#
#
Joganita.net yazarı ve altinayakkabi.blogspot.com bloğunun sahibi Tanju Eren, U-20 Dünya Kupası'na dair sorularımızı yanıtladı.
05/07/2013 - 00:00
Top 16 karşılaşmalarında sizce en büyük sürprizi hangi takım yaptı ve neden?
 
Top 16'nın en büyük sürprizine iki açıdan bakmak lazım. İlk olarak turnuvayı ya da 2. tur maçlarının izlememiş gibi davranırsak, Irak ve Özbekistan'ın ulaştıkları nokta muazzam. Özbekistan'ın 'kontrol' futbolunu çok iyi bildiğim için şu ana kadar aldıkları sonuçlar beni hiç şaşırtmadı. Ancak Irak hem oynadığı futbol, hem de aldığı sonuçlarla beni çok büyük bir şoka uğrattı. Paraguay maçını 'eze eze' aldıkları için, karşılaşmayı izleyenler için sürpriz denemez aslında Irak'a.
 
Maçları izlemiş biri olarak yorum yapmak gerekirse, Gana'nın Portekiz'i elemesi büyük bir sürprizdi. Portekiz, özellikle Gana karşısında 2. yarıdaki oyunu ile turnuvanın en eşsiz performanslarından birini çıkardı ama yetmedi. Güney Kore'nin çok özel bir takım olan Kolombiya'yı fiziksel dezavantajlarına rağmen elemesi, uzun süredir Asya futboluna ilgi duyan beni çok mutlu etti. Oralara uzak olanlar için ise ipucu vereyim, Japonya ve Güney Kore şaşırtmaya daha çok devam edecek.
 
Fransa karşısında özellikle ilk yarı çok etkisiz kaldık. İkinci yarıda çok daha iyi bir futbol ile sahadaydık ama bu sefer de basit hatalar ile goller yedik. Sizce neleri yanlış, neleri doğru yaptık maç boyunca?
 
Futbol kültürü, alt yapı eğitimi ve gençlere verilen değer açısından aramızda bir uçurum var Fransa'yla. Rakibin 2. turda forma giyen hemen her oyuncusu çok iyi süreler alırken, bizim en değerli oyuncularımız dediğimiz Okay, Salih bile ancak 'rotasyon' oyuncusu. Ayrıca fiziksel, mental ve taktik eğitim olarak alt yapıda en az 2-3 sınıf gerideyiz. Topsuz oyun, pozisyon bilgisi gibi alanlarda fark yedik Fransa'dan. Fiziksel olarak da bir o kadar fark olunca dayanmamız pek mümkün değildi. El Salvador karşısında Messi, Mesut Özil ilan ettiğimiz oyuncuların öyle olmadığını görmek için Kolombiya, Fransa maçları çok güzel bir 'ayna' oldu Türk futboluna. Gerçi en büyük ders iki uzak mesafeli şutla, pozisyona girmeden kazanılan Avustralya maçı olmalı ya, neyse...
 
Neleri doğru, neleri yanlış yaptık kısmına gelince maça başlayan 11 çok büyük bir hataydı. En basitinden Fransa, Salih Uçan'ın en oynaması gereken karşılaşmaydı ya da Halil Akbunar için en yanlış maç... 45 dakika boyunca bir kaç bireysel hareket dışında taktik anlamda hiç bir şey koyamadık ortaya. Zaten kendine özgü bir futbol karakteri olmayan Türkiye'de, 4 oyuncuyu ve kaptanlık pazubandını değiştirince aksi bir sonuç beklemek Feyyaz Hocamızın hayalperestliği oldu ne yazık ki.
 
