#
#
FUTBOL KÜLTÜRÜ
Radikal Spor'dan Banu K. Yelkovan, Fransa şampiyonu Montpellier'ı anlatıyor...
23/05/2012 - 10:16
Fransa’nın güneyinde bir küçük şehir Montpellier. Turistik Languedoc-Roussillon bölgesinin başkenti ama en çekici kenti değil. 255.000 kişilik nüfusunun 55 bini öğrenci. Poitiers’den sonra ikinci üniversite şehri. İlk çıkışını iki sene önce yapmıştı takım. 2010’un mart ayında ligde ikinci sıradaydı, sezonun en büyük sürprizine imza atmışlardı. Bir önceki sene takımı birinci lige çıkaran Rolland Courbis ayrılmış, yerine eski milli takım altyapı hocalarından Rene Girard geçmiş, tamamı genç oyunculardan oluşan bir kadroyla büyük sansasyon yaratmıştı.
 
Başkan, o zaman da Louis ‘Loulou’ Nicollin idi. O sene takımı ligi beşinci bitirerek Avrupa Ligi ön elemelerine 3. turdan katılma hakkı kazanınca Canal+ mikrofonlarına “Avrupa’ya salak kategorisinden katılıyoruz ama bence asıl salak bu kategoriye bile kalamayan Bordeaux’dur” deyivermişti. Ertesi yıl l’Equipe’e Rolland Courbis’in neden PSG’nin yeni antrenörü Ancelotti’den iyi olduğunu anlatırken “Futbolda yarım takımlarla kupa kazanan antrenörlere ‘büyük antrenör’ denir. Biz Courbis’le yarım akıllılarla Ligue 1’e çıkmıştık. Ona ne demeli o zaman?” diye sormuştu. Sivri dilli başkan şampiyonluğa da sonuna kadar inanmadı: “Montpellier şampiyon mu olacak? Mümkün değil! Biz şampiyon olursak Lyon, Paris, Lille insan içine çıkamaz yahu. Tek korkum iyi bir sezon geçirdiğimiz için Avrupa Ligi’ne kalmamız. Bence çöpe atılması gereken bir turnuva” diyordu ki kendisini çöp konusunda uzman sayabiliriz. Ne de olsa tüm servetini çöp toplama işinden elde etmiş.
 
Nicollin şampiyon olacaklarına o kadar inanmıyordu ki şampiyon oldukları takdirde saçlarını takımın rengine boyayacağı iddiasına bile girdi. Önceki gün turuncu-mavi horoz ibiği saçlarla çıktı ekranlara: “Karım beni görünce kalpten gidecek” diyordu.
 
Takım PSG ile şampiyonluk yarışına girmiş olsa da hep dolu tribünlere oynamadı. PSG’nin 43 bin, Marsilya’nın 40 bin, Lyon’un 33 bin ortalamayla oynadığı bir sezonda Montpellier’nin 18 bini bu şehrin favori sporunun futbol olmadığının göstergesi aslında. Bölgede rugby çok popüler ve Nicollin bu durumla da “Futbolu sevmeyen bir şehir, deli bir başkan, maçları satın alan bir teknik direktör ve bu şehirden bile olmayan bir sportif direktör için büyük başarı” diyerek dalga geçiyordu. Tabii başarıyla birlikte Stade de la Mosson’daki doluluk oranı da arttı ama buranın bir futbol şehri olduğunu söylemek yine de çok zor. 
 
Takım ruhu da çıkarmış
Montpellier ligin bütçe sıralamasında neredeyse en sondaki takımlardan biri. Kadronun büyük bir kısmı altyapıdan. Altyapıdan oyuncu çıkarmak konusunda Lille ve PSG de başarılı kulüpler ama Montpellier sadece oyuncu değil, ‘takım ruhu’ çıkarmış durumda. Geçen pazar, olaylı bir maç sonunda şampiyonluğa ulaştı Montpellier. 32 yıl sonra düşen Auxerre taraftarlarının damgasını vurduğu maç, iki kez durdu ve bir kısım taraftar boşaltıldıktan sonra tamamlandı. Maçın spiker ve yorumcusu, “Bu ne kendini bilmezlik? Hepsini dışarı atmalı bu taraftar bozuntularının!” şeklinde yorumladılar. Maçtan sonra Auxerre Başkanı Gerard Bourgoin, “Çok üzgünüm. Her şehrin kendi payına düşen çekilmez taraftar grupları var. Bugün bizimkiler bir maçı mahvettiler. Tehlikeli bir durum oluşmamış olsa da ligi bu sahnelerle bitirmek istemezdik” dedi.
 
