#
#
Eurosport ekranlarında bir çok U-20 Dünya Kupası maçında karşımızda olan ve yorumlarıyla keyif veren Emre Özcan, turnuva ile ilgili sorularımızı yanıtladı.
06/07/2013 - 09:38
Top 16 karşılaşmalarında sizce en büyük sürprizi hangi takım yaptı ve neden?
 
Eğer son 16 maçları itibarıyla konuşulacaksa bunun cevabı Güney Kore ve Özbekistan. Ama öncelikle Güney Kore. Turnuvaya başlangıçları özellikle Küba maçı itibarıyla çok iyi değildi ama Portekiz gibi bir takıma karşı iki kez geriye düşüp geldiler ve Nijerya’ya karşı İstanbul’da çıplak gözle izlediğim maçta fazla ezilmediler. Çok büyük bölümü üniversite takımlarından kurulu oyuncularla yetenek ve fizik yönden birçok rakibine göre büyük handikap içindeler ama bunu müthiş bir taktik hazırlık ve disiplinle birçok uzakdoğu takımı gibi tolere etmeyi başarıyorlar. Brezilya ve Arjantin’in yokluğunda Güney Amerika’nın bir numaralı takımı olarak buraya gelen, turnuvanın şu ana kadarki en iyi oyuncusunu barındıran, çok yetenekli Kolombiya takımına karşı 120 dakika boyunca kontrolü vermediler. Defansif bir 4-4-2’yle şu ana kadarki taktik disiplin yönden en müthiş performansı ortaya çıkarıp kendilerinden hemen hemen her departmanda çok üstün bir takımı penaltılarla olsa da elemeleri bana kalırsa en büyük sürprizdi.
 
Bunun yanında 2000’li yılların ortasında doğalgaz şirketlerinin sermayesiyle Bunyodkor üzerinden reklam transferi yapmaya çalışan, hatta Rivaldo ve Zico’yla başarılı da olan ama sonrasında yaptıkları hatayı fark ederek özkaynak düzenine dönen Özbekler de Yunanistan gibi grupların başarılı takımlarından birini elemeyi başardılar. Ama makas Kolombiya – Güney Kore eşleşmesine göre daha dardı ve bunun yanında Özbekistan gerçekten de son 5 yılı altyapı yapılanması konusunda iyi geçirdi. 2 yıl öncesi U-17 Dünya Kupası’nda gruplarından lider çıkmaları da zaten bu takım öncesinde de doğruların yapılmaya başlandığının göstergesi.  
 
Fransa karşısında özellikle ilk yarı çok etkisiz kaldık. İkinci yarıda çok daha iyi bir futbol ile sahadaydık ama bu sefer de basit hatalar ile goller yedik. Sizce neleri yanlış, neleri doğru yaptık maç boyunca?
 
Aslında buna Fransa maçı özelindeki doğru ve yanlışlarla bakmak durumumuzu yanlış okumak olabilir. Zira turnuvanın başından beri önemli sıkıntılar yaşadık. Öncelikle Türkiye U-20 Milli Takımı, Fransızlar’a bir yönden çok benziyordu. Fransa’yı TT Arena’da defalarca izledik. Büyük kalite ve potansiyele rağmen onların takım olamadan buraya geldiklerini anlamak için çıplak gözle tek 90 dakika izlemek yeterli. Bunun yanında Pierre Mankowski’nin teknik adamlık performansı da bence gruplarda fazlasıyla düşüktü. Türkiye’yi de izleyince takımın birlikte oynamadığını anlamak fazlasıyla kolay oluyor. Gana, Güney Kore, Irak, hatta favorilerden İspanya’ya bakınca ortada bir bütün görüyorsunuz ama biz bunu gruplarda hiçbir maçta gösteremedik. Bunun için elbette alt yaş gruplarından itibaren sürekli birlikte oynayan oyuncular gerekiyor ve bu konuda milli takımlar düzeyinde hiçbir zaman başarı gösteremedik. Özellikle merkez orta sahada son derece yetenekli bir oyuncu grubumuz olmasına rağmen sahada bütün olamamak bu oyuncuların parlamasını da engelledi. Bunun yanında hem savunmada, hem de özellikle merkez forvette kalite sıkıntımız olduğunu düşünüyorum. Mankowski gibi Feyyaz Uçar da teknik adamlık melekeleriyle bu problemleri tolere edemeyince benzer problemlere rağmen hem genel yetenek, hem de fizik yönden çok üstün bir rakibe karşı boyun eğmemek zaten pek mümkün değildi.
 
