#
#
2. kez düzenlenen Tour of Antalya'nın ardından herkes turu ve tecrübelerini kendi içinde değerlendirdikten sonra katılımcılardan ve organizasyondan genel bir değerlendirme aldık.
17/03/2019 - 04:05
Tour of Antalya'nın ardından yarışın heyecanı yatıştıktan sonra dört günlük büyük heyecanın parçası olan organizasyona ve medyaya ''Tour of Antalya 2019 hakkında genel değerlendirmeniz ve izlenimleriniz neler?'' sorusunu yönelttik. Turun medya mensuplarındaki yansımaları ve turdan akıllara kalanlar karşınızda. 
 
 
Aydın Ayhan Güney - Argeus Travel & Events: “Tour of Antalya 2019 sizlerin de şahit olduğu gibi güzel bir yarış oldu. Katılımın ve taleplerin son derece yüksel olması turun geleceği hakkındaki umutlarımızı da artırdı. Her ne kadar yağışlı anlar da olsa Antalya şubat ayında bu tür yarışlar için uygun bir şehir. Şehrin yüzölçümünün büyüklüğü ve kuzeye gidildiğindeki dağlar ile hem yokuşu hem de düz etabı olan bir bölge, bunu iyi değerlendirerek güzel bir yarış geçirdik. Sportif açıdan ve rekabet açısından çok güzel parkurlar oldu. Her ne kadar yağmurlu bir havada başlayıp ıslak bir havada bitmiş olsa da Termessos finişi gerçekten epik bir finiş olarak yarışa büyük değer kattı. Hem geri dönüşlerden hem de sorunsuz bir yarış geçirmekten son derece memnunuz. Yarış biter bitmez bir sonraki senenin çalışmaları başlıyor. 2.1 olarak devam etmek istiyoruz, girişimlerimizi yaptık. Umut ediyorum ki gelecek yıl 2.1 olarak güzel bir yarış devam ettireceğiz. Organizasyonun ardından medya dönüşleri hem bizi hem de sponsorları son derece memnun etti. Bu tür organizasyonlara medyanın ilgisi her geçen gün artmakta. Özellikle bisikleti ve koşuları takip eden bir genç medya grubu oluştu. Gerçekten büyük ilgiyle takip edip yaptıkları işi çok iyi biliyorlar, bizi mutlu ediyor. Bu tür organizasyonların en öncelikli amaçlarından biri de mümkün olduğunca büyük bir kitleye ulaşabilmek. Bunun en önemli yöntemi naklen yayın. Türkiye’de ekipman açısından bunu tam anlamıyla yapacak şirketler olmadığı için hizmetlerin çoğunun yurtdışından alınması fiyatları çok yükseltiyor. Antalya’da yarımşar saat özet çekip TV’lere servis etsek de hiçbir zaman bir naklen yayın heyecanı yaratmıyor. İlk günden beri hep hayalini kurduğumuz bir şey ama o tür bütçelerin bulunması zaman alacak. Naklen yayın da olduğu zaman bu yarış Avrupa’da bir sezon başı klasiği haline gelecek diye düşünüyoruz. Sosyal medya ve diğer kanalların tamamını çok iyi kullandık, hem yurt içinde hem de yurt dışında yayın organları yarışa epey yer verdi. Medya dönüşlerinin raporu geldiğinde bunu rahatlıkla gördük. Tour of Antalya’da heyecanlı, ne yaptığını bilen, tecrübeli, hedefleri belli olan, her biri kendi branşında Türkiye’nin en iyileri olan bir ekip oluştu ki buna medya da çalışan gönüllüler-görevliler de dahil. Bu da organizasyonunun başarısını ve çıtasını yükseltiyor. Umuyorum ki Tour of Antalya, Türkiye’deki diğer yarışlara öncü olacak ve onlar da Tour of Antalya’ya yetişip çıtayı yükseltecekler.”
