#
#
FUTBOL KÜLTÜRÜ
St. Mark Kilisesi 1880 yılında bir futbol takımı kurduğunda ilk kadrosunun aklında nasıl bir kulüp vizyonu olduğunu tahmin etmek imkansız. İlerleyen yıllarda önce Ardwick AFC, daha sonra ise tanıdığımız Manchester City ismini alacak kulübün başarılara yelken açtığı yıllar ise henüz çok yakın.
05/04/2018 - 00:08
1904 yılında FA Cup kazanarak başlanan serüvenin 2010'lara kadar dolu dolu olduğunu söylemek güç. 1936/37’de ve 1967/68de kazanılan birinci lig şampiyonlukları ve 1969/70’de gelen Avrupa Kupa Galipleri Kupası dışında Manchester City’nin tarihine baktığımızda birkaç FA Cup ve Lig Kupası görüyoruz. Zaman zaman alt liglerde mücadele eden, zaman zaman en üst lige çıkarak tutunma savaşı veren Manchester City’nin kaderini pozitif yönde değiştiren gelişme ise 2008 yılında yaşandı.
 
2007 yılına ilk kez Britanya dışından bir menajer getirerek Sven-Göran Eriksson ile başlayan Manchester City’nin o zamanki sahibi Thaksin Shinawatra’ydı. Ancak eski Tayland devlet başkanı yaşadığı politik sıkıntılar nedeniyle kulübü yalnız 1 yıl elinde tutabildikten sonra 2008 Ağustos’unda Abu Dhabi Group’a satmak zorunda kaldı.
 
Abu Dhabi Group’un Manchester City yatırımları fırtına gibi başladı. 32.5 milyon pound karşılığında Robinho’yu Real Madrid’den transfer ederek İngiltere bonservis rekorunu kırdılar fakat bu rekor onlara başarıyı getiremedi. UEFA Kupası’nda çeyrek finali görmelerine rağmen Premier Lig’i 10. sırada bitirerek Avrupa macerasından uzak kaldılar. 2009 transfer dönemine ise damga vuran takım yine Manchester City oldu. Gareth Barry, Roque Santa Cruz, Kolo Touré, Emmanuel Adebayor, Carlos Tevez ve Joleon Lescott’u kadrosuna katarken 100 milyon poundun üstünde harcama yapan maviler devre arasında da Mark Hughes ile yollarını ayırarak takımı Roberto Mancini’ye emanet ettiler. Bu kez ligi beşinci sırada bitirerek Şampiyonlar Ligi’ni kıl payı kaçırsalar da UEFA Avrupa Ligi’nde mücadele etmeye hak kazandılar.
 
http://funkyimg.com/i/2E9o7.jpg
 
2010-11 sezonunda uzun yıllar sonrasında FA Cup kazanan ve ligde üçüncü sırayı alarak Şampiyonlar Ligi’ne doğrudan katılma hakkı elde eden Manchester City’nin pozitif yöndeki ilerleyişi 2011-12 sezonunda zirveye ulaşacaktı. Sezonun son saniyesine kadar ezeli rakipleri Manchester United ile çekişen Manchester City, QPR maçının son dakikasında Sergio Agüero’nun attığı gol ile 44 yıl aradan sonra birinci ligi, 1992’de kurulduğundan beri ise ilk kez Premier Lig’i şampiyon olarak tamamladı.
 
Şampiyonluk sonrası Premier Lig’de aynı seviyeyi koruyamayan takımda Mancini ile yollar ayrıldı ve yerine Manuel Pellegrini getirildi. Pellegrini aşısı meyvelerini verdi ve Şilili teknik adam önderliğinde 38 yıl aradan sonra duble yapıldı. Manchester City 2013-14 sezonunu hem Premier Lig hem de Lig Kupası şampiyonu ünvanıyla bitirdi. 2016 yılında Pellegrini liderliğinde bir kez daha Lig Kupası’nı kazanan Manchester City beklenen açıklamayı yaparak 2016-17 sezonundan itibaren takımı Pep Guardiola’nın ellerine teslim edeceğini açıklayacaktı.
 
Pep Guardiola dönemindeki ilk sezonunda beklenen dominasyonu kuramayan Manchester’ın mavi tarafında Şampiyonlar Ligi’ne katılmanın mutluluğu yaşanıyordu. 2017-18 sezonu başladıktan sonra ise Guardiola’nın yarattığı City canavarı ligi kasıp kavurdu. Gün itibariyle geldikleri noktada eğer ezeli rakipleri Manchester United’ı yenmeyi başarırlarsa bitime 6 hafta kala şampiyonluklarını ilan edecekler. Şampiyonlar Ligi’nde de Liverpool ile yarı final mücadelesi verecekler. (Bu satırlar yazıldığı dakikalarda Anfield'da 3-0 mağlup oldular.)
 
Kuşkusuz Manchester City’nin bu yükselişinin arkasında endüstriyelleşen futbol ortamına ayak uydurmalarını kolaylaştıran güçlü bir sermaye var. Fakat Abu Dhabi Group’un ilk yıllarında yaptığı gibi yalnızca para saçarak başarılı olmaya çalışmaktan çok daha fazlasını hedeflediğini de biliyoruz.
 
2013-14 sezonundan itibaren Abu Dhabi Group’un futbol yatırımlarını kontrol etmek amacıyla kurulan City Football Group bünyesinde Avustralya’dan Melbourne City FC, Japonya’dan Yokohama F. Marinos, ABD’den New York City FC, Uruguay’dan ikinci lig takımı Club Atletico Torque, Çin’den City Football Singapore, İspanya’dan Girona FC gibi kulüpler bulunuyor.
 
City Football Group bu ülkelerdeki futbol kulüplerine yine aynı ülkeden başka bir kulüp ya da kişi ile ortaklık kurarak yatırım yapıyor. Yavaş yavaş inşaat edilen bu futbol ağı sayesinde dünyanın dört bir yanındaki genç yeteneklerin City Group bünyesine katılmaları ve erken keşfedilmeleri kolaylaşıyor. City Group’un uzun vadeli planı sahip ya da ortak olduğu her kulübün bünyesinde en üst düzey altyapı ve antrenman tesisleri kurarak yetiştireceği oyuncuları kendi kulüplerine katmak ya da diğer kulüplere satarak gelir elde etmek. Ayrıca binlerce futbolcu hakkında en detaylı bilgilere sahip olmak için de bu akademiler kullanılacak.
 
Kağıt üstünde son derece basit açıklanan bu planı gerçeğe dönüştürmek için ise ciddi bir sermaye ve bürokratik süreç gerekiyor. Endüstriyel futbol gerçeğine artık kimsenin itiraz etmediği günümüzde ve gelecekte başarılı olmak için ise bu tip girişimler şart gibi görünüyor ve Abu Dhabi Group erken hamle yapanlardan olarak şimdiden bir adım önde.
 
#BaşarıGelecek
twitter, vine, instagram, youtube, vimeo ve facebook postlarını url ekleyerek girebilirsiniz.

bbcode'un tüm nimetlerinden faydalanabilirsiniz.
• [b]kalın yazı[/b]: kalın yazı
• [i]italic yazı[/i]: italic yazı
• [u]altı çizgili yazı[/u]: altı çizgili yazı
Özellikle Türkiye’de çok büyük talep gören amiral gemilerinden Huawei Mate 20 Pro için...