Bir de maç özelinde şunu söylemek istiyorum ki böyle maçlarda takımın en potansiyelli oyuncularını yedek başlatmanın da alt yaş gruplarının milli takımları itibarıyla doğru hareket olduğunu düşünmüyorum. Zaten elimizdeki potansiyelli oyuncu sayısı çok fazla değilken Kerim Frei ve Salih Uçan’ın yedek başlamasıyla kadro seçimi de bence bu mağlubiyette büyük rol oynadı. 
 
Türkiye U-20 milli takımından hangi oyuncuların ileride A milli takımda yer alacağını düşünüyorsunuz?
 
Açıkçası bu konuda çok umutlu değilim. Geçmişte başarılı olunan turnuvalardan sonra yaşananlar dahi bu konuda pesimist olmak için yeterli. Kerim Frei ve Salih Uçan’dan turnuva öncesinde çok umutluydum. Salih’in seyirci tepkisi sonrasında dibe vurması ve son maça yedekte başlaması onun üzerine konuşmayı zorlaştırıyor ama özellikle Fenerbahçe’deki 1-2 maçlık performansı sonrasında oyuncu profili yönünden forvet arkasına evrilmeye çalıştırılması bana çok doğru gelmiyor. Salih’in Bucaspor’daki rolüyle son 6 ay içinde ona biçilen rol arasında dağlar kadar fark var ve oyuncunun gitmesi gereken noktanın Fenerbahçe’deki forvet arkasında, yaratıcı, iş bitirici oyuncu profilinden farklı olması gerektiğini düşünüyorum. Salih çok daha komple bir oyuncu potansiyeli sunarken onu daha azını yapmaya itmek fazlasıyla yanlış olabilir.
 
Kerim Frei ve Hakan Çalhanoğlu’nun performansları bende ciddi anlamda hayal kırıklığı yarattı. İki oyuncuyu da düzenli olarak 3-4 maçlık periyot itibarıyla ilk defa izledim, zaten Türkiye’de yaşadığımız için bunun farklı olması da çok mümkün değil. Bu anlamda eldeki veriler yeterli olmayabilir ama 20 yaş sınırına gelmiş oyuncuların kendi yaş gruplarında fark hiç yaratamamaları enteresandı. İki oyuncunun da oldukça zayıf görünen fiziklerini ciddi anlamda geliştirmeleri lazım. 
 
Dolayısıyla bu soruya yanıtım özel durumu nedeniyle doğru gelişimi sürdürürse Salih Uçan ve benim oynadığı süre boyunca ligde ve bu turnuvada epey beğendiğim Okay Yokuşlu bence en önemli iki aday. Özellikle Okay’ın yaşından beklenmeyecek derecede gelişmiş fiziğine rağmen toplu oyunda gösterdikleri umut vadediyor. Ligde düzenli oynamaya başlarsa 3 sene sonra çok başka bir oyuncuya evrileceğini düşünüyorum. 
 
Çeyrek final eşleşmelerinde hangi takımları daha şanslı görüyorsunuz?
 
Fransa ve Irak bence net favoriler. Fransa’nın problemleri devam ediyor olabilir ama gruptaki kötü performans sonrasında ev sahibini rahat geçmeleri muhtemelen onları biraz daha rahatlattı. Özbekler maçın ilk bölümünde zorlayabilir ama devamında Fransız fiziğine karşı cevap vermeleri epey zor olacak.
 
Irak ise turnuva öncesi buralara rahat gelmesi beklenmeyen bir takımdı ama turnuvadaki performansları onları Dünya Kupası’nın en iyi 4-5 takımından biri yapıyor. Hem oldukça enteresan yeteneklere sahipler, hem de yere çok sağlam basan güçlü oyuncularla oynuyorlar. Güney Kore’nin yaptığı büyük sürprizdi ama bence hedeflerine ulaştılar ve Kolombiya’ya karşı 120 dakikanın yorgunluğu Irak gibi dinamik bir takıma karşı onları fazlasıyla zorlayacak. Irak da uzatmaya giden bir maç oynadı ama Paraguay maçın büyük bölümünde 10 kişiydi. Irak’tan da net bir tur bekliyorum.
 
Diğer eşleşmeler daha dengeli. İspanya elbette çok iyi takım ama biraz abartılıyor olabilirler. Meksika’ya karşı çok zorlandılar ve iyi bir takımla oynayacaklar. Laxalt ve Lopez ikilisi, bekleriyle geriyi bazen çok boşaltan İspanya’ya karşı hızlarıyla sorun yaratabilir. Özellikle sol açık oynayan Laxalt ve karşısındaki sağ bek Manquillo’nun mücadelesi çeyrek finallerin en güzel oyuncu eşleşmesi olabilir. İspanya elbette bir adım önde. 
 
