#
#
Hollanda'da düzenlenen turnuvanın finaline, Lionel Messi damgasını vuruyordu.
12/07/2013 - 12:08
Hollanda'da düzenlenen turnuva öncesi favori takım sayısı fazlaydı. Ev sahibi Hollanda'nın iyi bir kadrosu vardı, İspanya parlak bir takımla gelmişti, Kolombiya turnuvadan sonra transfer yapacak yeteneklere sahipti, Türkiye sürprize imza atabilirdi. Brezilya'nın en iyi takımıyla orada olmadığı kesindi. Nijerya ise son dönemlerde çıkış yapan Afrika takımı kontenjanında yer alıyordu. Turnuva tarihinin en başarılı takımı Arjantin ise iyi bir kadroya sahip olmasının yanında, gelmiş geçmiş en iyi olma potansiyeli olduğu iddia edilen bir çocuğa sahipti. 
 
Arjantin, grubun ilk maçında ABD'ye kaybederek turnuvadaki ilk sürprizi yaşıyordu. Mısır'ı zorlanarak geçerken, turnuvaya ve daha sonrasında futbol dünyasına damgasını vuracak olan Lionel Messi sahne almaya başlıyordu. Almanya'yı zorlansalar da geçerek ikinci sıradaki yerini almayı başaran Arjantin gruplardan çıkıyordu. Turnuvanın geri kalanında ise Messi'nin sırtında taşıdığı takım rahat bir şekilde finale yürüyordu. Nijerya ise gruptaki ilk maçında Brezilya ile berabere kalırken turnuvanın kalanı için ümit verse de ikinci maçında Güney Kore'ye mağlup olarak büyük şok yaşıyordu. İsviçre'yi rahat geçerek gruptan ikinci sırada çıkan Nijerya, Ukrayna'yı eledikten sonra ev sahibi Hollanda ile karşılaşıyor, penaltılara giden karşılaşmayı 10-9 kazanarak büyük bir süprize imza atıyor ve final yürüyüşüne devam ediyordu.
 
Arjantin finale giderken zorlanmıştı ve çok büyük ihtimalle Lionel Messi olmasa finale yürümeleri oldukça düşük bir ihtimaldi. Ancak Messi, orantısız bir rekabet ortamı yaratmıştı; yaşıtlarından daha yetenekli olmasının yanında, her şeyi onlardan daha hızlı yapabiliyordu. Nijerya ise her Afrika takımı gibi mücadele demekti. Öne geçmeleri ya da geri düşmeleri hiç önemli değildi; inatçılardı ve hep daha fazlasını istiyorlardı. Final başladığında klasik görüntü, yetenek ve teknik becerileri ile dikkat çeken Arjantin'in karşısında, atletizmi ve mücadeleciliği ile öne çıkan Nijerya karşı karşıyaydı. 
 
İki taraf da maça kontrollü başlarken, turnuvada o ana kadar kalesinde yalnızca üç gol gören Nijerya'nın hemen her maç gol yemeyi başaran Arjantin'e karşı skor bulmasına kesin gözüyle bakılıyordu. Burada asıl problem Lionel Messi'nin kaç tane atacağıydı. Messi, kazandırdığı ilk penaltıyı gole çevirerek ilk adımı attı. Nijerya maçtan kopmadı ve Arjantin kalesinde baskıyı kurdu. Oyunun rakip sahada kalmasını sağlayan Chelsea'de forma giyen John Obi Mikel'den başkası değildi. Bursaspor'a transfer olan Taiwo'nun karşısında Pablo Zabaleta vardı. Sergio Agüero ise yedeklerde bekliyordu. İkinci yarının başında beklendiği gibi Nijerya golü geldi ve bu dakikadan sonra daha cesur bir şekilde Arjantin kalesine gitmeye, galibiyet golünü aramaya başladılar. Ancak unuttukları nokta, Messi'ye ne kadar boşluk verirseniz, o da onları o kadar kullanabiliyordu. 
 
75.dakikada bir kez daha penaltı kazanan Arjantin, turnuvanın en değerli oyuncusu seçilmenin yanında gol krallığını da kazanan Barcelona'nın harika çocuğu ile, 2-1 kazanarak sonuca gitmeyi başarıyordu. Yakın tarihimizin en önemli finallerinden biri olan 2005'ten geriye Obi Mikel, Pablo Zabaleta, Taye Taiwo, Ezequiel Garay, Fernando Gago, Sergio Agüero ve hepsinden önemlisi futbolu değiştiren, her şeyi kolaymış gibi yapan ufaklık Lionel Messi kalıyordu. Turnuvada yıldızı parlayan Isaac Promise ise, Hollanda'dan Ankara'nın yolunu tutuyordu...
twitter, vine, instagram, youtube, vimeo ve facebook postlarını url ekleyerek girebilirsiniz.

bbcode'un tüm nimetlerinden faydalanabilirsiniz.
• [b]kalın yazı[/b]: kalın yazı
• [i]italic yazı[/i]: italic yazı
• [u]altı çizgili yazı[/u]: altı çizgili yazı
Samsung Galaxy S21 ailesi için geri sayım başladı. Önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde...