#
#
Dün gece Sivasspor deplasmanından 0-0 ile çıkan sarı-lacivertli ekip ligde kan kaybetmeye devam ediyor. 9 maçta sadece 6 gol atabilen, 9 puan toplayan Fenerbahçe, son 4 lig maçında galibiyet elde edemedi ve puan kaybı yaşadı. (3B 1M)
21/10/2018 - 10:41
Haziran ayındaki başkanlık seçiminden sonra Ali Koç ile yeni bir döneme giriş yapan kulüpte kongreden başlayarak yeni yönetimin seslendirdiği “değişim”, sancılarıyla beraber yaşanmaya başladı.
 
Fenerbahçe kulüpte yönetimle ilgili bazı köklü değişimler olacağı gibi, takımın da revize olacağını beyan etmiş, sportif direktörlüğe Damien Comolli’yi, takımın başına da Cocu’yu getirmişti. Gelinen ilk günlerde olmasa da zamanla kulüpte, iletişim birimlerinde, televizyonunda Aziz Yıldırım döneminden kalan isimler yerine yeni isimler getirilmişti.
 
Fenerbahçe şüphesiz 20 yıllık Aziz Yıldırım dönemi sonrasında, bir anda değişmeye çalışmanın sancılarını çekiyor. Ancak galiba ortaya şu ayırdın konmaması bu süreçteki sancıyı da artırıyor. Hem değişim ve beraberinde başarı ve hep kazanan takım arzusu zor bir talep. Ya değişim sürecinde olacak her şeye katlanırsınız ya da kısa vadede yeni yönetimle hemen başarı diyerek değişim planlarını uzun vadeye yayar, belki de rafa kaldırırsınız.
 
Tribün değişim istiyor ama kendi benliğini bulması da önceliği 
Taraftar her şeye rağmen, Fenerbahçe’yi 9 hafta sonunda son yıllarda görülmemiş şekilde düşme hattının üzerinde 15. sırada görse bile yeni yönetim geldiğinden bu yana yönetime ve takıma olan desteğini kesmiyor. Sonuçlara aldırmıyor ve kesintisiz desteğini sürdürüyor. Çünkü taraftar da aslen 20 yıllık dönemden sonra yeni bir dönem arzuluyor. Bu elbette Fenerbahçe taraftarı için başarıdan, şampiyonluktan uzak bir değişim süreci olamaz. Ama sancılı değişim sürecinden geçilirken sabır makamı buna ne kadar izin verecek bunu zaman gösterecek.
 
8 maçta 8 puan toplamış bir takım için 2 uçak ve 17 otobüsle Sivasspor deplasmanına giden Fenerbahçe tribünü sahadaki skordan bağımsız, 80’lerdeki tribün ruhuna selam çakarken, ortaya kötü performans koyan ve çok da değişecek - düzelecek gibi durmayan Cocu ve yönetimine karşı herhangi bir tavır sergilemiyor. Tribün en azından “biz olması gerektiği gibi olalım” düşüncesinde.
 
Başkan için zor zamanlar
Kulübü içinde olduğu maddi darboğazdan kendi ekonomik gücüyle yaptığı enjeksiyonla çıkaran Ali Koç için geldiği günden beri önünde duran tercih yolu üste yazdığımız gibi aslen: Değişim mi, başarı mı? Değişirken başarılı olmak elbette en optimumu olur ancak bunun futbolda çok kolay olmadığı bariz bir gerçek.
 
Omurgasını tamamen yenileyen takımlarda hele lige böyle bir performans ve neticeler tablosuyla girmişken, buradan bir pozitif değişim çıkarabilmek zor gözüküyor. En son Volkan Demirel gibi son 15 yılında takımın kimyasına etki eden bir ismi kadro dışı bırakmak, Cocu ve gerçekliği, nedeni halen anlaşılmaz duran halı mevzusu, soyunma odasından dışarı medyaya akan dedikodular, eski dönemden yeni döneme taşınan medya - kulüp refleksleri kolay yönetilebilir süreçler değil.
 