 
 
Faik Gürses - Spor Yazarı ve Tour of Antalya Medya Direktörü: “Tour of Antalya’yı, henüz iki yaşındaki bir bebeğin hazırlık dahi okumadan üniversiteye başlamış hali gibi görüyorum. Mübalağa etmiyorum. Bir yaşındayken çok büyük işler yapacağının mesajını veren Tour of Antalya, ikincisi yapılırken Termessos’ta nasıl zirveye çıktıysa organizasyon olarak da Termessos’tan daha da yükseğe, Göğübeli’ne, Alpe d’Huez’e kadar yükselen ve yankı uyandıran bir çıkış gösterdi. Antalya’nın marka şehir oluşuna bir başka marka daha ekledi Tour of Antalya. Organizasyonun ana sponsorları, Akra Barut ailesi, Diana Travel, Corendon, Yaşam Hastanesi, AG Tohum ve buna bağlı olarak diğer sponsorlar önümüzdeki yıl da sponsor olmak için birbirleriyle yarış eder duruma gelecekler. Kısaca anlatmak zor bir hadise ama Akra Talks’ta yaptığımız sohbette iki kez Giro kazanmış Gilberto Simoni çok güzel izah etti, ‘Buraya geldim ve rüyada gibiyim’ dedi. Organizasyon, misafirperverlik, buraya katılan bisikletçilerin kıyasıya kapışması, rekabet unsurunun ön plana çıkması, önümüzdeki yıl üçüncü yılına ayak basacak o bebeği 2.1 kategorisine kadar götürecek. Aydın Ayhan Güney’in çabası, Akra Barut’un sponsor olarak bu işe girmesi, Antalya Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi’nin böyle bir organizasyonun içinde yer alması Tour of Antalya’yı dünyada büyük yankılar uyandıran bir tur haline getirdi. Üçüncüsü inşallah daha lezzetli, daha kalabalık ve daha görkemli olacak. Türkiye, bir organizasyon ülkesi olduğunu Tour of Antalya ile bir kez daha su yüzüne çıkarmıştır, emeği olanlara çok çok teşekkürler.”
 
 
Ömer Yavru - TRT Spor: “Birkaç başlıkta bakmak istiyorum. İlki sportif başlık olmalı çünkü öne çıkan nokta bu. Geçen yıla baktığımızda ilk kez düzenlenmesine rağmen ciddi bir ses getirmişti Tour of Antalya. Genç yıldızların kendini gösterdiği bir tur oldu. Bu bize bu yılın beklentisinin yüksek olması gerektiğini gösterdi ki öyle de oldu. Üç Pro Continental takım katıldı özel izinle. Bildiğiniz gibi sadece iki takıma izin veriliyordu ama Aydın Ayhan Güney’in dediğine göre altı takım için başvurulmuştu, UCI üç takıma izin verdi. Bunlar da ciddi isimleri bir araya getirdiler, yarışçı anlamında da kaliteli bir kadro gördük. Bu yarışa da yansıdı, kraliçe etapta yarış direktörü Mutlu Erçevik 41 km/saat ortalama hesaplamışken 42 ile bitti o günkü etap ki tırmanma etabıydı. Yarışın sportif anlamda doyurucu olduğunu söylemek yerinde olur. Hatta seneye beklentilerimizin biraz daha yükseleceğini söyleyebilirim çünkü %99 2.1 seviyesine çıkılacak ve World Tour takımlarından birkaç tanesini burada izleyeceğiz. İkincisi, bu işin organizasyon boyutu ki bu noktada bize çok söz düşmüyor. Biz yerli basın olarak bu işe taraflı bakıyor gibi düşünülebiliriz ama gerek UCI hakemleriyle gerek yabancı takımların antrenörleriyle yaptığımız görüşmeler bize çok net olarak UCI sıralamasında 2.2 yani 3. Lig gibi