#
#
"Totti, tribünlerin gözünde "Il Gladiatore"ydi. Ama o kılıç kuşanmazdı. Onun kılıcı da, kalkanı da gül kurusu formasıydı..."
31/10/2012 - 22:14
İLGİLİ LİNKLER

Tarihin bir yüzü solmuş sayfalarının üzerinde, kırmızı mürekkeple bir şehir adının yazıldığını görürsünüz. Öyle bir şehir ki: 2800 yıllık tarihi boyunca, en acımasız savaşlara meydan olmuş, en gaddar hükumdarların kılıcından geçmiş, yeri gelmiş Neron yakmış, yeri gelmiş Sezar'la ateşten bir gömlek giymiştir. Bu ''sonsuz şehrin'' son hükumdarı, Curvasud'da ''Il Gladitatore'', futbol kitabındaysa ''trequarista'' olarak anılır. Ya da ''gül kurusu'' savaş kıyafetinin arkasındaki beyaz fontla: Francesco Totti...

Totti'nin futbol sahnesine çıkışı, tıpkı memleketlisi Jül Sezar gibidir. Roma'nın arka mahallelerinin birinde doğan Totti, babası Lorenzo ve annesi Fiorella'nın da arkasında duruşuyla küçük yaştan itibaren futbol için nefes alıp vermeye başlar. Tıpkı, ona benzeyen bir çok Roma doğumlu çocuk gibi, onun da idolü dönemin Roma kaptanı Guiuseppe Giannini olur. En olası futbolcu senaryosu gibi, Totti'nin de küçüklük yılları mahallede kendisinden yaşça büyük olan çocuklarla futbol oynamakla geçer.8 yaşına geldiğinde, genç kariyerinin ilk takımı olacak olan Smit Trastavere'yle antrenmanlara çıkmaya başlar, oradan da Lodigiani'ye geçer. 13 yaşındaki Francesco, genç yaş futbol takımları arasındaki karşılaşmalar esnasında, kariyerinin ilk teklifiyle karşılaşacaktır. Annesi'nin doğduğu şehir olan Milano'nun Avrupa'ya nam salmış takımı AC Milan, Francesco için Fiorella Totti'nin kapısını çalar. Fakat, Francesco'nun cevabı ve kararı kesindir: O, Roma'da oynayacaktır. 1989'da da Roma genç takımına imzasını atar...

Genç takımla geçirdiği 2 yılın ardından, Roma'nın son gladyatörü olacak Totti'nin, arenaya inme vakti gelip çatar. 28 Mart 1993 yılında, dönemin antrenörü Vujadin Boskov, 2-0'lık Brescia maçının verdiği rehavetle, genç Francesco'yu oyuna dahil eder. Bu onun, gül kurusuyla ilk tanışmasıdır. Bir sonraki yıl ise, onun için resmen tarih sahnesinin bir parçası olma zamanının geldiği sezona tekabül eder. Artık sıkça forma şansı bulan Francesco, 4 Ekim 1994'te, 1-1'lik Foggia beraberliğinde Roma'yla ilk golünü atar. Bu gol, bir gladyatörün öldürdüğü ilk düşman olacaktır zira bir sonraki sezon, takımın vazgeçilmezi olan Totti, attığı 16 golle birlikte artık Roma ordusunun önemli bir parçası olacaktır. Sırada ise, onun efsaneleşeceği yılların temelini atan adamla çalışmak vardır. Antrenörlerin antrenörü Zdenek Zeman, kulübedeki yerini almıştır.

Çılgınca antrenman metotlarıyla tanınan, takımı tribün merdivenlerinde zıplatan Zeman'ın, taktik tahtasında da unutulmaz hamleleri vardır. Dönemin sert savunma ve kapalı futbol anlayışına rest çekercesine, savunmanın en ''babasının'' yapıldığı İtalya'da 4-3-3 oynamak, her baba yiğidin harcı değildir. Alıştığı mevki yerine Francesco, artık bir sol açık olarak görev yapmaktadır. Fakat bu ondan bir şey almayacağı gibi, çok şey katacaktır. Bir gladyatör, her zaman iyi bildiği topraklarda dövüşmez! Üstelik Zeman, bu gladyatörün kostümündeki en önemli apoleti de omuzlarına yükleyecektir. 21 yaşındaki Francesco, artık Roma'nın kaptanıdır...

Zeman'ın ayrılığının ardından sırada, yenilmez bir kumandanla çalışmak vardır. Çalıştırdığı her takımı şampiyon yapan, Milan mucizesine imza atan, Madrid'i yeniden zirveye döndüren adam Fabio Capello, başkent sokaklarında şampiyonluk kovalayacaktır. Kumandan Capello, takımını gladyatör Totti üzerine inşa eder. Onu sol açıktan, forvet arkasına çeker, futbol kitabındaki adıyla ''trequarista''ya dönüşür. Attığı gollerin yanında, bastırılamaz bir oyun kurucu yapısına da sahiptir. Capello'yla ilk sezonunda 13 gol atarken, aynı zamanda 2000 ve 2001 yıllarında İtalya'da yılın futbolcusu seçilir. Capello sıkı savunmanın yanında, daima takımı gole taşıyacak fazladan bir fikir sahibidir. 4-3-3 Roma'sını, 5-3-2'ye çevirir. Totti, bu taktikle 2003-04 sezonunda 20 golü bulurken Roma, Milan'ın ardından ligi 2. sırada tamamlar. Ayrıca Totti, bir kez daha İtalya'da yılın futbolcusu seçilir... Fakat rüya dönem, Capello'nun Juventus'a gidişiyle son bulur... Aynı sezonda 4 kez antrenör değiştiren Roma'nın yanında, Totti'nin tek tesellisi Inter ağlarına gönderdiği Serie A'daki 100. golüdür. Daha sonra 19 aralıkta, Parma'ya attığı golle Roma kariyerinin 107. golüne imza atar. Bu onu, bu şehrin en golcü adamı yapacak olan goldür..Bir dönüm noktasına gelinmiştir. 

İtalya'nın Tolunay Kafkas'ı, Luciano Spaletti Roma'nın başına geçtiğinde, bir enkazı küllerinden doğuracak hamleleri yapar. Stadio Olimpico'nun taktik tahtası, yeni bir dehayla karşı karşıyadır. Spaletti'nin 4-2-3-1'i Totti'ye en ileri uçta forma şansı verir. Forvetin arkasındaki 2'li forveti o kadar rahatlatır ki, 24 maçta attığı 15 gol, onun en verimli olduğu döneme denk gelir. Gerçekten Roma ''sonsuz bir şehirdir'' ve her zaman bir çıkış yolu bulmuştur. Spaletti ona Totti olduğunu hissettirmiş ve gerçek bir kaptan gibi oynamasını sağlamıştır. Sıra, Ranieri'dedir.

Ranieri'nin gelişi, Roma'daki Spaletti yıllarının kökten bir değişikliğe uğramasına sebep olur, Totti takımıyla 5 yıllık yeni bir sözleşme imzalasa da, futbol artık sadece sahada yeşil değildir. Masa başı oyunları, Juve'nin yokluğunda Inter'in dominantlığı derken, kişisel başarıların yanında Roma&Totti, pek başarı sağlayamayacaktır. 

Yakın döneme gelindiğinde, sırasıyla önce Montella takımın başına geçmiş, Spaletti'nin 4-2-3-1'ini oynatmış ve Totti yine kendini bulmuştur. Ardından, Luis Enrique'nin derme çatma Roma'sında Totti'nin takımı taşıyacak takati bile kalmamış, 15 yıllık dönemin ardından geri dönen Zeman'la birlikte Roma zirveyi kovalayan fakat eski zamanlarından uzak performansına devam etmiştir. 

Roma'da geçirdiği 20 yılın ardından, şehrin en güçlü gladyatörünün de sarı saçlarına ak düşmeye başlıyor. Belki de bu gladyatör, artık en büyük savaşını kendisiyle vermek zorunda. Onun gül kurusu formasında, kazandığı tam 30 kişisel ünvan bulunuyor aslında. Yine de, sakatlandığında, gol attığında veya bir sorun çıktığında yatıştırmak için gittiği tribünler için onun en güzel apoleti, sağ kolunda taşıdığı kaptanlık pazubandı şüphesiz. Roma şehrinin belki de bir gladyatöre kattığı anlatılması en güç olan duyguların eşliğinde, yavaşça demir alma günü gelse de Totti'nin, Roma tarihinin en iyi oyuncusu, Curvasud'a göre ''Il Gladiatore'si'' Totti olası bir vedaya da ağır ağır hazırlanması gerekiyor...

Tam 5 antrenör eskiten, 500'ün üzerinde maça çıkan Francesco'nun mevkisine karar vermek o kadar da zor değil. Bir çok antrenör, bir çok yerde denemiş onu. Fakat o, kendisine en çok yakışan yerde, Stadio Olimpico arenasının çimlerinde, ne bir forvet arkası, ne de sol açık. O, Roma tarihinin 2800 yıldır yazdığı en büyük gladyatör!

Şahin Ateş
twitter, vine, instagram, youtube, vimeo ve facebook postlarını url ekleyerek girebilirsiniz.

bbcode'un tüm nimetlerinden faydalanabilirsiniz.
• [b]kalın yazı[/b]: kalın yazı
• [i]italic yazı[/i]: italic yazı
• [u]altı çizgili yazı[/u]: altı çizgili yazı
İkinci el otomobil satışları sırasında, alıcıları aldatmaya yönelik yapılan...