#
#
FUTBOL KÜLTÜRÜ
İngiltere'nin en büyük ikinci kenti olmasından dolayı bu iki takımın maçları ''2nd City Derby'' olarak da adlandırılır. Her iki takım da Birmingham şehrinin gerçek sahiplerinin kendileri olduğunu ileri sürerler.
13/05/2013 - 12:04
Bu sefer İngiltere'nin orta kısımlarına doğru gideceğiz. Dünyanın en eski ve en çekişmeli derbilerinden biri için İngiltere'nin en büyük ikinci kentinin bordo-mavi ve mavi-beyaz takımlarına göz atacağız. Birmingham'a hoş geldiniz. Dünyanın en eski takımlarından ikisi olan Aston Villa ve Birmingham City takımları arasında zaman zaman kanlı geçen ama hep gerginliğin üst seviyede olduğu maçlardan bahsedeceğiz.
 
İngiltere'nin en büyük ikinci kenti olmasından dolayı bu iki takımın maçları ''2nd City Derby'' olarak da adlandırılır. Her iki takım da Birmingham şehrinin gerçek sahiplerinin kendileri olduğunu ileri sürerler.
 
http://i.dailymail.co.uk/i/pix/2010/12/01/article-0-0C4FF708000005DC-596_634x385.jpg
 
15 sene birbirine hasret kalan iki sevgili gibi kavuşma anını bekleyen rakip taraftarlar bu buluşmayı pas geçemezlerdi. Birmingham'ın Premier Lig'e yükseldiği sezon kendi sahalarında oynayacakları ilk maçtan önce Villa taraftarları için bir sürpriz hazırlamayı ihmal etmediler. İngiltere futbolu için alışılagelmiş olaylar haline dönüşen holiganizm faaliyetleri Birmingham derbisinden önce de gün yüzüne çıkmıştı. Çıkan kavgalarda birçok insan yaralandı. Kavgalarda güzel yan yoktur derler ama bu kavgalar bazı Aston Villa taraftarlarının gözünü açmasına sebebiyet verdi.
 
İngiltere'deki holiganizmden bıkmış olan futbolseverler -özellikle dönemin başkanı Doug Ellis- kendi taraftarları arasındaki bu zarar vermekten başka bir işe yaramayan grupları eleminize etmeye kararlıydı. Bu doğrultuda resmi taraftar kulüpleri kuruldu, dünya çapında şubeler açılarak kulübün diğer ülke futbolseverlerine tanıtılması sağlandı. %70'e yakını beyaz ırka mensup Birmingham şehrinde %98'lik bir oranda beyaz ırka sahip taraftarı bulunan Aston Villa, diğer ırk ve ülkelerden taraftarı bu sayede kazanmıştır.
 
http://i.telegraph.co.uk/multimedia/archive/01011/harry-redknapp_1011594c.jpg
 
2008 yılında oynadıkları Portsmouth maçında tribünlerden atılan bozuk paranın yardımcı hakemin kafasını yarmasından sonra uzun süre oyun durmuş ve İngiltere Federasyonu maçtan sonra adeta ayağa kalkmıştı. Taraftarın ömür boyu sahalardan uzaklaştırılması istenirken, Aston Villa teknik heyeti, yönetimi ve hatta o parayı atan adamın sağında, solunda, önünde, arkasında oturan taraftarlar da federasyonun bu kararına destek vermişlerdi. Bu Aston Villa taraftarlarının holiganizme karşı bir nevi savaş açtığını gösteriyordu.
 
Villa'lılar futbolda şiddete karşı bir tutum sergiliyorlardı. Peki, şehrin diğer tarafında durum nasıldı? Birmingham taraftarlarının kullandığı tuvalet kâğıdı markasının ''Aston Vile'' olduğunu düşünürsek rakiplerine karşı pek dostane tavır sergilediklerini söyleyemeyiz. Onlar için dalga geçebilecekleri ve Villa'lıları sinirlendirebilecekleri en güzel söz ''seals''dır. Yani foklar. Aston Villa'nın maçlarını oynadığı Villa Park'taki en eski tribün olan Trinity Caddesi tarafındaki tribünde oturan taraftarların, ayaklarını yere vurarak takımlarını alkışlamalarından ötürü bu lakap takılmıştır.
 
Birmingham City taraftarlarına haksızlık etmemek lazım. Her ne kadar yönetimi ve belli taraftar grupları şiddete ve holiganizme savaş açmış olsa da Villa taraftarlarının belli bir kısmı da en az Birmingham City'liler kadar rakiplerinden öldüresiye nefret ediyorlardı.
 