gözüken bu yarışın kendi kalitesinin üzerinde bir organizasyona sahip olduğunu belirttiler. Türkiye Bisiklet Turu gibi farklı noktalarda konaklama olmamasının avantajının altını çizmeliyiz. Antalya merkezde de ana sponsorun otel ve konaklama işinde destek olması organizasyonun elini kuvvetlendiriyor. Bu sene çizilen parkurlara baktığımızda değişik şekillerde parkular gördük. Sprint finişiyle biteceğini düşündüğümüz etaplar beklendiği gibi bitti ama şampiyon da neredeyse bir sprinter olacaktı, bu da ilginç bir noktaydı çünkü dört etaplık bir mücadelede kraliçe etabı kazanan isim üç saniye farkla şampiyon oldu. Türkiye Turu ile kıyaslıyoruz genellikle çünkü elimizdeki en üst düzey organizasyon o. Onu destekleyecek önemli bir alt yarış görüntüsünde şu anda. Tour of Antalya dileriz seneye değişik etapları ve farklı formatıyla karşımıza çıkar. Şunları da eklemeliyiz; dünyanın en büyük tünellerinden birine sahip Antalya Akvaryumu’ndan start alınması, iki antik kent arasında etap koşulması, Side Antik Kenti gibi dünyaca ünlü bir antik şehirden start alınması ve Antalya merkezde finişlerin olması dikkate değer ve önemli gelişmelerdi. Önümüzdeki yıl için beklentiyi yükselttiler. Dileriz seneye bunun gibi kamuoyunun ilgisini çekecek orijinal noktalar yakalanacaktır. Buradaki tek ve en büyük eksiğimiz yine seyirci. Antalya halkının seyir için biraz daha buralarda olmasını bekliyoruz ki Side startında yine tatil için gelen yabancıları gördük. Start noktasında tezahüratları ve alkışları vardı. Tabii bu bir kültür, zamanla oluşacağını umut ediyoruz ama dileriz yerel halk biraz daha fazla bu işe sahip çıkar ve hem seyir zevki yüksek hem de sportif anlamda değerli olan bu turun daha kalıcı olması konusunda etkili olur. Kısacası birçok artılarıyla geride kalan bu turun seneye hangi özellikler ve farklılıklarla karşımıza çıkacağını merakla bekliyorum diyebilirim.”
 
 
İpek Özgüden - On İletişim: “Bizim bu projeye verdiğimiz desteğin ikinci yılı, işin başında dahil olmuştuk. Çok ciddi bir ekip tarafından hazırlanan organizasyon, çok doğru bir şekilde sahiplenildi. Henüz proje planlanırken Antalya’nın tanıtımı ve alternatif turizmin geliştirilmesi vurgulanıyordu, ikinci yılında da sürdü. Kamu kuruluşları, valilik, devlet, belediyeler ve tüm segmentleriyle sahiplenilmiş bir organizasyon. Organizasyonun en büyük şansı ilk günden beri gördüğü destekle uzun vadeli ve vizyonlu bir planı olması. Bir kentte bisikletle ilgili farkındalık yaratmanın o kadar çok yönü var ki. Bir parçası bu, bir parçası da alternatif bir turizm destinasyonu olması ve takımların Antalya’ya gelip kamp yapmaları. Bu yılki tema Antalya’nın değerleriydi. 