#
#
PTT 1. LİG
  1. TAKIMLAR
    O
    Av
    P
  1. Tamamını Göster »
PTT 1. LİG
22 yıl İngiltere’de yaşayan Tottenham Hotspur Kulübü’nün altyapısında görev yapan, sonrasında Türkiye Futbol Federasyonu’nu Orduspor, Kardemir Karabükspor ve Beşiktaş gibi kulüplerde gözlemci antrenörlük yapan Denizlispor teknik direktörü Koray Palaz, Ekrem Önder Çiftçi’ye konuştu.
20/05/2016 - 21:18
Hocam merhabalar. Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
 
29.11.1978 İstanbulş doğumluyum. 1989 yılında Londra’ya gittik. Futbol kariyerimi ve eğitimimi İngiltere’de geçirdim. Orada lokal kulüplerde oynadım. Sonra Westham’da kısa süre kaldım. 1995 yılında Trabzonspor’a geldim 3.5 hafta kaldıktan sonra İngiltere’ye geri döndüm 3. ve 4. liglerde oynadım. Daha sonra Türk Liginde oynadım. 2001 Kasım’da başladığım antrenörlük kariyerime başladım ve 2009 yılında UEFA Lisansımı aldım. Tottenham Hostpur ve Milli Takımlar İngiltere Gözlemci Antrenörlüğü yaptım. İngiltere'de kendi futbol akademimi kurdum.  2011 yılında Kardemir Karabükspor ile anlaşarak Türkiye'ye geldim. 
 
TFF için İngiltere’de gözlemci antrenörlüğü ve Tottenham Hostpur’un altyapısında görev aldınız. İngiltere’de Türk futbolu adına ne gibi çalışmalarınız oldu? Milli takımlarımıza kazandırdığınız isimler kimler?
Milli takımlarımıza totalde 19 tane futbolcu kazandırdım. Bunlarda en çok önde olan ve A Milli Takım kategorisine kadar yükselen Colin Kazım ve Jem Paul Karacan, Kerim Frie ayrıca Alpaslan Öztürk, Kamil Ahmet Çörekçi, Yusuf Mersin gibi isimleri kazandırdım. Kazandırdığım isimlerin 3-4 tanesi A Milli Takıma kadar yükseldi. Genç yaş gruplarından kazandırdığım oyuncular oldu onlar milli takımlarda devam etmedi.
 
2007-2008 Sezonunda İngiltere’de ‘Yılın Antrenörü’ ödülünü aldınız. Nasıl bir kariyer planı yaptınız da Türkiye’de görev almaya başladınız?
 
İngiltere’de ilk defa yabancı bir antrenör bu ödülü kazanmış oldu. Bu ödülü gençler kategorisinde aldım. Futbol akademimde ve Tottenham Hostpur almış olduğum görevler yapmış olduğum çalışmalardan dolayı böyle bir ödülü layık görüldüm. 2010 yılının son aylarında Kardemir Karabükspor  Başkanı Hikmet Ferudun Tankut, bir arkadaşım vasıtasıyla benimle  irtibata geçti.  2011 Ocak ayından Karabükspor’da göreve başladım. İlerleyen dönemlerde bir takım sıkıntılar oldu. Karabükspor o dönemlerde İsveç 2.Lig’inde bir  takım satın almıştı o takımın adını Karabükspor olarak değiştirmişti. İşler orada iyi gitmiyordu. Hikmet Ferudun Tankut Başkan benden o takımın başına geçmem konusunda talebi oldu. Ben de İsveç 2.Lig’indeki Karabükspor’un başına geçtim.  Takım 12 takımdan oluşan ligde 10. sıradaydı.  Bu takımı ben 6 maçta 5 galibiyet 1 beraberlikle 3. sıraya yükselttim. İkinciyle aynı puandaydık yalnız  gol averajımız düşük olduğundan ligi 3. tamamladık. Bir takım sıkıntılar oldu ve Karabükspor’dan ayrıldım.
 
Orduspor’da Şef Scout olarak göreve başladım. Hector Cuper’in yardımcılığını yaptım. Rakip analiz gibi çalışmalar yaptım. Orduspor’un içinde bulunduğu maddi sıkıntılar nedeniyle oradaki çalışmalarım kısa sürdü. Beşiktaş’ta sayın başkanımız Fikret Orman döneminde 2. Scout olarak başladım. Bu sezon başında kulübün scout departmanın başında isim olarak görev yapmaya başladım. Sonrasında Denizlispor’da göreve başladım.
 
