#
#

shinamira

Şereftir seni sevmek!

shinamira, foruma yazdı.

"küçükçekmeceli" dedi ki;

Özel bir sağlık kuruluşunda yöneticilik yapıyorum.
İlçe sağlık aşı olmak isteyenlerin listesini istedi kurumdan, benim ön görüm % 80-90 bandında herkes yaptırır diye düşünüyordum. Ancak personellere sorduğumuzda % 25 yaptırmak istediğini söyledi % 75 yaptırmak istemiyor ve karşı. Çok şaşırdık bu duruma. Sebep olarak ta çin aşısı olduğunu ve güvenmediklerini söylüyorlar.
 
Düşünün yani sağlık çalışanları ücretsiz olarak uygulanacak ve ilk uygulanacak kişiler olmasına ragmen 4/3 yaptırmak istemiyor, 4/1 yaptırmak istiyor.
 
Enteresan geldi bana.

Çok doğal değil mi bu? Çin aşısının daha az riskli olduğu tahmin edilebilir ama sonuçları görmeden, tahminden öteye geçmeyecek bu. Sonuçları açıklayacak olan kim peki? Onlara güvenebilecek miyiz? Hal böyleyken, ben aşı yaptırma-yaptırmama konusunda karar vermiş değilim açıkcası.
 
Bir insan pozitif olduğu halde ortada cirit atıyorsa toplum sağlığını tehlikeye atma kapsamında değerlendirilebilir, o ayrı bir konu. Ama aşı yaptırmazsam bana vatan haini diyecekmiş gt oğlanı. Beni rızam dışında, faz3 deneylerine katacak yani? Madem o kadar ucuz görüyosun faz 0da kullansaydın bari yavşak diyesim geldi dinlerken. Sigortamı, tazminatımı belirle, ondan sonra istersem senin sonuçları açıklanmamış aşını düşünebilirim.
 
Diğer taraftan, bırakın aşı yaptırmadığım için cezalandırılmayı, şimdi sırf şu yazdıklarım yüzünden bile vatan haini diyebilirler. O kadar kolay artık bu işler.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
shinamira, foruma yazdı.
Demeyeyim diyorum dünden beri ama Allah önce şifa sonra da biraz insaf versin kendisine. Birilerinin ölümüne yol açmaktan hiç çekinmez mi insan?
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
shinamira, foruma yazdı.

"ginola" dedi ki;


mRNA ise adından anlaşılacağı gibi RNA. virüsün ölü olarak verilip, bünyenin onu tanımaya çalışmasından bahsetmiştim. mRNA aşıda virüsü değil, virüsün RNA'sını vücüda yolluyorsun. Virüs o RNA'yı kodlayıp tanıyor. Daha sonra virüs gelince, aynı RNA'yı gördüğü için hemen harekete geçiyor.

Aynı kapıya çıkıyor denebilir ama aslında olay tam olarak böyle değil. Yani vücut RNA'yı tanıdığı için antikor üretmiyor.
 
İnaktif aşı bilinen bir teknoloji olduğu için riskleri daha çok kestirilebilir ama %100 güvenlidir denilemez tabii ki. Faz 3 çalışmalarının sonuçlarını görmek gerek ama bunu açıklayacak güvenilir bir kurum var mı bilmiyorum. Çin aşısını kullanacak devletlerin hiçbirine güvenmiyorum. DSÖ de pandemi sürecinde güven kaybetti denilebilir ama açıkca yalan da söylemezler herhalde. Diğer taraftan, mRNA aşısında ise kullanan ülkelere güvensem de aşıya güvenmek için çok erken. Yani bu ülkeler sonuçları doğru açıklasa bile riskleri görebilmek için ellerinde yeterli zaman yok diye düşünüyorum.
 
Uzman değilim tabii ki ama bildiğim kadarıyla iki aşının farkı yaklaşık olarak şöyle bir şey: İnaktif aşıda vücudun antikor üretebilmesi için aşının ölü halini vücuda veriyorsunuz. Fakat vüduda verdiğiniz ölü virüsün tamamı değil. Virüsün antijenini, yani vücudun tanıyabileceği yüzey proteinini veriyorsunuz sadece. Yani genetik kodunu, varsa yardımcı enzimlerini vs vermiyorsunuz. Dolayısı ile zarar verme ihtimali pek yok gibi. Fakat burada bir sorun var: Bu yüzey proteinini hiç bozmadan ayrıştırmak zor bir işlem, %100 başarılı olmak zor ve maliyetli. Bu proteinin yapısı ne kadar bozulursa, vücudun bunu tekrar gördüğünde tanıması zorlaşıyor. Aşının işe yarama şansını düşürüyor bu faktörler.
 
mRNA aşısında ise virüsün sadece yüzey hücrelerini üreten kodu vücuda veriyorlar. Bu kod hücreye girdiğinde DNA'dan gelen sıradan bir kod, üretim emri gibi algılanıyor. Vüdunun ihtiyacı olan bir protein üretiliyormuş gibi hücrelerimiz tarafından virüs antijeni, yani antikorların tanıyabileceği virüsün yüzey yapısı üretiliyor. Bu üretildikten sonra vücut bunun kendisine ait bir yapı olmadığını görüyor ve bunu yok etmek için antikor üretmeye başlıyor. Bu sayede, hasar görmemiş haliyle bire bir virüsün görünüşünü tanıtmış oluyoruz vücudumuza. Dolayısı ile klasik aşılarda olduğu gibi vücudun elinde yakalanması gereken suçlunun hasarlı hali, bir robot resmi değil, bire bir aynı benzerlikte bir replikası oluyor ve bağışıklık sisteminde bir sorun olmadıkça vucut gördüğü yerde tanıyor artık bu virüsü.
 