2019’un Aspendos Yılı olmasıyla beraber parkurlar inci gibi güzelleştirilmiş. Buraya Türkiye Bisiklet Turu ile de birçok kez geldik ama hiç bu rotalar gidilmedi, daha düz yollar seçildi hep. Elmalı etabı kraliçe etabı oldu, onun dışında Alanya’dan Antalya’ya, Finike’ye, Fethiye’ye giden düz rotalar seçildi. İlk defa böyle bir parkur hazırlandı. Antalya’nın inanılmaz bir coğrafyası var ve bunların hepsi nakış işler gibi işlendi. Hem ulusal medyanın hem Antalya’daki yerel basının yoğun ilgisini gördük. Bu işe ilgi gösterildi, bir heyecan yaratıldı ve Aydın Ayhan Güney de söylüyor, bir bebek doğdu. Emin adımlarla da kategorisinin yükselmesini bekliyoruz. Öncesinde, sırasında, sonrasında yapılan tüm haberler dört günlük etkinliği 57 gün boyunca medyaya yaydı. İki yıllık bir organizasyonun medyada bu kadar yer bulması harika. TV’de 96 tane haberimiz var. 1 Ocak-26 Şubat arası aldık bu medya istatistiklerini. Çok büyük bir ilgi ve geri dönüş var. Sponsorlar çok önemli, Akra’nın, AG Tohum’un ve diğer tüm destekçilerin ilgi göstermesi, Corendon’un takımıyla gelmesi bu işin potansiyelini gösteriyor. Medyanın bu işe olan konsantrasyonu da çok sevindirici. Biz futbol veya basketbol değiliz ama buna rağmen medyanın yoğun ilgisi bizi çok sevindirdi. Çok yetkin ve kaliteli bir ekip yapıyor bu organizasyonu. İşini çok iyi bilen, uzun yıllar çalışmış olan ve ilk günkü gibi bu işin heyecanını hisseden bir ekip yapıyor. Bence bu organizasyonun bir ruhu var.”
 
 
Erman Öner - Cyclist Türkiye: “Bence çok üst düzey rekabetin olduğu bir yarıştı 2.2 seviyesinde. Organizasyonun başarısı da aslında yarışın kalitesini etkiledi. Sporcuların kaldığı oteller, sporculara gösterilen ilgi, yarış başlamadan öncesi ve sonrası, organizasyonun kalitesi sporcular için Tour of Antalya’yı özel bir yere koydu. Bu da yarışın kalitesine ve rekabet seviyesine yansıdı. Genç sporcular Tour of Antalya’da kendilerini gerçekten vitrine çıkmış gibi hissedip, elde ettikleri başarının kariyerlerine olumlu etki edeceğini bilerek yarıştılar. Organizasyonel anlamda bence kusursuz bir yarıştı. Daha önce de Türkiye’deki 2.2 yarışlarda bulunmuştum. Onlarla kıyaslanamayacak kadar kaliteli bir yarıştı. Türk takımları açısından biraz olumsuz geçti ama onun da daha farklı ve derin nedenleri var.”
 
 
Aydan Çelik - Bisiklet Yazarı ve Çizeri, Cyclist Türkiye: “Geçen yıl da Tour of Antalya’nın ilkine katılıp aynı duygularla ayrılmıştım yarış bitince. Burası hem organizasyonuyla hem de tarihi de doğal mirasıyla ileride dünyanın birçok yerinden sporcunun geleceği çok önemli bir yer diye düşünmüştüm ki çok zaman geçmeden bu gerçekleşti. Bu yıl 100 civarı başvurudan söz ediliyor. Bunların ancak 28’i gelebildi. Geçen yıldan bu yıla ne değişti diye düşünürsek Antalya’nın yaşadığı tabiat felaketi, kasırgalar ve fırtınalar harap etmişti ortalığı. Feslikan etabının içinde olduğu etap iptal edildi. Feslikan geçen yıl zirveydi, bu yıl ise Feslikan aşılarak devam edilecekti ama ortada yol kalmamış. O da olsa bir tık daha heyecanlı olabilirdi gibi geliyor bana çünkü sadece Termessos etabı vardı yokuş olarak. 