Tottenham Hotspur’un altyapısında  görev aldınız. İngiltere ve Türkiye altyapıları arasında karşılaştırma yaparsanız neler söylemek isterseniz?
 
İngiltere’nin futbolun beşiği olduğu unutulmamalı. Orada futbol Türkiye’dekinden çok farklı, U-16 yaş gurubuna kadar oynanan bütün maçların hepsi dostluk müsabakası olarak oynanıyor. Bu maçların hiçbirinde skor önemli değil. Oyuncuları yarışmacı bir kimliğe değil de oynadıkları takımlarda gelişimleri için oynanıyor. Bu çok enteresan bir konudur. İngiltere gibi bir ülkede futbola çok erken başlayabiliyorsunuz. U-5 , U-6 yaş gurupları mevcut yalnız bizim ülkemizde U-11 U-12 gibi başlıyor. U-6 ile U-11 , U-12 arası futbolun fundamentalı dediğimiz yani hareketlilik, balans ve koordinasyon prensiplerine uygun bir şekilde oyuncuları yetiştiriyorlar.  Bizim ülkemizde bu konuda ciddi anlamda sıkıntılar var. Ayrıca tesisleşme ve antrenörlerin yeterliliği adına Türkiye’de ciddi sıkıntı olduğunu düşünüyorum. Bu kolay bir şey değil yıllardır gelişen bir sistemi değiştirmek kolay olmuyor. Bu konuyu geniş kapsamlı değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum.
 
 
Basketbolda Avrupa’da kupalarında başarılı olan spor kulüplerimizin aynı başarıyı futbolda gösterememesinin sebebi siz ne olabilir?
 
Futbol çok farklı bir sektör, bu anlamda futbolla basketbolu  kıyaslamak çok doğru olmayabilir. Burada ayrılan bütçeler ve futbolun global dünyadaki yeri çok daha farklı. Bizim basketbola yaptığımız yatırımlar ne kadar doğrusuysa, futbola yapılan yatırımların bu anlamda ne kadar eksik olduğunu söyleyebilirim. Çok fazla kıyaslanabilecek bir durum söz konusu değil diye düşünüyorum.
 
EURO 2016 ‘da Milli Takımımızın şansını nasıl görüyorsunuz?
 
Biz uluslar arası platformlarda son dönemlerde 1996-2002 ve 2008 şampiyonlarının dışında çok fazla boy göstermiyoruz. Ülkemiz adına çok üzücü bir durum çünkü her dört yılda bir Avrupa şampiyonası ve dünya kupası düzenleniyor. Biz bu turnuvalara çok fazla katılım sağlayamıyoruz. Ülkemiz adına ve futbol adına bir eksi olduğunu düşünüyorum. Milli takımımızın katılmış olduğu her turnuvada üstün bir performans sergilediği EURO 96 hariç 2002 Dünya Kupası ve 2008 Avrupa Şampiyonası’nda ciddi anlamda ses getirecek başarılar elde ettik. Tabi bu başarılar ne yazık ki bizim futbolumuzda kalıcı değil. Kulüpler bazında da bu anlamda üst düzey değiliz. Milli takımımız EURO 2016’da en azından çeyrek final oynayabileceğini düşünüyorum. Tabi şunu unutmamak lazım; belki de en zor gruba düştük. Bu grup için ölüm grubu diyebilirim. Çok zor bir gruptayız ama milli takımımızın oyuncu karakteri ve Fatih hocanın tecrübelerinin milli takımımıza yansıyacağını düşünüyorum. Başarılı olacaklardır en az çeyrek final diye umudum var benim.
 
Uzun bir süre gözlemci antrenörlüğü yaptıktan sonra Denizlispor’da teknik direktör olarak göreve başladınız. İki farklı teknik adamla çıktığı 21 maçta sadece 4 galibiyet alabilen ve ligin son sırasında yer alan Denizlispor’dan teklif geldiğinde ne düşündünüz? 
 
Bu teklifle ilgili şöyle bir durum söz konusuydu. Denizlispor oyuncu kadrosuna ve kalibresine baktım. Burada çok üst düzey futbol oynamış ve genç yeteneklerin bir arada olduğu sadece bunların harmanlaması gerektiğine inanmıştım. Çok muazzam bir işi başardığımızı kimse göz ardı etmesin.
 
