#
#
Cenk Tosun, Men's Health dergisinden Burcu Kapu'ya konuştu.
16/11/2016 - 13:10
Sence Mesut gibi İlkay gibi orada yaşayan diğer Türklerin Alman Milli takımını seçmelerindeki tek sebep başarı mı yoksa Türkiye’den bir duygusal kopukluk mu?
Almanya’da uzun yıllar yaşayıp, eğitim görüp, ekmek yiyen birinin oranın milli takımını seçmesini asla yargılamıyorum. Onlar neden öyle bir karar verdi hiç bilemiyorum. Ama demek ki, kendilerini orada iyi hissettikleri, hocalarından öyle bir güven aldıkları için orayı tercih ettiler. Ben de orada doğdum büyüdüm ama içimde Türkiye sevgisi, aşkı hiç bir zaman azalmadı, dediğin anlamda bir duygusal kopukluk yaşamadım. Belki de bu biraz aile ile de ilgilidir. O yüzden Türk Milli takımını tercih etmeyenlerin sebebini bilmiyorum ama onlara da saygı göstermemiz gerektiğini düşünüyorum.
 
Frankfurt’ta Skibbe ile çalıştığın dönem başlayan ve burada Beşiktaş’ta bir süre devam eden bir döngü var hep hayatında. Takım içinde kariyer olarak senden daha tecrübeli forvetler olduğu için sen oynadığın takımda 2. veya 3. forvet olmak zorunda kalıyorsun. Bu seni küstürmüyor mu?
Frankfurt’ta oynadığım dönemde çok kafama takıyordum. O zaman takımda Milli takımında as oyuncuları olan Martin Fenin, Ioannis Amanatidis, Halil Altıntop, Gekas gibi çok önemli oyuncular vardı. Ben yine de PAF takım ya alt takımlarda oynarken hep çalışıp, gol atmak için elimden geleni yapıyordum. Orada bir şansı hakettiğimi düşünüyorum, içimde bir ukde kalmıştır.
 
Gaziantepspor’da düzenli oynadım. Sonra Beşiktaş’taki ilk senemde yine biraz kafama taktım. Oyuna sonradan giriyordum, az süre alıyordum. Ama ikinci yılımda bu fikirle çalışmayı öğrendim. Oyuna sonradan girip kısıtlı zamanda takımıma nasıl katkı sağlayabileceğime kafa yordum. Geçen sezon da bazı maçlarda oyuna sonradan girip, skoru değiştirdiğim oldu.
 
Peki, motivasyonunu nasıl yüksek tutuyorsun? Bütün hafta çalışıp, hafta sonu forma şansı bulamayacağını düşünerek nasıl kendini yüksek tutabildin?
Bunu düşünerek bir yere varamayacağımı öğrendim. Onun yerine idmanlarda daha fazla çalıştım. İdman bitince kendim ekstra çalıştım, hala çalışıyorum. Maç yapmadığın zaman kondisyon fizik olarak düşüyorsun. Bu sefer formayı aldığında başarılı olamıyorsun. Bu yüzden ben hep kondisyonumu yüksek tutmaya çalıştım. Eğer sen disiplinli çalışırsan o şans geliyor. 
 
http://funkyimg.com/i/2jJT1.jpg
 
Üç kelime ile Beşiktaş taraftarı…
Tutkulu, fedakar, efendi
 
Arif’ten bu yana futbolcuların ceza sahasında kendini yere atma konusu bitmeyen bir tartışma. Şimdi de sen çok eleştiriliyorsun bu konuda. Ne dersin?Son bir kaç maçtır ben de eleştiriliyorum bu konuda. Milli maçta kazandığımız penaltı ile başladı. Pozisyonu sonradan izleyince evet hakem istese penaltı vermeyebilirdi. Ama ben kendimi orada penaltı kazanayım diye yere atmadım. Rakiple boğuşurken düştüm. Ben düşmemek için elimden geleni yapıyorum. Ama mesela Kayseri maçında çok sert oynadılar. İzleyici bizim ne şiddette darbe aldığımızı fark edemeyebiliyor. Bu öyle bir şey ki, tam arada pozisyonlar oluyor. Ve öyle pozisyonlarda ben kendimi darbeden de sakınmak istiyorum. Bu profesyonel futbolda çok normal bir şey. Şunu herkes bilsin ki, kasti olarak hiç bir şey kendimi asla yere atmam. O karakterde bir oyuncu değilim. 
 
Türkiye’de futbolda ne değişsin isterdin?
Çok şey değişsin isterdim. Öncelikle statlar dolu olmalı. Almanya’da ligin ortalarında seyreden hatta bazen düşme hattında olan Eintrach Frankfurt diye bir takımda oynuyordum ve her maç 51 bin kişi full çekiyordu stat. Biz şanslıyız büyük kulüplerde oynuyoruz, diğer takımlara kıyasla daha dolu oluyor statlarımız. Ama diğer şehir takımları için aynı şeyi söyleyemem. Bir futbolcunun maç içindeki motivasyonunu yükselten yegane şey seyirci desteğidir. Sonra alt yapı ve futbol okullarının da sayısı ve kalitesi artsın isterdim. Maalesef ülkenin her şehri aynı değil, dolayısıyla her yetenekli çocuk eşit şansa sahip değil. Belki de bu sebepten nüfusumuz çok olmasına rağmen, o oranda futbolcu yetiştiremiyoruz. Keşke her şehirde profesyonel eğitim veren ve yetenekli çocuklar fırsat sunan futbol okulları olsa. İşte o zaman her uluslararası turnuvaya doğrudan katılan bir ülke olma şansımız olur.
 
Şenol Hoca ile Bilic arasındaki en büyük fark ne?
Tecrübe farkı. Şenol Hoca yıllarını vermiş, çok deneyimli. Aynı dili konuştuğun bir hoca ile çalışmak oyuncu için her zaman büyük avantajdır. İlk 11’e giren oyuncu zaten mutludur, forma şansı nasılsa buluyor. Önemli olan 18’de kalan, forma şansı bulamayan oyuncuyu yönetebilmek, geliştirebilmek. Şenol Hoca’nın ve yardımcılarının en iyi yaptığı şey bu oyuncular performans ve özgüvenini her zaman yüksek tutabilmek.
 
Sence bu sezonun en iyi transferi kim?
Hepsi iyi transferlerin ama takıma en büyük katkı sağlayan Caner diyebilirim.
 
Burcu Kapu (Men's Health / Kasım 2016)
twitter, vine, instagram, youtube, vimeo ve facebook postlarını url ekleyerek girebilirsiniz.

bbcode'un tüm nimetlerinden faydalanabilirsiniz.
• [b]kalın yazı[/b]: kalın yazı
• [i]italic yazı[/i]: italic yazı
• [u]altı çizgili yazı[/u]: altı çizgili yazı
Apple’ın bu ay içinde bir zam yapması bekleniyordu. Firma bugün itibarıyla sattığı...