2.1’e yükseltilmesi söz konusu. Ben bu haliyle de çok memnunum hem bisikletsever hem de bisiklet yazarı-çizeri olarak. Türkiye Turu, World Tour yarışı olunca ne kazandık sorusunu kendime soruyorum. Bir basamak atlamak ne kadar yarar getiriyor bilmiyorum ama 2.2’den 2.1’e geçişin getirisi olacaktır. Turda en büyük eksiklik olarak herkesin ortak fikri bir canlı yayın imkanı olmamasıydı. Canlı yayın da olursa sadece Türkiye’de değil dünyanın birçok yerinde de izlenir. Başlangıç ve finiş yerleri bu yıl antik konseptte belirlenmişti ama sadece onlar yoktu. Akvaryum içinden start vermek çok orijinal bir fikirdi. Bisiklet yarışları zaten bu tip fikirlerle varlığını geliştirebilecek durumda gibi görünüyor. Özellikle sizin sorularınızla bunu gözledim, Türkiye’de giderek bir bisiklet basını oluşuyor gerçekten. Eskiden yoktu. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’na gidince Mark Cavendish geldiğinde ‘Dünyanın en hızlı adamı geldi’ diye duyuruluyordu. Burası içeriğe değil sıfatlara odaklanılan bir ülke olduğu için ‘En hızlı adam’ denince herkes Cavendish fanı olmuştu ama Göğübeli/Elmalı etabında Cavendish çok geride kalınca isimleri lazım değil Türk medyasından arkadaşlarda ‘Bu nasıl dünyanın en hızlısı, yokuşları bile çıkamıyor’ sözlerini duymuştum. Sprinter ve yokuşçuyu ayırt edemeyen bir Türk basınından sizin gibi sorular soranlar, siz ve Cyclist TR gibi içerik sağlayanlar ve çok iyi kareler çeken fotoğrafçılara uzanan bir dönüşüm var. Bisiklet kültürünün sadece sporun gelişimi değil, medyadan izleyiciye geniş bir yelpazesi olduğunu düşünürsek bana umut verdi. Diğer üzüntü verici yan da sadece dört Türk sporcunun bitiriyor olması. Bu bence en önemli sorun. Ben fotoğrafçıların hareket alanının dışında şeyler yapmaya gayret gösterdim bir çizer olarak. Köpekbalığını bisiklete bindirmek ya da bir Roma kemerinden, sütunundan yapraklar ve bisikletçiler düşmesi gibi şeyler çizdim.”
 
 
Murat Ağca - Sports TV: “Tour of Antalya’nın birincisi çok ses getirmişti, ikincisi daha da güzel geçti. Bisiklet denince Türkiye’de insanların aklına hemen Türkiye Bisiklet Turu gelir ama henüz ikinci yılında neredeyse ona rakip olabilecek ikinci bir turumuz oldu. Hem katılan takımları hem organizasyon kapasitesi hem etapları hem de her sene yeni sürprizleriyle uluslararası anlamda ses getiren ve takip edilen bir yarış. Umarız önümüzdeki yıldan itibaren canlı TV yayını ile desteklenir ve ulaştığı alan büyür, dünya çapında öneli bir tur olmak için adım atar. Bu sene 2.2 kategorisinde gerçekleştirildi. Katılan takımların kalitesi ve etapların güzelliğine baktığımızda gelecek yıl 2.1 kategorisine yükseltilmesine kesin gözüyle bakıyorum. Birçok güzel anıyla ayrıldık Tour of Antalya’dan, canımızı biraz sıkan şey Türk takımlarımızdaki sporcularımızın finişi pek bulamaması oldu. 21 sporcuyla başladığımız bu organizasyonda ne yazık ki dört sporcu son etaba gelebildi. Köprülü Kanyon’daki start noktası ilgi çekiciydi, o güzel manzarası, inişi ve yoldaki güzellikler turun harika başlamasını