Gana – Şili eşleşmesi de oldukça dengeli görünüyor. A Grubu’nda olmanın etkisiyle fazlasıyla küçümsenen Gana, son 16’da bana göre büyük bir sürpriz yapmadı. Çünkü o kadar iyi takımlar. Şili karşısında onların da tura yakın olduklarını düşünüyorum. 
 
Sizce şu ana kadar turnuvanın en iyi oyuncusu kim?
 
Son 16’da kaybetmelerine rağmen Juan Fernando Quintero. Pescara’da onu geçen sene fazlasıyla takip etme ve izleme imkanım oldu ve açıkçası bu kadar büyük bir dominasyon kurabileceğini düşünmüyordum. Kendi yaş grubunda bizim takımımızdaki oyuncularla ilgili söylediğim o farkı hemen her maçta çok net yarattı. Muhtemelen turnuvanın maç ortalaması itibarıyla şu ana kadarki dripling lideri. Topu aldığı her an çok rahat adam eksiltti ve hep en doğru oyuncuları gördü. Bunun yanında muhteşem gollere de imza attı. Güney Kore’ye karşı takım arkadaşlarının hiçbir yardımı yokken tek başına adeta rakibi geriye itti. 120 dakika boyunca oynadığı futbol bence turnuvanın en büyük meydan okumasıydı ve normal sürenin son saniyelerinde attığı gol bu anlamda müthiş bir tamamlayıcı oldu. Eğer turu geçseler bu performans çok daha fazla parlayacaktı. Bunun yanında bacak kalınlığı ve sahadaki sağlamlığı da yaşı ve yeteneği itibarıyla fazlasıyla etkileyici.
 
Oliver Torres’i de Quintero’nun arkasına yazıyorum. Onun 4 maçını da çıplak gözle izlemek büyülenme katsayısını artırıyor. Futbol zekası yönünden bence net bir şekilde turnuvanın lideri. Ve dört maçını izlememe rağmen birçok pozisyonda 3-4 pas opsiyonu varken %90’ında en doğrusunu tercih etti. Kalanlarda da ikinciyi seçti. Bence bu inanılmaz bir durum. Fiziği biraz zayıf görünüyor ve geliştirmesi kesinlikle gerekiyor. Bu yönden Quintero’ya göre eksik ama oyun içi kondüsyonu ve mücadeleci yapısı ortalamanın çok üzerinde.
 
Turnuvada en beğendiğiniz takım hangisi, neden?
 
Buna izlediğim ilk maçlarından itibaren Gana cevabını veriyorum. Hakikaten çok zor bir grupta yer aldılar. Fransa ve İspanya maçlarındaki performanslarının karşılığı da hiçbir şekilde 0 puan değildi. Böyle bir ortamda işleri çok zorlaşmışken önce ABD gibi altı grubun en iyi sonuncusunu farklı yenip sonrasında lehlerine çıkan sonuçlarla zor da olsa son 16’ya kaldılar. 
 
Sellas Tetteh gibi çok önemli bir teknik adam tarafından yönetiliyorlar. 2009’da Gana’ya U-20 Dünya Kupası’nı kazandıran isim kendisiydi ve Gana’da Sellas Tetteh küçük çaplı bir efsane. Maç sonrası basın toplantıları da zaten ne kadar saygıdeğer bir hoca olduğunu gösteriyor. Yarattığı takım bence Yiadom Boakye dışında çok özel bir yetenek barındırmayan kadro için fazlasıyla etkileyici. Takımına hakim. Bunun yanında Gana, her maçında kendisinden çok daha potansiyelli takımlara karşı özellikle maçların belirli bölümlerinde oyunu domine etmeyi başardı. Irak da beğenmemenin mümkün olmadığı bir takım ama 3 maçını stattan izlemenin de farkıyla cevabım Gana. 
 
Twitter: @parmamaniac
 
twitter, vine, instagram, youtube, vimeo ve facebook postlarını url ekleyerek girebilirsiniz.

bbcode'un tüm nimetlerinden faydalanabilirsiniz.
• [b]kalın yazı[/b]: kalın yazı
• [i]italic yazı[/i]: italic yazı
• [u]altı çizgili yazı[/u]: altı çizgili yazı
Türkiye’de resmi olarak bulunan OPPO, geçtiğimiz aylarda tanıttığı OPPO A9 2020 modelini...