#
#
Ekrem Önder Çiftçi'nin, Tugay Kerimoğlu röportajının devamı.
19/05/2016 - 18:57
Galatasaray'da George Hagi  ve Roberto Mancini’nin  yardımcılığını yaptınız.
Dünya futbolunda önemli isimlerle çalışmak nasıl bir duygu? Biraz  bahseder misiniz?

Bu söylediğiniz isimler dünyanın en kaliteli insanları, futbol oynadıkları dönemde de kaliteli isimlerdi. Hocalıklarını zaten anlamamıza gerek yok. Kendilerini dünya futboluna damgasına vurmuş, karakterleri, hocalıkları ve duruşlarıyla örnek teşkil etmiş insanlardır.  Ülkemize gelen bu insanların değerini fazla bilemiyoruz. Bizdeki sabır sistemi çok fazla çalışmıyor çalışmadığı zamanda örnekler ortada Türkiye'de gönderilen hocaların çoğu avrupada başarılı oluyor. Roberto Mancini, Galatasaray'da devam etseydi eğer daha büyük başarıla imza atardı. Çünkü Türkiye'yi ve Türk futbolunu öğrenmişti. 
 

http://im.htspor.com/2014/02/27/925377_620x310.jpg?1393509898
 
George Hagi’nin ayrılmasının ardından Galatasaray’da teknik direktörlük isminiz geçiyordu. O dönem takımın geçmeniz için size teklif yapıldı mı? 
O dönem gazetelerde yazılıp çizildi ama bana öyle bir teklif gelmedi. George Hagi, Bülent Ünder ve sonrasında Roberto Mancini dönemiyle beraber aldığım karar şuydu: Üç kişinin yardımcılığı yaptıktan artık tek başıma yapacağım teknik direktör yaşantısına basamağın ilk adımını kendi başıma atmayı düşündüm. 
 
http://i.eurosport.com/2011/03/04/696468-9607429-640-360.jpg
 
Manchester City’nin akademisinde görev aldınız. İngiltere ve Türkiye altyapıları arasında karşılaştırma yaparsanız neler söylemek isterseniz?
Bizim ülkemizdeki altyapı mantığı yapılan konuşmalarda hep önem verilen şeyin altyapı olduğunu izah ediyoruz ama ne yazık ki göreve gelindiğin altyapıya çok fazla değer vermeyip bunu bir örnek bir sunum olarak gösterip öyle kabul ediyoruz. Yurtdışında takımlar bütçeyi hep altyapıya yatıyor. Araştırmalarını yapıyor, oyuncu izleme kurumu kuruyor. Bunları devamlı seyrettiriyor, devamlı bu futbolcularla bilgi alış verişi yapılıyor. En son takımın teknik direktörüne sunuluyor. Şimdi ki altyapılara bakıldığında sizin bütçeniz çok fazla yoksa harcama şansınız da o kadar kısıtlanıyor. Bizde yetişmeme sebebi araştırmama sebebi bu.
 
Yani Türkiye’de neden yeni bir Hakan Şükür, yeni bir Tugay Kerimoğlu yetişmeme sebebi bu diyorsunuz.
Aslında öyle bakmamak gerekiyor.  Biz neyi ne kadar istediğimize bakmamız lazım. Bir yerde yetenekli bir oyuncu varsa onu almanız zor şu anlamda zor aile devreye giriyor, menajerler devreye giriyor, kulüpler devreye giriyor. Bunun akabininde talepler çoğaldıkta karşılığında fiyatlar yükseliyor bu sefer de vazgeçiyorsunuz.
 
Katıldığınız bir radyo programında Galatasaray’a 14 yıl emek verdim bir telefon bile gelmedi şeklinde sitemkar açıklamanız oldu. O dönem teknik direktör adayları arasında sizin de isminiz geçiyordu.
Arz ve talep kulüplerin başkanlarına aittir. İstemekte onlara aittir. Radyo söylediğime birazcık daha katarak söyleyeyim; 14 sene hizmet ettiğim Galatasaray’da yaşadığım şampiyonluklar, oynadığım maçlar, kazandığımız başarıların hepsi o camiaya ait, bizler gelip geçiciyiz kalıcı olan Galatasaray’dır. Kendi değerlerimize ne kadar sahip çıkarsak, daha ön planda olur ve daha fazla sevilir diye düşünüyorum.
 
Galatasaray’ın bu sezon yaşadığı sportif başarısızlığını neye bağlıyorsunuz? 
Bu konuları fazla irdelemenin veya bir şeyler söylemenin mantıklı olacağını düşünmüyorum. Galatasaray çok büyük bir camia kendi bünyesinde yaşanan konuları ben  bilmiyorum, bilmeyeceğim de. Bu konuyla ilgili uğraşması gereken yönetmesi gereken merciler var. Bunları kendi içlerinde çözeceklerini düşünüyorum.
 
İlerde Fenerbahçe’den teklif alırsanız çalıştırır mısınız?
Ben profesyonelim çalıştırırım.
 
Sizce Şampiyonlar Ligi Kupası'nı hangi takım kaldırır? 
Real'de Atletico'da başarılı bir sezon geçiyorlar. O maçın favorisinin olduğunu düşünmüyorum. İki takımda kupayı kazanabilir. Diego Simone Atletico Madrid'e level atlattı, çok güzel işler yapıyorlar belki de sıra da CL Kupası vardır. 
 