sağladı. İkinci etabın en büyük sürprizi startın akvaryumdan verilmesiydi, dünyada bir ilk yaşandı. Sporcular ellerinde telefonla ve fotoğraf makineleriyle tünelden geçtiler. Buradan starta gelip yarışa başlamaları dünya tarihine geçmiş olmalı. Fotoğraflar da mükemmeldi, sosyal medyada gündem oldu. Turun en önemli özelliklerinden biri antik kentler arasında geçmesiydi. Antalya bu konuda çok zengin. Üçüncü etap kraliçe etaptı ve Termessos’taki tırmanışla sondaki finiş mükemmeldi. Grand Tour’ları andıran görüntülerle karşılaştık. Side-Antalya son etabı da aktif dinlenmeyle geçti. Burada katılan pro continental ve continental takımların ağırlıklı olarak geliştirme takımlarından getirdikleri gelecek vadeden isimleri yarıştırıp tecrübe kazandırdıklarını gördük. Wiggins’ten Fouche turu iki mayoyla tamamladı, Corendon’dan Van Der Poel akla geliyor. Bir etap almaya geldim, hangisi olur bilmiyorum dedi ve ilk etabı aldı. Uluslararası alanda yakından takip edilen genç bir yıldız, bu tip turlarla tecrübe kazanıyor. Turun sloganı Tour of Heaven, yani Cennet Turu, gerçekten cennet gibi mekanlarda geçti. Organizasyon hiç aksamadı, harikaydı, emeği geçen herkese teşekkürler. Tadı damağımızda kaldı. Önümüzdeki yıl da inşallah 2.1 kategorisinde göreceğiz. Lojistik anlamda da çok rahat bir turdu. Hep aynı otelde kalındığı için tüm etaplar sonunda herkes aynı noktada toplanıp sonraki güne hazırlandı. Emeği geçenleri tekrar tebrik etmek lazım, seneye bir üst kategoride görüşmek dileğiyle.”
 
 
Mustafa Yaşar - Yeni Birlik: “Tur henüz ikinci yılında bir üst kaliteye daha çıktı. Geçen yıldan zaten tecrübeli bir ekip vardı turun organizasyonunda da sponsor ayağında da. Bu turda o ekip, o tecrübe, turu bir üst düzeye daha taşıdı. Nasıl oldu bu? Takımlar anlamında kalite yükseldi. Kadrolardaki bisikletçilerin kalitesi de arttı. Zaten hem turun organizatörü Aydın Ayhan Güney hem de işin içindeki diğer kişiler buna işaret etti. Etap kalitesi de arttı. Özellikle Termessos etabı çok kırıcıydı ve seyir açısından da değerliydi. Medyaya yansımaların iyi olduğunu görüyorum, bu da sevindirici. Turun ana sponsoru Akra’nın yine her anlamda çok sahiplendiği bir organizasyondu. Zaten Akra’nın ana sponsorluğu diğer sponsorları da tetiklemiş olmalı ki bu yıl sponsor cephesinde de güçlenmişti tur. Tura dair olumsuz bir şey de söylemem lazım, herkesin dile getirdiği bir şey. Bu düzeydeki turun yayına kavuşması gerek. Bir şekilde bunun artık canlı yayınlanabilir olması çok önemli. Orada işin maddi boyutları da var biliyoruz ama ben istiyorum ki bu turu birileri sahiplenip en azından yayın kısmında da destek sağlasın. Organizasyon bunun için canla başla çalışıyor, çalışacaktır da. Gelecek yıl yayın olması turun çok çok daha üste çıkmasına sebep olacaktır. Belki de en büyük eksik buydu, sebepleri de belli zaten. Turu her anlamda çok iyi geçtiğini söyleyebilirim. Gelecek yılı dört gözle bekliyoruz şimdiden.”
