#
#
1980-1981 sezonunda ''Şampiyonluk'' çekişmesine giren iki İzmir ekibinde gülen taraf Göztepe olmuştu, Cumhuriyet Gazetesi'nde ekonomi üzerine yazılar yazan İzmirli ekonomist Kenan Mortan, o yıllarda derbiyi ekonomik ve sosyolojik açıdan incelemişti.
14/07/2016 - 20:53
Ekonomik Açıdan Derbi
Karşıyaka ile Göztepe arasındaki şampiyonluk yarışı İzmir'de büyük bir ekonomik güç savaşım şeklinde geçti. Karşıyaka takımı başta Yaşar Holding olmak üzere İzmir'in büyük şirketleri ve bu arada Metaş tarafından destekleniyor. Fırıncılar Kralı olarak tanınan Mehmet Ali Yolgörmez ve Altın İmparatorları Temizocak Grubu'nun da bu takımın arkasında olduğu biliniyor. Bu şirketlerden kurumlar vergisi içindeki sıralamada ilk 13'e giren 3 kuruluş bulunuyor. 
 
Göztepe'ye gelince; bu takımı daha çok ticaret kesimi destekliyor. Ancak; kulüp başkanı Gırgırcı Tacettin Hiçyılmaz'ın (bir dönem evlerimizde süpürge olarak kullandığımız gırgırın üreticisi olduğu için bu lakapla anılırdı) geçmiş yıllarda İzmir'de gelir vergisi şampiyonu olduğunu unutmamak gerekir. 
 
İşin ilginci bu şirketler harcamalarını vergiden düşme olanağına sahip değildi. 193 sayılı Kurumlar vergisi yasasına göre şirketler ancak çok sınırlı sayıda bağışı gider olarak gösterebiliyor. Ancak en etkili tanıtımı basının yaptığı bilincindeki bu kuruluşlar böylesi harcamaları yapmaktan kaçınmıyordu. Bir de takımlara bu uzun kalkış için yapılan mali dopingler var. Çünkü mütevazi kulüp bütçeleri şimdi 35-50 milyon arasında değişen bir bütçeye dönüştü, bir oyuncunun aylık masrafı 150 bin lirayı buluyor. Bir de taraftarların yaptığı ölçüsüz harcama var, son üç deplasmana yaklaşık 5000 taraftarın katıldığı biliniyor, harcama tutarı 13 milyon.
 
''Bir flama edin'' parolasıyla başlayan flama yarışı ise sonuçta kentte yaklaşık 20 bin flamanın asılmasıyla sonuçlandı. 500 liraya çıkan bir flama ile buna dönük harcama işin bir spor mücadelesinin çok ötesine taştığını gösteriyor. Devlet İstatistik Enstitüsü verileriyle kent ulusal geliri 100 milyar olduğuna göre, bu savaşımın kent gelirinin binde 1'ini oluşturduğu görülüyor. Bu renkli savaşımın ekonomik portresi ile yaklaşık 15 adet çim kaplı semt stadı yapılabileceğini de eklemek isteriz.
 
Sosyolojik Açıdan Derbi 
Tarih sayfaları Aydın'ın Ege'de önemini yitirip İzmir'in Ege'de en büyük kent olma durumuna geçişini önemli bir dönüşüm olarak niteler. Bu yıllar ise 19. yüzyılın ikinci yarısı, 1860 dolaylarıdır. Bu günden sonra Aydın'ın dillere destan olmuş deve güreşleri, yağlı pehlivan müsabakaları, horoz dövüşleri, efe havaları yavaş yavaş unutulmaya yüz tutar. Yerel gazetelerde İzmir'in ünlü iki levanten ailesi Giraud ve Whitall'lerin Buca çayırında düzenlediği futbol maçlarına yer verilmeye başlanır. İzmir kordonunda ise ''Ege Havası'' diyebileceğimiz saz ile buzuki kırması bir  ezgi çalınmaya başlar. Bugün bile Kordon'u boydan boya kaplayan gece kulüpleri açılır.   
 