İlk teknik adamlık deneyiminiz için büyük bir risk değil miydi?
 
Evet büyük riskti ama hayatta riskler alınmadan kolay kolay bir yere gelinmiyor. Bu yüzden bu riski almak zorundaydım. Genç bir teknik direktörüm 37 yaşındayım. Allah nasip ederse 38 olacağım. Aldığımız büyük riskin karşılığında da ligde kalmak nasip oldu
 
Koray Palaz’ın elinde sihirli değnek mi var? 13 Maçta 6 galibiyet, 3 beraberlik ve 4 mağlubiyet alarak düştü denilen Denizlispor’u ligde tutmayı başardınız. Bu başarının sırrını okuyucularımızla paylaşır mısınız?
 
Elimde sihirli bir değnek yok. Oyuncuları mental olarak müsabakalara hazırladım. Her maç için ayrı bir strateji ve ayrı bir oyun planı ile sahaya çıktık.  Rakipleri iyi analiz ettik, kendi gücümüzü biliyorduk. Bu başarının sırrı; en başta inandık, onurlu oynadık bunun karşılığında puanlar alarak ligde kaldık. Tecrübeli ve genç oyuncularımdan maksimum performans alabilmek için bir takım mental yüklemeler yaptık. Bununla birlikte rakipleri iyi analiz etmek, onları iyi tanımak, eksiklerini tespit etmek ve bu eksikler üzerine oyun stratejisi üretmek üzerine bir sistem kurmuştuk. Bu sistemden büyük verim aldık. Kendime her zaman inanmıştım. Bir gün teknik direktörlük için fırsat geldiğince yapabileceğim özellikle Denizlispor gibi marka değeri yüksek bir takımda görev almak benim adıma iyi bir başlangıç oldu. İnşallah ilerleyen dönemler bunu daha iyi yerlere taşıyacağımızı umut ediyorum.
 
19 yıl Spor Toto Süper Lig’de mücadele etmiş Denizlispor, iki sezondur PTT 1.Lig’de son hafta da ligde kalıyor? Futbol şehri olan Denizli’de takıma yetirince destek verilmiyor mu? 
 
Denizlispor çok önemli bir markadır. 50 yıl geçmişe sahip olan bir çınardır. Sonuçlar iyi gidince insanlar şehir takımlarının veya tutmuş oldukları takımlarının arkasında oluyor. Son birkaç yıldır yaşanan kaotik durum insanları biraz futboldan soğutmuş ben bunu gözlemledim.  Maddi ve manevi daha iyi yerlerde bir takım yaratılması için Denizli’den daha fazla destek almamız şart.
 
Önümüzdeki sezon Denizlispor’da devam etmeyi düşünüyor musunuz?
 
Denizli güzel bir şehir ben sevdim. Denizlispor’da devam etmek istiyorum. Yalnız kulübün şartlarını iyi belirlemek gerekiyor ve buna göre bir strateji oluşturmak gerekiyor. Denizlispor yönetiminin bir takım projeler ve stratejilerle birlikte doğru yapılanma ve yapılanmada Koray Palaz’ın yeri çok önemli ben uzun süreler çalışmak istediğimi kendilerine ilettim.
 
Denizlispor’da uzun vaade de çalışırsanız ne gibi hedefleriniz var ?
 
Ben Denizlispor’u Süper Lig’e çıkarmak istiyorum. İnşallah bu bize nasip olur. Yalnız biraz önce dediğim gibi burada önemli olan Denizlispor’un imkan ve stratejisini çok iyi gözden geçirmesi gerekiyor. Bununla birlikte bizler bu görevi yapabilecek bütün donamıma, birikime ve tecrübeye sahibiz. Denizlispor yönetimi bu doğrultuda hareket ederse benim hedefim takımı Süper Lig’e çıkarmak.
 
İngiltere’de altyapıda görev almış bir teknik adam olarak Denizlispor’un altyapısını takip ediyor musunuz?
 