Belki de 15 sene birbirlerinin yüzünü sadece televizyonlardaki stadyumlarda görmeye alışmış olan Villa ve Birmingham City taraftarları 2002'de her iki takım da aynı ligde mücadele etmeye başladıktan sonra yaklaşık 5 sene aralarında büyük çaplı bir olay çıkarmadılar. Sadece mahalle aralarında cereyan eden ve birbirlerine karşılıklı birkaç bira şişesi atmaktan öteye gitmeyen sürtüşmeler yaşadılar. 1980'lerdeki aşırı şiddet ve holiganizmden bıkmış olan İngiltere için bu tarz olaylar sütten çıkmış ak kaşık niteliğindeydi. Ta ki Kasım 2007'de oynanan Premier Lig maçına kadar. Birmingham City'nin 1906 yılından beri kullandığı St.Andrew's Stadı'nda oynanan maçı Aston Villa bitime 3 dk.kala attığı golle kazandığında Blues taraftarlarının sabırları çoktan taşmıştı bile. Maçın ardından çıkan olaylarda 20 polis memuru yaralanırken çok sayıda taraftar gözaltına alınmıştı.
 
http://static.guim.co.uk/sys-images/Sport/Pix/pictures/2010/12/2/1291284383842/Birmingham-City-fans-conf-006.jpg
 
31 Ekim 2010'da oynanan maçta ise bu sefer başrolde Aston Villa taraftarları vardı. Kendi evlerinde oynanan ve golsüz biten maçtan sonra saha içindeki hakeme sinirlendiklerinden dolayı -kabul etmek lazım ki maç içinde Blues taraftarlarının kışkırtması da fazlaydı- maç çıkışı Birmingham taraftarlarına saldırmak istediler. Olayları engellemek için bölgeye gelen polisle de çatışan Villa'lılardan yaşları 19 ve 45 arasında değişen 7'si tutuklandı. Bunlara 2'de Birmingham City taraftarı eklendi. Tamamı 6 ve 12 ay arasında değişen miktarlarda hapis cezaları alırken aynı zamanda sahalara girişleri tam 6 yıl ertelendi. Saha cezası muhakkak ki hapse atılmaktan daha büyük ceza olmuştur.
 
Bu olaylardan sonra tutuklanan bir Aston Villa taraftarının söylediği şu sözler belki de vurup dökmenin futbolun bir parçası ve hatta güzelliği olduğunu zanneden 20'li yaşlarda ellerinde bira şişeleriyle sağa sola saldıran gençler için ibretlik olmalıdır; ''Orada kavga ederken bunu kulübünüzün onuru için yaptığınızı düşünürsünüz. Ancak gerçek sebebin bununla alakası yoktur. İnsanlara futbol maçına gittiklerinde, olası bir şiddet olayına karıştıklarında derhal hapse atılacaklarını hissettirmek lazım.''
 
Son ve belki de en ses getiren taraftar vukuatı ise iki takımın 1 Aralık 2010 tarihinde oynadığı Lig Kupası maçına denk gelir. 85. Dk'da Zigiç'in attığı golle maçı kazanan Birmingham taraftarı aşırı sevincin ve ezeli rakibe son dakikada atılan galibiyet golünün verdiği adrenalinden olsa gerek sahaya girdiler. Bununla da kalmayıp rakip taraftara meşale ve koltuk fırlattılar. Tabi ki de Aston Villa taraftarlarının buna kayıtsız kalması beklenemezdi. Son dakikada kaybetmenin verdiği acı ve sinirle aynı şekilde karşılık verdiler. ''1980'lerin holiganizmi geri mi dönüyor?'' şeklinde tartışmalara yol açan olaylarda şans eseri hiç kimse yaralanmadı. Maçta görevli 500 polisin güçlükle yatıştırdığı olayların ardından yine birçok taraftar gözaltına alındı ve birçoğu da kamera görüntülerinden sonra sahalara giriş yasağı aldı.
 
100 yılı aşkın süredir Birmingham şehrini temsil eden bu iki takım arasında 121 maçta bariz şekilde Aston Villa üstünlüğü (51-37) bulunmakta. Her ne kadar Birmingham sportif başarı anlamında Aston Villa'nın yanına yaklaşabilmiş olmasa da -gerçi şu aralar Villa'nın da sportif anlamda çok başarılı günler geçirdiğini söyleyemeyiz- Birmingham derbisi ya da diğer adıyla ''Second City Derby'' bir 100 yıl daha geçse yine ilk günkü gibi coşku ve heyecanla takip edilmeye devam edecektir. Ne de olsa Birmingham şehrinin gerçek sahibi hala belirlenebilmiş değil.

Selçuk Atıcı

Yaşasın amatör ruhlu romantik futbol anlayışı!

twitter, vine, instagram, youtube, vimeo ve facebook postlarını url ekleyerek girebilirsiniz.

bbcode'un tüm nimetlerinden faydalanabilirsiniz.
• [b]kalın yazı[/b]: kalın yazı
• [i]italic yazı[/i]: italic yazı
• [u]altı çizgili yazı[/u]: altı çizgili yazı
OPPO‘dan ayrılan ve kısa süre önce Türkiye’ye gelen Realme, dakikalar önce merak edilen Realme...