Türk Futbolu teknik direktörler açısından hızar gibi. Olası sportif başarısızlıkta fatura teknik adama kesiliyor. Bu ortam bir kulüpte sezon sonuna kadar çalışmak büyük bir başarı gibi görünüyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Bizim ülkemizdeki hocaların çalışma süresi sonuçlara bağla. Bunu çok fazla irdelemenin veya açıklamanın anlamı yok. Görünen köy misali ne yazık ki biz daha 2 maç kazanıp , 2 maç kaybeden hocayı bile gönderebiliyoruz. Bu ülkede büyük başarılar elde etmiş insanları eleştirebiliyoruz. Bugün bakıldığında bu ülkede bir Fatih Terim kolay yetişmiyor. Bu insanı bile başarılıyken biz eleştirebiliyoruz ve sonucunun nelere geldiğini görebiliyoruz. Türkiye’de sabır mekanizması çalışmıyor. Ülke olarak sabretmeyi öğrenmemiz lazım.
 
Bunu biraz açayım bunun dış etkenleri de var. Urfa'da Şanlıurfaspor için uğraşan, emek veren  bir aile var. Bu ailenin dışında bu aileyi içerden parçalamaya çalışan insanlar var. Dışarıdan etkilemeye çalışanlar, algı operasyonu yapanlar, içerden karıştıranlar vardı. Şanlıurfaspor’da benim gelmem,  gitmem veya birilerinin gelip gitmesi sonucu değiştirmeyeceğini söylemiştim.  Mühim olan teknik adamın düşüncesine, futbol bilgisine inanmanız ve ona sabır göstermeniz gerekir. Bu insanla beraber hareket etmeniz gerekir, başarı böyle gelir. Sir Alex Ferguson, 27 yıl Manchester United’da görev yaptı. Başarı böyle yakalanıyor. Tugay hoca gitsin, Erhan hoca gelsin, Mehmet hoca gitsin Hüseyin hoca gelsin mantığıyla hiçbir şeyi değiştiremezsiniz.  Türk futbolunun genel sorunu bu. 
 
PTT 1.Lig'de Adanaspor, Spor Toto Süper Lig'de Beşiktaş şampiyon oldu.  Neler söylemek istersiniz? 
Engin İpekoğlu göreve geldikten sonra istikrarlı giden bir Adanaspor vardı. Hak ettikleri başarıya ulaştılar. Kendilerini tebrik ediyorum. 
 
Spor Toto Süper Lig’de ise sayın Şenol Güneş’in yaptıkları ve Beşiktaş’a oynattığı futbol ortada ve bunun karşılığını alması gereken Beşiktaş’tı. Bir yıl boyunca hep farklı statlarda oynamış ve bu sıkıntılarla başa çıkabilmiş bir Beşiktaş hak ettiği şampiyonluğa ulaştı. Bu zorlu şampiyonluğun belgeseli çekilir diye düşünüyorum. 
 
Sahada kenarında hırslı ve mücadeleci olan Tugay Kerimoğlu evinin içinde nasıl biri? Eski basketbolcu  eşiniz Etkin hanımla, çocuklarınızla futbol konuşuyor musunuz?
Ben oynarken de eşime her zaman danışırdım o da kendi düşüncelerini söylerdi. Biz erkekler bir şeyi bir kerede düşünür alırız ama kadınlar beş kere düşünür öyle alır. Eşim kendiside sporculuktan geldiği için onun düşüncülerine önem veririm. Ona danıştıktan sonra son kararı verecek olan yine benim. ( Gülüyor )
 
http://i.hizliresim.com/RkdGDo.jpg
 
Antrenman, maç, deplasman derken kitap okumaya, müzik dinlemeye fırsat bulabiliyor muydunuz? 
 Ben izlemeyi ve dinlemeyi çok seven bir insanım. Kitap okumayı da çok severim. O konuda kültürüm yüksektir. Her akşam uyumadan önce kitap okurum. İsterseniz yaparsınız bunun vakti yoktur. Eğitim çok önemli altyapıda, A Takımda her kademede olmalı. Galatasaray'da Altyapı Koordinatörülüğü görevini yürütürken her oyuncuya kitap okumayı ve ingilizce öğrenmeyi şart koymuştum.
 
Hocam vakit ayırdığınız için çok teşekkür ediyorum.  Son olarak okuyucularımıza nasıl bir mesaj vermek istersiniz?
Ben teşekkür ederim. Şanlıurfaspor taraftarına bir kaç şey söylemek istiyorum. 'Eğer Şanlıurfaspor’u, ve Şanlıurfa’yı çok seviyorsanız. Sakın ha sakın takımınıza zarar vermeyin. Ailenin içerisinde ki isimleri söylemiyorum. Ailenin dışındakilere sesleniyorum Şanlıurfaspor sizin takımınız zarar vermeyi bırakın da sahip çıkın. 
 
Röportaj: Ekrem Önder Çiftçi
http://twitter.com/eonderciftci
 
twitter, vine, instagram, youtube, vimeo ve facebook postlarını url ekleyerek girebilirsiniz.

bbcode'un tüm nimetlerinden faydalanabilirsiniz.
• [b]kalın yazı[/b]: kalın yazı
• [i]italic yazı[/i]: italic yazı
• [u]altı çizgili yazı[/u]: altı çizgili yazı
2019’da yayınlanacak uzay temalı bilim kurgu filmlerine bir yenisi ekleniyor. Brad Pitt ve Liv Tyler, Ad Astra filminde...