3 aylık bir periyotta göreve geldik sadece 2 defa izleyebildim. Altyapıdan bazı oyuncuları a takıma çıkardım. Belki biliyorsundur Atakan 1999 doğumlu bir oyuncu onu Karşıyaka, Samsunspor ve Boluspor maçlarında kısa süreli de olsa oynatma şansına sahip olduk. Denizlispor altyapısı yıllar boyuncu türk futboluna önemli isimler kazandırmıştır. Altyapı ile ilgili bir takım çalışmalarımız var. Bunların hepsini bir arada yapabilmek için Denizlispor’un vizyonu, stratejisi çok açık ve net olmalıdır. Denizlispor önemli bir kulüptür ve ben bu kulüpte uzun vadede çalışmak istiyorum.
 
PTT 1.Lig’de uygulanan yabancı kuralı hakkında ne düşünüyorsunuz?
 
Sonuçta bu Türkiye Futbol Federasyonu’nun teferruatıdır. Uygulanan yabancı kuralında herhangi bir sıkıntı olduğunu düşünmüyorum. PTT 1.Lig’de çok kaliteli yabancı oyuncular forma giyiyor.
 
Leandrinho’nun sözleşmesinde gol kralı olması halinde 40 bin Euro prim alacağı şeklinde madde bulunduğu bu yüzden maçlarda pas vermesi gereken pozisyonlarda gol atmak için bencil davrandığını iddialarının gerçeklik payı var mı?
 
Leandrinho ile 3 ay çalışabildim. 13 maçlık bir periyotta sakatlığından dolayı 3-4 maç forma giyemedi. Sözleşmesinde böyle bir madde olduğunu doğru ama bu yüzden pas vermiyorum yorumuna katılmıyorum. Birçok kritik maçta asist yaptı dolayısıyla benim için bu yorum pek fazla geçerli değildir.
 
Leandrinho ile Recep Niyaz’a yurtiçinden ve yurtdışından teklif olduğu medya yer alıyor. Kulübe ulaşan resmi bir teklif var mı? Bununla beraber bu oyuncunuzun yurtdışında başarılı olabileceğini düşünüyor musunuz?
 
Her iki oyuncu da gerek Süper Lig’de gerekse avrupanın bir çok üst düzey takımında forma giyebilecek yeteneğe sahip olduklarını düşünüyorum. Leo ve Recep Niyaz’ın kulübe ulaşan henüz resmi bir teklif yok.
 
Daha önce izlediğiniz rapor hazırladığınız dünya futbolunda önemli bir yere sahip olan isimler var mı?
 
Mutlaka var. Beşiktaş Kulübü’nde çalışırken bu oyuncuları tespit etme şansı yakaladım. Beşiktaş’ın gizlilik politikası nedeniyle bu isimleri açıklamam doğru olmaz.  
 
Son 4 sezon Beşiktaş izleme komitesinde yer aldınız. Beşiktaş’a kazandırdığınız futbolcular kimler? 
 
Olcay Şahan, Kerim Frie gibi isimleri kazandırdım. Bu iki ismin dışında Cenk Tosun dahil birçok oyuncuyu izledim, rapor hazırladım ve fikir beyan ettim. Yabancı oyuncularla ilgili de çalışmalarımız oldu. Beşiktaş değerleri ve gizlilik politikası adına bu konuyla ilgi pek fazla yorum yapmak istemiyorum.
 
Beşiktaş’ın 7 yıl sonra şampiyon olmasını neye bağlıyorsunuz?
 
Beşiktaş, Türkiye’nin en önemli kulüplerinden birisidir. Şampiyonluğu son 3-4 yıldır her sezon çok ciddi eforlar sarf ederek ve her maçını deplasman oynayarak bugünlere gelmiştir. Beşiktaş 4 yıl önceki ‘FEDA’ sezonundan bugün şampiyonluğa ulaşmıştır. Doğru stratejiler, doğru politikalar ve doğru transferlerle bugün hak ettiği şampiyonluğa ulaşmıştır.
 
İdol olarak gördüğünü bir teknik adam var mı?
 
Beğendiğim, saygı duyduğum önemli teknik adamlar var. Türkiye'de Fatih Terim hocam, Ersun Yanal hocam var. Yurtdışında Jose Mourinho bütün dünya otoriteleri tarafından beğenilen bir teknik adamdır. Benim kendisine ayrı bir sempatim var. Onun dışında Pep Guardiola ve Diego Simeone benim futbol yaratıcılığımla bağdaşan isimler olduğunu düşünüyorum.
 
Kariyer hedefinizde Beşiktaş teknik direktörlüğü var mı?
 