Anladığım kadarıyla, bir sorun yaşanmazsa bu teknoloji sayesinde hastalıklara çok hızlı bir şekilde aşı bulunabilir. Virüs antijenini bozmadan izole etme zorunluluğu ortadan kalkmış olacak ve kodu çözüldükten sonra hızlıca aşı üretilebilecek.
 
Virüs eğer söylendiği gibi çok sık mutasyon geçiriyorsa, inaktif aşı kısa zaman sonra çöp olabilir virüsün yüzeyi (antikor tarafından tanınan resmi) değiştiği için. Ama mrna aşısı sayesinde inaktif aşıda olduğu gibi işlemler başa dönmemiş olur ve yeni aşı çok hızlı bir şekilde üretilebilir.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
shinamira, foruma yazdı.
Hastalanan arkadaşlara ve yakınlarına geçmiş olsun öncelikle.
 
Uzun bir karantina, zaten bitik ekonomiyi daha da zorlayacaktı belki ama kaçınılmazdı bence. Daha önceki dönemlerde uygulanan serbestliği çok fazla eleştiremiyordum ama salgın, en iyi ihtimalle sağlık sisteminin gücünü aşma sınırına dayanmışken çok yetersiz bence bu önlemler. Hastalığın çok yayılması bile bir yere kadar ama Allah korusun yoğun bakımlarda yer kalmazsa bunu da hesabını veremeyecekleri uzun bir hesap listesinin en üstlerine eklerler. Umurlarında değil muhtemelen ama gerçekten çok yazık olur.
 
Bu arada verilen ilaçlar gerçekten ağır, riskli ama başka alanlarda uzmanlığı olan doktorlar bile tedavinizi yapan hekime güvenmek en doğrusu derken, bu ilaçları alanın aklı yok demek biraz fazla cesur bir yönlendirme bence. İyi düşünmek, araştırmak gerek.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
shinamira, foruma yazdı.
Pfizer-Biontech aşının tamamlandığını ve %90 etkili olduğunu duyurdu. 14-85 yaş arasında bir yan etki görülmemiş. %90 çok büyük bir oran, doğruysa hastalığı silebilir bile yıllar içinde.
 
Deneylerine de katılmıştık diye biliyorum bu aşının ama kısa vadede bize ulaşacağını pek sanmıyorum. Rusya'dan, Çin'den alıp rakamlarla rahat rahat oynamak daha cazip bence.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
shinamira, foruma yazdı.
 
Neyini anlamıyorsunuz? Hasta deyince "riskli", semptomsuz pozitif deyince "var bişiler ama çok da şeapmamak lazım."
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
shinamira, foruma yazdı.
Avrupanın vasat takımlarından biriyle başa baş oynayabileceğimiz son sene olabilir. Şansımız %50 ama önümüzdeki yıldan itibaren, takımların maddi durumunu da göz önünde bulundurursak 80'lere geri döneceğiz diye düşünüyorum. O zamanın şartlarıyla Şampiyon Kulüpler Kupası'nda ufak çaplı bir mucize de yok değil ama bir kez daha olması imkansıza yakın.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
shinamira, foruma yazdı.
Şaka sanıyordum gerçekmiş mk. %40 doğruluğu olan test ne demektir yahu kimleri zengin ediyor bunlar diye sormayalım mı şimdi? Bana liste gelse, kafadan pozitif-negatif diye atsam tutturma ihtimalim daha yüksek. Hergün 100bin test parası ödrmişiz öyle mi? Mesela bu ne rezilliktir demek mi mantıklı, testler güvenilmez, o halde "devletin menfaati için" düşük bir sayı uyduralım demek mi?
 

Bakın, ikna olma ihtimaliniz %40 bile değil biliyorum ama çok yanlış yoldasınız. Devlet menfaati dedikten sonra her tür ahlaksızlıklarına göz yumarsanız bunun nereye varacağını kestiremezsiniz. 2 yıl sonra sizi vatan haini olarak gören birisi "devlet" olur, sokak ortasında tutup öperler devlet menfaati gereği, o zaman anca anlarsınız.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
shinamira, foruma yazdı.
%40 güvenilirliği olan testinizi sikeyim o halde. Yazı tura atsanız tutturma ihtimaliniz zaten %50. Teste filan para harcamayın o zaman yazı tura atın daha iyi.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
shinamira, foruma yazdı.
Bakan çıkardı ağzından baklayı. Semptom göstermeyen pozitifleri saymıyorlarmış. Test yapmamak için takla attıkları halde günlük 30bine varan sayılar... Bir de, vaka sayısından hasta sayısına geçildiği gün güya en ufak bir azalma, grafikte kırılma olmuyor. Yani bir gün sadece semptom gösterenler 900 kişi iken, ertesi gün vaka sayısı bir anda on binlere çıkmış belki ama tesadüf bu ya, bu kez de semptom gösteren hasta sayısı 900 olmuş. Ağızlarından çıkan tek bir doğru yok mk.
 
Açıklanan sayıların doğruluğunu ölümüne savunanlara selam olsun bu arada. Kafayı kuma gömmeye devam...
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Önceki Yorumlar
HABERLER