Endüstriyel futbolun büyük darbe aldığı Fransa Ligi’nde şaşırtıcı olan sadece Montpellier’nin başarısı değildi.
 
twitter, vine, instagram, youtube, vimeo ve facebook postlarını url ekleyerek girebilirsiniz.

bbcode'un tüm nimetlerinden faydalanabilirsiniz.
• [b]kalın yazı[/b]: kalın yazı
• [i]italic yazı[/i]: italic yazı
• [u]altı çizgili yazı[/u]: altı çizgili yazı
Remi çıkarmış hemen yeni şaheseri şampiyonluk anısına.
 
 
Bu da eskisi
 
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Maddi açıdan zengin kulüplerimiz pili bitmiş,ayakta duramayan sönmüş yıldızlara milyonlar vereceğine her yıl o paraları altyapıya aktarsalar bizim ülkemizden ne futbolcular ne şampiyonlar çıkar.Altyapı,altyapı,altyapı futbolda başarının sırrı budur.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
haftalarca iddaa da çok ekmeğini yedik hatta sondan bir önceki hafta attığı son dakika golünü evde danslarla kutladık son hafta yine mağlup duruma düşüp kazanması bizi sevince boğdu hak ettikleri bir kupa kazandılar :D
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Böyle güzel örnekleri görünce neden olmasın diyoruz kendi kendimize.Bize de nasip olur inşallah.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Montpellier stadyumunda Ordusporlu Hasan Kabzenin de adının söylenmesi çok güzeldi.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Tebriği fazlasıyla hakediyorlar kolay değil onca para harcamış PSG yıllardır ligde kafaya oynayan Lyon, Marsilya gibi takımları ardında bırakıp şampiyon olmak.
 
FM'de bir kariyer deneyelim bakalım bizde bir numara olacak mı :)
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Bir fotoğraf görmüştüm kocaman bir alan onlarca çocuk ve kaleler....
 
Aslında her şeyin net özetiydi. Altyapının ne demek olduğunu anlatan resim.
Altyapıdaki çocuğu toprak sahada değil en kaliteli sahalarda oynatıyorlar üzerine düşüyorlar ailesine destek sağlıyorlar cebine para koyuyorlar.
 
Tabi bir de bu işi yapanlar gerçekten işinde uzman adamlar. İyi oyuncuyu piyasaya sunduklarında hem futbolcu hem onlar kazanıyorlar.
 
Bizde yetenek yok mu ? İllaki var futbolun her kesime hitap eden herkesle içiçe olduğu bu ortamda illa ki yetenekler var ama malesef sönüp gidiyorlar, kimse görmüyor göremiyor. 25 çocuğun başına 1 adam dikip iki takıma böldüğünde cevheri anlıyorlarmış, hesapta.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Altyapısı ve sınırlı bütçesi ile endüstriyelleşen futbol'a karşı koyan
 

Diye başlayan başlık konusunda şu tarz bir mesaj ;
 

"goztepelipablo" dedi ki;

3 yıldır iddaa da ne para kazandırdın sen bana montpellier dualarım sayesinde şampiyon oldular heralde :)

:?
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
vay be şampiyon Montpollier'de John Utaka'yı görünce anılarım canlandı birden.
2002 sezonunda Kocaelispor'la antrenmanlara çıkıyordu adamcağız. Tribünde beraber Galatasaray maçını izlemiştik 250 bin dolar verememiştik bonservisi için. Alamamıştk Lens'e gitmişti sonra. 1 ay kadar kalmıştı buralarda.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Elin ligi öyle St.etienne Fransanın en köklü kulubüdür,birkaç sene önce oda alt liglerdeydi.Keza şimdi kafaya oynayan Lille alt liglerde az sürünmemiştir.
 
Bir zamanlar ligi kasıp kavuran Nantes,Monaco takımlarınında şimdiki hali ortada .
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Önceki Yorumlar
Halihazırdaki macerasını Çin’de sürdüren DS 9 Fastback, seri üretim öncesinde artık...