İnşallah nasip olur diyorum çünkü oralara gelmek kolay değil. Bunun için çalışacağız, çok üreteceğiz ve başarılar kazanmak zorundayız. Beşiktaş’ta teknik direktör olarak kim çalışmak istemez. Tabi ki bu Fenerbahçe ve Galatasaray içinde geçerli bir durum. Beşiktaş’ta geçirdiğim 3.5 – 4 sene insanların beni Beşiktaş ile bağdaştırmasına sebep oluyor.
 
Premier Lig’de iz bırakan Türk futbolcularından sadece Tugay Kerimoğlu var. Yıllarca İngiltere yaşamış ve orada görev yapmış bir isim olarak sizce neden Türk futbolcuları  Premier Lig’de başarılı olamıyor?
 
İngiltere’ye transfer olan Alpay Özalan’ı da başarılı olarak sayabiliriz. Tuncay Şanlı ise beklenen çıkışı gösteremedi daha sonra Türkiye’den önemli isimler gelmedi. Tabi yurtdışında yetişen Mesut Özil gibi örnekleri bir kenara bırakırsak. İngiltere’de futbol çok hızlı bir tempoda oynanıyor, Türk futbolcuları genelde buna ayak uyduramıyor. Farklı oyun formatları ve farklı antrenman metotları bu gayet normal bir şey. Premier Lig’de forma giymiş Türkiye’de başarılı olamayan isimlerde var.  Bunun çok farklı sebepleri var. Ülke yapıları, futbol backgroundları, futbol anlayışları gibi…
 
 
 
Yeşil sahalarda başarılı bir grafik çizen Koray Palaz özel hayatında nasıl biri? Eşiniz ve çocuklarınızla futbol konuşuyor musunuz? 
 
Aslında gülümseyen bir insanım ama yapmış olduğumuz iş o kadar stresli ki saha kenarında çok fazla gülümseyen bir teknik adam profili  çizemiyorum. Aileme düşkün bir insanımdır. Bugünkü başarımında eşim ve oğlumun çok önemli destekleri var. Annem, babam ve kardeşlerim İngiltere’de yaşıyor. Onlarla da güzel ilişkilerim var. Gezmeyi, kitap okumayı, müzik dinlemeyi, spor yapmayı, camia içersinden ve dışarısından dostlarımızla yemeklere gidiyoruz. Eşim ve çocuğum futbolu gerçekten çok seviyorlar. Kendileriyle konuşuyorum. Benim 6 yaşında bir oğlum var. Oğlum futbola çok meraklı Beşiktaş’ta çalışırken de Denizlispor’da da bütün maçlarımızı izliyor. Maçlardan sonra bana mutlaka bir takım yorumlar yapıyor. Enteresan bir şekilde 6-7 yaşındaki bir çocuğun futbol zekasının nasıl bu kadar geliştiğine ben de inanamıyorum.
 
Antrenman, maç, deplasman derken kitap okumaya, müzik dinlemeye fırsat bulabiliyor musunuz?
 
Evet  kitap okumayı ve müzik dinlemeyi seviyorum. Özellikle yurtdışına gittiğim zaman tiyatro, konser vb etkinlikler olduğu zaman katılmaya çalışıyorum. Türkiye’de de sevdiğim sanatçılar fırsat buldukça onları da dinlemeye gidiyorum. Tenis ve bilardo sevdiğim sporlar zaman zaman izliyorum ve oynuyorum.  
 
Hocam son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?
 
Bu röportaj için sana ve TribunDergi’ye teşekkür ediyorum. Türkiye’de artık bazı şeylerin kırılması gerekiyor. Koray Palaz genç bir teknik direktördür. Bu ülkede Koray Palazlara fırsatlar verilmelidir çünkü genç teknik adamların önü açıktır.
 
Ekrem Önder ÇİFTÇİ
http://twitter.com/eonderciftci
 
twitter, vine, instagram, youtube, vimeo ve facebook postlarını url ekleyerek girebilirsiniz.

bbcode'un tüm nimetlerinden faydalanabilirsiniz.
• [b]kalın yazı[/b]: kalın yazı
• [i]italic yazı[/i]: italic yazı
• [u]altı çizgili yazı[/u]: altı çizgili yazı
Lifecell anlık dijital ihtiyaçlara yaratıcı ve cazip çözümler sunan yeni Hadi Paketleri’ni...