#
#
Radikal Gazetesi'nden Uğur Vardan, bugünkü köşe yazısında Türk futbolunda son dönemde gelişen siyasal etkiyi ve bunun tribünlerdeki tezahürünü kaleme aldı...
21/05/2012 - 13:26

 "Kulüpten bilet alıp etrafındakilere dağıtan, amigolarının peşinde koşuşturan ‘Embedded’ bir taraftar modeli yerine, politik duruşu güçlü bir model her zaman evladır"

Dışarıdan ya da içeriden, nereden bakarsanız bakın futbol taraftarı son bir yılda 'siyasallaştı'. Darısı teknik adam ve futbolcuların başına...
 
Fenerbahçe’yle Bursaspor arasında oynanan kupa finali sonrası Radikal ekibi olarak ben ve Kenan (Başaran), basın toplantısına yollandık. Toplantıda ben Alex’in üzerine oynayıp (!) “Şike davası sence siyasi mi” sorusunu yöneltirken Aykut Kocaman’ı tutma görevini üstlenen Kenan da ‘Fenerbahçe efsanesi’ne “Siz ve ligdeki birçok teknik adam, sürekli play-off sisteminin anlamsızlığı, peşi sıra maç programlarının yoğunluğunu eleştirdi. Bu eleştirilerinizi somuta döküp mesela grev ya da boykot yoluna gidemez miydiniz? Ya da önümüzdeki sezon bu tür teknik adam ve futbolcu oluşumları için ne yapmayı düşünüyorsunuz” sorusuyla ateşi harladı. Kocaman’ın bu soruya cevabı şöyleydi: “Teknik adamlar ya da futbolcular olarak bu türden grev ya da boykot kararlarını kısa zamanda alacağımızı düşünmüyorum. Bunun en önemli nedeni içinde bulunduğumuz toplulukların buna henüz hazır olmadığıdır. Ama bu türden sorular sorulması bir başlangıç olabilir. Yani bu tür sorular çoğaldıkça bir anlayış değişikliği olacak ve belki de bu değişiklik somuta dönüşecektir.”
 
Toplantının bitimine doğru Kocaman’a ben de bir soru yönelttim ve futbolculuk döneminde Fenerbahçe’den ayrılırken (yıl 1996), takımda ‘Türkiye Kupası hasreti’ gibi bir takıntının olup olmadığını sordum ama asıl derdim Kenan’ın ortaladığı topa ayak koymak istememdi. Ve Kocaman’a, “Kenan’ın sorusuna özetle ‘Toplum daha hazır değil’ dediniz ama Fenerbahçe taraftarı yaklaşık bir yılı bulan şike sürecinde siyasallaştı. Teknik adamlar ve futbolcular da belki siyasallaşma sürecinde bir lidere, bir motivasyon noktasına ihtiyaç duyuyor. Siz ya da benzeri kimlikler bu işe ön ayak olabilir” dedim. Kocaman da bu konuda süreçlerin çok hızlı gelişmesi durumunda gerçek verimin alınamayacağını, her türlü hareketin bilinçli bir şekilde, oturmuş bir yapıda gerçekleşmesinin en doğru şey olduğunu ifade etti.
 
Bütün bunları niye aktardık? Dünkü Radikal’in manşetini görmüşsünüzdür, Sarı-Lacivertli camianın Vamos Bien, 1907 Unifeb, CK ve Sol Açık gibi bence diğerlerine göre ‘hayatı ve futbolu’ daha derin ve doğru okuyan taraftar grupları, yaşananlara ilişkin “Bir yılda politikleştik” diyor ve naçizane benim kanaatimi doğruluyorlardı.
 
Evet Kocaman haklı, en ideali her şeyin bilinçli bir şekilde gelişmesi ama insanlık tarihine baktığımızda da özellikle kimi siyasal dönüşümler bazı kıvılcımlarla bambaşka noktalara evriliyor ve ortaya çıkan sonuçlar hiç de kötü olmuyor. Fenerbahçe camiasının sürecin başından beri başkanları Aziz Yıldırım’a sahip çıkma ve giderek onu bir tür Atatürkleştirme ya da ilahlaştırma (bu tespite karşı çıkanlar çok olacak biliyorum ama durum bu) hali, elbette daha uzun bir yazının konusu ama ben, geride kalan tortuyla ilgilenmeyi yeğliyorum. Kulüpten bilet alıp etrafındakilere dağıtan, amigolarının peşinde koşuşturan ‘Embedded’ bir taraftar modeli yerine, politik duruşu güçlü bir model her zaman evladır ve bu süreç, bu türden bir kitlenin büyümesine yol açtı, bence bu çok önemli bir kazanımdır.
 
Uğur Vardan
ugurvardan@hotmail.com
twitter, vine, instagram, youtube, vimeo ve facebook postlarını url ekleyerek girebilirsiniz.

bbcode'un tüm nimetlerinden faydalanabilirsiniz.
• [b]kalın yazı[/b]: kalın yazı
• [i]italic yazı[/i]: italic yazı
• [u]altı çizgili yazı[/u]: altı çizgili yazı
Fotoğraf makinesi ve akıllı telefon kameralarını bilimsel olarak test eden DxOMark, bir dönüşüm...