İkinci yarıdaki baskıda neyi doğru yaptık derseniz, ben bir açıklamasını bulamıyorum bunun. Özellikle Fatih Terim döneminde Milli Takım'da ya da ligde 'büyük' varsayılan takımların geri düştüğü maçlarda verdiği klasikleşen hatta ne yazık ki karakterleşen bir reaksiyon bu. 'Kaos' futbolu diye özetleyeceğimiz bu oyunun taktik açıklamasının çok zor olduğunu, en iyi 2008 Avrupa Şampiyonası'ndaki rakip teknik adamların açıklamalarına bakabiliriz. Ancak bu oyun tarzının, 90 dakikaya yayılması mümkün değil. Dolayısıyla karakterleşmesi de... Ülke olarak en azından milli takımların tüm kategorilerine bir 'sistem' aşılamazsak bu 15 dakikalarla maç kazanmak için daha çok dua edeceğiz...
 
Türkiye U-20 milli takımından hangi oyuncuların ileride A milli takımda yer alacağını düşünüyorsunuz?
 
Ben 20 yaş altı gençleri yakından tanımadan ve karakterlerine birazcık şahit olmadan net konuşamıyorum artık. Örneğin Cenk'in yetenekleri apaçık ortada. Ancak saha görüşünü, mücadele ve fiziksel kapasitesini ne kadar geliştireceği konusunda büyük şüphelerim var. Volkan Şen olup çıkma ihtimali çok yüksek geliyor bana. Sahada bu şüpheyi en az taşıdığım isimlerse Okay Yokuşlu, Alpaslan Öztürk ve Salih Uçan. Aykut Özer, Kerim Frei ve Hakan Çalhanoğlu'nun ise disiplinin çok yüksek olduğu Almanya ve İngiltere'de forma giymesi umutlarımı ayakta tutuyor. Eleştirilen Aykut'un da çok yetenekli olduğu kanaatindeyim bu arada, inşallah tecrübe kazanır oynayarak.
 
Çeyrek final eşleşmelerinde hangi takımları daha şanslı görüyorsunuz?
 
Özbekistan futbolunun gelişimine hayranım ancak Fransızlar karşısında şans vermiyorum. İspanya, Meksika maçından ders almamışsa -Corona bencil olmasa elenmişlerdi- Uruguay'ın elinden kurtulmaları zor. Yine de maç 0-0 sürdükçe her karşılaşmanın favorisi İspanya'dır bu turnuvada. Kore'nin, Irak'ın peri masalını zor da olsa bitireceğini düşünüyorum. Rubio'yu turnuvaya getirememelerine rağmen sürpriz beklediğim Şili'nin ise Gana'yı eleyeceği kanaatindeyim. Mükemmel bir maç olacaktır.
 
Sizce şu ana kadar turnuvanın en iyi oyuncusu kim?
 
Tek isim söylemek çok zor. Bence en komplike, en özel oyuncu Oliver Torres. Quintero da diğerlerinden çok ayrıldı. Ancak başını Kayode, Cordoba gibi golcülerin çektiği ve sayısını çift hanelere rahatlıkla çıkarabileceğim, hala Avrupa pazarında bombaya dönüşmemiş çok önemli yetenekler de var. 
 
Turnuvada en beğendiğiniz takım hangisi, neden?
 
Özbekistan... Evet en güçlü takım değiller, ancak 'Eldeki malzemeden maksimum verim nasıl alınır?' konusunda özel bir ders veriyorlar herkese. Bu yüzden onların yeri ayrı benim gözümde, keza Irak'ın da. En güçlü takım  ise bence Fransa. Hala 'en ciddi' oyunlarını görmediğimizi düşünüyorum. İspanya ile bir kez daha karşılaşırsa, Campana-Torres ikilisinin Deulofeu başta diğer oyunculardan daha çok yardıma ihtiyacı olacak.
 
Twitter: @tanjueren
twitter, vine, instagram, youtube, vimeo ve facebook postlarını url ekleyerek girebilirsiniz.

bbcode'un tüm nimetlerinden faydalanabilirsiniz.
• [b]kalın yazı[/b]: kalın yazı
• [i]italic yazı[/i]: italic yazı
• [u]altı çizgili yazı[/u]: altı çizgili yazı
Türkiye pazarındaki yerini koruyan 2020 Peugeot 5008, fiyatlarına bakın başış yaptığımız...