 
 
İlker Duralı - Lig Radyo: “İlki geçen sene yapılmış bir organizasyondan bahsediyoruz. Hepimiz doğarız, önce emeklemeyiz bile. Emekledikten sonra yürümeye ve koşmaya başlarız ama Tour of Antalya arkasında organizasyon konusundaki çok tecrübeli ekip ve Argeus markasının gücü sayesinde geçen sene yeni doğup bu sene koşmadan hemen önceki hızlı adımlara başlayan bir yarış haline gelmiş. Organizasyonun başarısından bahsedebiliriz burada. Kendi adıma güzel bir anekdot da şu oldu; yıllarca futbolda devre arasının merkezi olmasına rağmen bunu iyi değerlendiremeyen Antalya, bisiklette aynı hatayı yapmamaya kararlı bir görüntü çizdi benim için. Henüz ikinci yılındaki tura Antalya’nın yerel markalarının, isimlerinin, turizm firmalarının bu derece sahip çıkıp ellerini taşın altına koymaları, onların potansiyeli hissetmeleri sayesinde oldu. Burada büyük paydaş Akra tabii ki. Onlarla beraber Antalya’nın birçok markası ilerleyen yıllarda daha fazla bu işe dahil olacak gibi gözüküyor. Antalya, Tour of Antlaya sayesinde ciddi bir bisiklet kampı merkezi haline gelecek izlenimini verdi. Sizler de dahil olmak üzere benden çok daha iyi bilenler var, Van Der Poel kısmını kenara bırak, hepimiz gördük ki kendini göstermek isteyen, transfer olmak istedikleri takıma mesaj göndermek isteyen ateşli ve yetenekli gençler vardı. Onları görmek çok büyük bir heyecan ve keyif. Tour of Antalya’da yarışan ve ‘Bu çocukta bir şeyler var’ diyeceğimiz, ileride ‘Antalya’da izlemiştik’ diye sohbetlerimizi şekillendireceğimiz bisikletçilerin olduğunu öngörmek yanlış olmaz. Bence Türkiye’nin gecikmiş bir hamlesiydi bu tur. Türkiye gibi bir ülke tek bir uluslararası yarışla yetinmemeliydi. Türkiye Bisiklet Turu’nun yanına, altına, onun önderliğinde yeni turların gelmesi gerekiyordu. Argeus bunu çok güzel organize etti. Türkiye çok değerli bir tur kazandı. İnşallah seneye 2.1 kategorisine çıktığı zaman ilk iki senedekinden çok daha güçlü markalarla, daha fiyakalı bisikletçilerle tur daha büyük bir hale gelir. Bir de TV yayını oldu mu zaten hem tur hem Antalya hem de Türk bisikletçi için çok güzel bir gelenek yerini almaya başlayacaktır.”
 
 
Fatih Topçu - Asla Durma: “Böyle harika bir turu Tour of Antalya bünyesinde, ekibin içinden izlemek muhteşemdi. Dünyaca ünlü bisikletçileri, genç yetenekleri, Türk yıldızları görmek süperdi. Hele içinde yaşamak bambaşkaydı. Hayatımda izlediğim en güzel bisiklet yarışlarından biriydi. Geçen sene de buradaydık aynı ekiple ama bu sene tur neredeyse üç kat daha fazla kaliteli hale gelmiş. Önümüzdeki yıllarda da inşallah çok daha güzellerini göreceğiz. Ben de tüm deneyimlerimi ve gördüklerimi Asla Durma sosyal medya hesaplarımdan paylaşıp katkı sağlamaya çalıştım.”