Dün gece HaberGlobal kanalındaki Kontra programına konuk olan ve Fenerbahçe’yi yakından takip eden Ahmet Ercanlar’ın da ısrarla parmak bastığı gibi, Fenerbahçe’de gidişata reaksiyon gösterecek oyuncu kalmadı. Taraftarıyla arasında bağ kurarak oyun oynayan ve bunu sahaya yansıtan, gücünü taraftarından alan bir takımın 9 maçta 6 gol attığı ilk sezon bu üç puanlı dönemde. Rıdvan Dilmen dün geceki programında bu duruma vurgu yaparken önemli bir duruma da değindi: Fenerbahçe ve sıradanlaşma. Fenerbahçe’nin şuanki takım görüntüsüyle sıradanlaştığını belirten Dilmen, her şeye rağmen 80’lerdeki İnönü Stadı çevresini dolduran taraftar ambiyansı, Hababam Sınıfı’ndaki varlığıyla sırtını halka dayayan bir camia olarak asla sıradanlaştırılamayacağını belirtti.
 
Kocaman ve Yanal Giyotinleri
Taraftar Aykut Kocaman’ı istemiyor, taraftarın büyük bir çoğunluğu en son Ersun Yanal’ın oynattığı futbolda kalmış durumda. Ali Koç yönetimi hali hazırda Aykut Kocaman’a maaş ödendiğini belirtirken, zaten aslında takımın fiilen olmasa da maaşlı hocası olduğunu belirtiyor. Ama Cocu’yu bu puan tablosu önüne konarak göndermek zor bir karar gibi duruyor. Hem dirayetli bir yönetim görüntüsü çizmek hem de yeni yapılanma için takımın başına getirilen bir teknik adamı ve belki beraberinde sportif direktörünu yollamak büyük bir hayal kırıklığı demek.
 
 
Peki bu aslen yönetimin hissiyatında mı hayal kırıklığı yoksa taraftar aslında bunu her türlü elimine edip, zararın neresinden dönülse kardır bakış açısıyla kabullenip desteğe devam eder mi.. Yönetimin kestiremediği bu olabilir. Ve elbette medya baskısıyla, kısa dönemdeki bu sonuçlarla Cocu ve ekibini göndermek istemiyor olabilirler. Bu eski dönemin ayak izleri demek olacak bir anlamda.
 
Sahadaki futbol tatmin etmiyor, takımda gidişata tepki verek oyuncular silsilesi oluşamıyor, ligin üçte birlik dönemecine gelirken Cocu birkaç maçlık bir seri yakalamakta ve direksiyonu uçurumdan kurtarmakta başarılı olamıyor. Tüm bunlar olurken Fenerbahçe için yine bir Galatasaray maçı yaklaşıyor. “Şampiyon olama ama Galatasaray’a yenilme” düşüncesi eski dönemden gelip uzayan bir şiar gibi. Bu lig tablosunda 9 maçta 9 puanda ve lider Galatasaray ile puan farkı 10 iken kaybetmek belki de ligden tamamen kopmak anlamına da gelecek.
 
Önümüzdeki 10 gün içinde önce Anderlecht deplasmanı, arkasından içerde Ankaragücü maçı ve 2 Kasım Cuma akşam oynanacak Galatasaray deplasmanı, Fenerbahçe kulübünde olabilecekleri yine merak ettiriyor.
 
Kimbilir belki de bu dönemeç Cocu için, dillendirilmemiş ama verilmiş son şans olacak.
twitter, vine, instagram, youtube, vimeo ve facebook postlarını url ekleyerek girebilirsiniz.

bbcode'un tüm nimetlerinden faydalanabilirsiniz.
• [b]kalın yazı[/b]: kalın yazı
• [i]italic yazı[/i]: italic yazı
• [u]altı çizgili yazı[/u]: altı çizgili yazı
Huawei, büyük Mate 20 Pro ailesiyle dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. Ancak Huawei P30 ve P30 Pro modelleri...