#
#
Fenerbahçeli 'Sol Açık' grubu 20 Mayıs'ta 1 yaşına girdi. Farklı bir taraftarlık yaratma peşinde, Tekel direnişinden Hopa eylemine sokaklardalar. "Futbol afyondur" diyorlar.
23/05/2012 - 09:05
Sol Açık 1 Mayıs ’ta devasa bir pankartla DİSK’le Oyuncular Sendikası arasında almıştı yerini. Pankartta Fenerbahçe formalı bir işçinin yumruğu arasında sıkışmış üç kafa vardı: Polis, Fethullah Gülen ve Platini. Kulübün resmi sitesinde de bir süre yer alan pankart Nihat Özdemir’in müdahalesiyle yayından kaldırıldı. Ardından cemaate yakınlığıyla bilinen Aksiyon dergisinden Erkan Acar, “Marjinallerin Fener’e Sızma Planı” başlığı altında bir yazı kaleme aldı. Yetmedi twitter’dan Sol Açık üyelerini hedef gösterip ‘Polisin gerekeni yapması lazım” dedi ve olayı Ergenekon’a kadar vardırdı. GS maçı sonrası bu kervana Serdar Turgut da katıldı. Fenerbahçe taraftarları arasında Ergenekoncuların olabileceğini söyledi. “Kim bu marjinaller” sorusuna cevap bulmak için GS-FB derbisinden bir gün önce Sol Açık’tan Sevgi İlgezdi, Barış İlgezdi, Fatih Atlay ve Metin Tekiz’le buluştum. ‘Sol Açık’, daha önce ‘FenerbahCHE’ çatısı altında buluşanların bir sene sonra daha örgütlü ve kurumsal bir ivmeyle devam etmeye karar vermeleriyle oluşmuş. İstanbul’da 300, Ankara’da 50 üyeleri var. Türkiye çapındaki destekçilerinin sayısı ise yaklaşık 10 bin.
 
Sohbetin ilk konusu elbette derbi. Biletler çıkar çıkmaz tükendiğinden ve ‘herkeste o kadar para olmadığından’ maçı hep beraber ekrandan izleyeceklerdi. Bu maçı bu kadar ölüm kalım savaşına çevirmenin anlamı da yoktu. Bu rekabet hali, bu savaş dili, “Bu derbi kalp durdurur” manşetleri… Oysa futbol ölüme değil yaşama yakışandı. Fenerbahçe Stadı’na (Şükrü Saraçoğlu ismini özellikle kullanmıyorlar) gitselerdi, boyunlarında FB atkısıyla birlikte, poşi olacaktı. Buluştuğumuz gün Cihan Kırmızıgül ‘Poşi Davası’ndan 11 yıl 3 ay hapis cezası almıştı. “Bu karar maç gününe denk gelseydi bu kadar çok ses çıkmazdı. İşte futbol böyle de bir şey, uyuşturur” dedi Fatih Atlay. Sol Açık kendini kısaca “Endüstriyel futbola karşı Fenerbahçeli dayanışması” olarak tarif ediyor. Kapitalizmin spordaki yansıması endüstriyelleşmeye ve bunun ürünleri olan, pahalı bilet fiyatlarına, tribündeki ve saha içindeki ırkçılığa, erkek egemen taraftarlık anlayışına, patronlar tarafından elde tutulan kulüp yönetimlerine karşılar. 8 Mart’ta kadınlarla, Sivas davasında Alevilerle, grevlerde işçilerle, haksız yere tutuklu öğrencilerle birlikteler. Arena’nın açılışında Başbakan’ı ıslıklayarak protesto ettikleri için hedef gösterilen Galatasaraylı taraftar grubu Tekyumruk’a da destek veriyorlar ve birlikte silikozis hastası işçiler için bir turnuva düzenliyorlar.
 
‘Polisin tavrı politikleştirdi’ 
Sol Açık’a göre taraftarın politize olmasında iktidarın ve polisin tavrının önemi büyük. Yıllarca siyasal gündeme ve ülkede olup bitenlere dair kafa yormayan birçok Fenerbahçelinin Çağlayan’da ve Fenerbahçe Kadın Voleybol Takımı’nın Avrupa Şampiyonu olup geldiği Sabiha Gökçen’de polisin aşırı güç kullanımı nedeniyle duyarlı hale geldiklerini söylüyorlar. “Tüm bu olanlardan sonra Fenerbahçeliler belki de ilk defa Özel Yetkili Mahkemelerin ne olduğunu anladı” diyor Atlay. Şampiyonu belirleyen maç sonrası telefonda, bu maçta çıkan olayların da sebebinin polisin orantısız güç kullanımı olduğunu söylüyorlar. Polise göre Dev-Sol, Aksiyon’a göre Dev-Yol’u hatırlatan logoları nasıl tasarlandı peki? “Che’nin yıldızını aldık, çevresine de sevinen, ellerini kaldırmış taraftarlar koyduk, bu kadar” diyorlar.
 
Sol Açık’ın üye profili çok çeşitli. Hemen hemen tüm sol gruplardan insanı bir araya getirmişler; ama sadece solla da sınırlı değil. Zorlasak içimizden AKP’ye oy vermişler bile çıkabilir diyorlar. Sakıncalı slogan ve pankartlara dönelim. Fenerbahçe –Samsunspor maçında, 15 askerin ölüm haberi geldikten sonra hazırladıkları sarı lacivert barış işaretli küçük koreografilerinden bahsediyorlar. “Ya Allah bismillah, Şehitler ölmez vatan bölünmez sloganları arasında barışa vurgu yapmak kolay olmuyor” deyip ekliyorlar; “Tribünlerde siyaset olmasın diyorlar ama bu sloganlar da siyaset değil mi? Egemen gücün dışındaki bir siyasete yer yok. Herkes siyaset yapıyor ama marjinal biz oluyoruz.”
 
Fenerbahçe Başkanvekili Nihat Özdemir’in “1 Mayıs pankartı hazırlayanlar marjinal bir grup” sözlerine, ‘Nihat Özdemir gibi olmak normallikse evet marjinaliz ne olmuş” diyerek cevap veriyor Sol Açık. Marjinaller çünkü afili localardan maç seyretmiyorlar, rakip taraftarlarla kol kola yürüyebiliyorlar, futbolu endüstri olarak görmüyorlar ve Fenerbahçe ’yle, iktidarlarla çıkar ilişkisi kurmuyorlar.
 
Sol Açık, ırkçılıkla mücadele üzerinde önemle duruyor. ‘Demokrat Fenerbahçelilerin bile ses etmediği’, Emre’nin Trabzonsporlu Zokora’ya sarf ettiği ‘Pis zenci’ sözünden sonra takımdan uzaklaştırılması gerektiğini söylemeleri de bu konudaki hassasiyetlerinin bir kanıtı.
 
Futbol temizlenecekse çok daha ötelere gidilmesi gerektiğini söylüyorlar. Hatta en sağlıklısı futbolla ilgili bir Hakikatler Komisyonu kurulması. Fenerbahçe tarihinin de iktidarla ilişkisi açısından çok temiz olmadığını düşünüyor Sol Açık. 
twitter, vine, instagram, youtube, vimeo ve facebook postlarını url ekleyerek girebilirsiniz.

bbcode'un tüm nimetlerinden faydalanabilirsiniz.
• [b]kalın yazı[/b]: kalın yazı
• [i]italic yazı[/i]: italic yazı
• [u]altı çizgili yazı[/u]: altı çizgili yazı
IFA 2019 kapsamında tanıtılan Huawei FreeBuds 3 kablosuz kulaklık modelinin fiyatı da sonunda belli oldu....