 
 
Kerem Vatan - Lig Radyo: “Bu turun benim için anlamı farklı çünkü hep TV’den izlediğim bisiklet yarışlarını ilk kez geçen sene yerinde takip ettim. Bu yılı üç başlıkta değerlendirmek istiyorum. İlki etapların seçimi ve parkurdu. Türkiye’nin ve Antalya’nın tanıtımı açısından seçilen start-finiş noktaları dikkat çekiciyidi. Köprülü Kanyon’daki başlangıç, Termessos’taki doğal podyum ve akvaryum içinden start hafızalarımıza kazındı. İkinci başlık organizasyon olacak ki neredeyse iki senedir sıfır aksaklıkla bitti. Argeus ve On İletişim’in hakkını vermeliyiz. Bizlere de katkı veren kültür içerikli turlar oldukça güzeldi. Tur başlamadan önce de bahsedilen 2.1 kategorisine yükselmek oldukça doğru bir adım olacak. Bu organziasyon daha fazlasını hak ediyor ve vadediyor. Henüz ikinci yılında çıta oldukça yükseğe kondu. Üçüncü konu da turun ana sponsoru Akra. Özel bir teşekkürü hak ediyorlar. Konaklamadan tutun da zor şartlarda start-finiş noktalarında yapmış oldukları ikramlara, personelin hoşgörüsü ve güler yüzüne kadar her anlamda bizleri müthiş ağırladılar. Son olarak da ek bir konuya dikkat çekmek isterim. Bizlerin dışına finiş alanlarında küçük dostlarımız da oluyor. Son finişte sahibiyle gelen bir köpek bir anda finişe çok yakın yerden parkura fırladı. Olası bir problem sahibi yakaladığı için ucuz atlatıldı. Bu konuda boşluklara imkan vermeyen bir düzenleme yapılabilir.”
 
 
Fırat Selçuk - Frontset: ''Henüz ikinci kez düzenlenen Tour of Antalya, dünyadaki en iyi 2.2 tur olma hedefiyle başladığı yürüyüşüne ikinci yılda da devam etti. İlk yılda konuştuğum birçok sporcu bu yarışın organizasyon kalitesi anlamında 2.2’nin çok üzerinde olduğunu belirtmişti. İkinci yılında aynı görüşler daha da arttı. 2.1 kategorisi için başvurunun yapılmasıyla 2020’de World Tour takımlarını da burada izleyebileceğiz ki ülkemizde Türkiye Bisiklet Turu dışında ilk kez World Tour takımlarını izleme imkanı bulacağız. Bu yönüyle çok daha kıymetli hale gelecek bu yarış. İlk yıl Feslikan etabının tadı damağımızda kalmışken doğal afetler nedeniyle o etabın yapılamaması bizi bambaşka bir güzellikle tanıştırdı. Perge-Termessos finişi, Giro’nun karanlık ve sisli tepelerini andıran muhteşem finişiyle turun üzerinden günler geçmiş olmasına rağmen bir rüya gibi geliyor. Genç yeteneklerin yanı sıra Stijn Devolder, Ruben Plaza gibi ağır topların da burada yer alması, 2.2 kategorisindeki bir tura kolay kolay nasip olmayacak bir başarı. Türk sporcuların ancak beşte birinin yarışı tamamlayabilmesi Türk bisikleti adında büyük bir problemdi. Organziasyon kanadını anlatmaya kelimeler yetmez. Tek kelimeyle kusursuzdu diyebilirim. Üç yıldır süren gran fondo yarışları, koşu yarışları ve 2015’e kadar sürdürdükleri Türkiye Bisiklet Turu organizasyonları Argeus’un dünya çapında organizasyonlar yaptığını göstermişti. Argeus gibi bir tecrübenin, Akra gibi muhteşem bir ana sponsorla bir araya gelmesi ile organizasyona dair akıllarda soru işareti kalmıyor ve Antalya’daki her bir saniye sorunsuz geçiyor. 2020’de 2.1 kategorisine geçilmesiyle %50 World Tour takımı kotasının neredeyse tamamının dolacağını düşünüyorum. Üzerine canlı yayın için de gerekli finansal güce kavuşulursa Tour of Antalya takvimdeki harika yerinin de avantajıyla Avrupa’nın marka yarışlarından birine dönüşür.”
twitter, vine, instagram, youtube, vimeo ve facebook postlarını url ekleyerek girebilirsiniz.

bbcode'un tüm nimetlerinden faydalanabilirsiniz.
• [b]kalın yazı[/b]: kalın yazı
• [i]italic yazı[/i]: italic yazı
• [u]altı çizgili yazı[/u]: altı çizgili yazı
Huawei ve alt markası Honor, çok yakında akıllı televizyon pazarına giriş yapıyor. Yeni gelen...