas, Başakşehir ve Trabzonspor bir noktadan sonra baş aşağı gideceklerdir. Beşiktaş şu an fikstür avantajını iyi değerlendirip seri yaparak öne çıktı. İddia edilenin aksine çok da kötü bir kadroları olduğunu düşünmemekle birlikte yalancı bir bahar yaşadıklarını düşünüyorum. Galatasaray'dan şampiyonluk noktasında zerre umudum yok ama olur da Fatih Terim şu haldeyken bile başarırsa diğer rakipleri için hiçbir şey eskisi gibi olmaz ve makas uzun yıllar kapanmayacak şekilde açılır. Son olarak Ankaragücü ve Kayserispor maalesef gidici gözüküyorlar ama nedense Kasımpaşa bir şekilde kurtarır gibime geliyor. Şu an en kuvvetli 3.aday Antalyaspor. Devre arasından kartlar yeniden dağıtıldıktan sonra fotoğraf netleşir.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
seyfi, foruma yazdı.
Şaka maka eksi puan cezası da olmasaydı Sakarya bu hafta zirve potasına girmişti
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
seyfi, foruma yazdı.
Hani klasik olacak ama maçın hakkı gerçekten beraberlikti. Nagatomo'nun golü olmasa Trabzon pek birşey oynamadan 3 puanı alacaktı. Gole kadar kör dövüşü şeklinde geçen zevksiz bir maçtı. Asıl Sörloth'un golünden sonra gerçek bir maç izlemeye başladık. Galatasaray yine iyi oynamıyor ama en azından 3 maçtır mücadele etmeye başladılar. Ben Başakşehir maçında da mağlubiyeti hak edecek kadar kötü bulmamıştım Galatasaray'ı, Brugge maçında da takımın direnci fena değildi. Bu maçta da yenen golden maç sonuna kadar rakip yarı sahada iyi top yaparak, sabırla gol arayarak ve pozisyonlar bularak hak ettiği puanı aldı. Tabii arada Trabzon adına da bazı kırılma anları oldu. Trabzon bu kırılma anlarında fişi çekemeyince kaderine razı olmak zorunda kaldı.
 
Ali Palabıyık'ı genel olarak beğendim. Emre Mor'un tartışılan penaltı pozisyonu hakem takdiri, ben de vermezdim. Bence hakemin maçtaki tek hatası ilk yarı Ömer Bayram'a gösterdiği karttı. Orada kartı Ömer Bayram'a değil, ensesine dokunulur dokunulmaz kendini kurşun yemiş gibi yerlere atan futbol sahtekarı Perreira'ya göstermeliydi.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
seyfi, foruma yazdı.
Ümraniye'nin penaltısı bana bir tuhaf geldi. Yayıncı kuruluş sağlıklı bir açıdan gösteremediği için sürüncemede kaldı ama ben mevcut görüntüde kola bir temas göremedim. Zaten mesafe de çok yakındı. Bir de maçın sonlarında Burhan Eşer'e Ümraniye ceza alanında yapılan hareket bence penaltıydı. Rakip, kolundan tutup adamın dengesini bozup bırakıyor.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
seyfi, foruma yazdı.

"Hazar23" dedi ki;

Haftaya Eyüpü de yenebilme ihtimalimiz çok yüksek, farkındayız değil mi ?

Evde can sıkıntısından Bayburt-Eyüp maçını youtube canlı yayınından seyrettim. Eyüp gerçekten çok yetersiz bir takım. Bilmiyorum dengesiz bir takımlar, bazı maçlarda bu takım nasıl düşme hattında diyorsun ama bugün seyrettiğim Eyüpspor takımı bu ligin bile seviyesinin altında gözüktü. Elazığ hazır form tutmuşken yenerse haftaya Eyüp'ü, bence daha ligin yarısı olmadan düşecek takımlar kesinleşmiş gibi olur.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Önceki Yorumlar
HABERLER