Ulusal liglerin kurulması sonrası futbol her türlü spor dalına gösterilen ilginin üstüne çıkar. Semt takımları olarak kurulmuş futbol takımları bir Roma arenası coşkusuyla seyirciyi statlara çeker. Bir Metin Oktay'ın İstanbul'a transferi sırasında İzmir borsasında pamuk satışlarının durduğu, Mezarlıkbaşı'ndan Bornova'ya kadar tüm İzmir'in bunu konuştuğunu İzmirliler bilir.
İşte dün Göztepe'nin ulusal lige dönüşü ile noktalanan büyük çekişme, aslında büyük bir toplumsal güç gösterisi oldu. Kolay değil, bir çok kamu yatırımı için kaynak aranırken bu iki kulüp bütçelerinde yazılı olmayan 200 milyonluk bir harcama yapmıştı. 
 
Yatırımın meyvesini toplayan Göztepeliler kendi semtleri olan Hatay, Güzelyalı civarında flamalarını yeniden asarken, Karşıyaka Kulübü'nün bulunduğu Yalı Caddesi'nde taraftarların ağzını bıçak kesmiyordu. Bu arada ''moda yaşanan olaydır'' esprisiyle yola çıkan dikimevleri ''Şampiyon Göztepe'' amblemli atletlerini piyasaya sürdüler bile.  
 
Göztepeli taraftarlar zamlı rakıyı protestoyu bir yana bırakmış, Park durağı civarında büyük şölen yaparken,  güvenlik kuvvetleri de işin Brezilya karnavalı boyutlarını aştığını dikkate alarak, başta kulüp başkanı ''Gırgırcı vergi şampiyonu''  Tacettin Hiçyılmaz olmak üzere 40 taraftarı gözaltına alıyordu. Ama bu bile coşkuyu etkilememiş, yaklaşık 2000 taraftar daha sonra büyük bir yürüyüşe geçmişti. 
 
Yaşar Holding'i ana destek ögesi alarak yola çıkan ve birarada irili ufaklı bir çok holdingi de yedeklemiş olarak ulusal lig beklentisinde olan Karşıyaka ise, deprem görmüş bir ilçe durumunda idi. Sanırız bu ilçe büyük toplumsal facialarda bile bu denli ağlamaklı olmamıştı. 
 
İzmir'in futbol öyküsünün bir başka ilginç yönü salt şampiyonluk için savaşım veren kulüplerin ilgi görmesiydi. İkinci ligte takımlar 50-60 bin seyirci önünde oynarken, Altay 5 gol attığı maçlara bile 5 bin seyirci çekemiyordu. İkinci ilginç yön futbolcuların Egeli olmasıydı, hepsi İzmir'in bir kenar semtinde büyümüştü. Bu nedenle Alaçatılı Mehmet, Küçük Ali, Gode Cengiz, Fuji Mehmet lakaplarıyla tanınan bu futbolcularla seyirci kendini özdeşleştiriyordu. Ona kızıyor, ona sarılıyor, onun özel hayatıyla iç içe yaşıyordu. Bu lig öyküsünde de aynı şeyler olmuş; Karşıyaka kaptanı Murat'ın eşi ile olan anlaşmazlığı futbolseverlerin isteği üzerine bir yerel gazete tarafından günlerce anlatılmıştı. 
 
Orhan Veli duyarsız insan için ''bir elinde cımbız, bir elinde ayna; umrunda mı dünya'' dizelerini yazmıştı. Oysa İzmir için uçak kaçırma, rakı zammı bir yana, varsın kalsın bu yaşanan dünya demek gerek..
   
Kenan Mortan - Cumhuriyet Gazetesi 1981
 
twitter, vine, instagram, youtube, vimeo ve facebook postlarını url ekleyerek girebilirsiniz.

bbcode'un tüm nimetlerinden faydalanabilirsiniz.
• [b]kalın yazı[/b]: kalın yazı
• [i]italic yazı[/i]: italic yazı
• [u]altı çizgili yazı[/u]: altı çizgili yazı
Beklenen modeller Redmi K30 4G ve K30 5G sonunda resmi olarak lanse edildi. İşte telefonlar hakkında bilinmesi gereken...