#
#
DİĞER SPORLAR
Öncelikle şu bilgi ile başlayayım, TBF geçtiğimiz sezon yaptığı bir düzenleme ile serilerin 1-0 önde başlama durumunu ortadan kaldırmıştı ve Çeyrek Final serilerini 3 maç üzerinden düzenlemeye başlamıştı. Bu değişikliğin sonucunda ligimizin playoff sistemi de Fransa, İspanya, Yunanistan gibi önemli liglerin sistemleri ile aynı oldu. Peki, iyi mi oldu?
14/05/2013 - 22:36
İlk başta "oldu bitti" olacak gibi algılanıyor Çeyrek Final maçları. Fakat iyi düşününce güçsüz takımların kısa serilerde sürpriz yapma şansının daha fazla olduğu aşikâr. Bunu istatistik ile destekleyelim; son 5 seneye baktığımızda ilk dörtte yer almayan takımların toplamda oynanan 55 maçta sadece 8 maç kazandı, bu 8 maçın 3 tanesini kazanan takım Pınar Karşıyaka. Takvimi kısaltmak, her sene bir ulusal turnuva olan basketbolda (Avrupa Şampiyonası, Dünya Şampiyonası, Olimpiyat Oyunları ve bunların elemeleri sebebi ile) Milli Takım'a biraz daha geniş pencere sağlayacaktır. Sistem üzerindeki yorumları bu kadarla sınırlı tutalım ve eşleşmelere hızlıca bakalım (konuşulacak bir konu varsa, Anadolu Efes'in Euroleague playoff maçları, Pınar Karşıyaka'nın Eurochallenge Final 4 maçları sebebi ile Pınar Karşıyaka'ya 12 gün maç yaptırılmaması sonucunda playoff serisine 6 günde 3 maça çıkacak yoğun bir takvim miras bırakan TBF kararı konuşulmalıdır).
 
Galatasaray Medical Park - Tofaş
Galatasaray Medical Park, Eurocup'ın en ciddi kadrolarından birini kurup (oldukça ciddi paralar harcandı), üzerine Ergin Ataman gibi "winner" bir koç ile sezona girince hedefler oldukça büyüktü. Fakat yakasını bir türlü sakatlıklardan kurtaramadı, her ne kadar Domercant'ın tam iyileşmeden sahaya sürülmesi idari anlamda fiyasko bir karar olsa da. İlave olarak takımın lideri Hawkins'in kokain kullanması olayı patlak verince oldukça sıkıntılı günler yaşadılar. Fakat kurdukları kadro TBL'nin üzerinde olduğundan ve Ergin Ataman maç kazanmasını bilen bir koç olarak, zor dakikalarda iyi kararlar almasından dolayı normal sezonu lider bitirdiler ve Çeyrek Final'de Bursa ekibi ile eşleştiler. Tofaş 12 galibiyet ile sekizinci sıradan playoff'a kalsa dahi, Ahmet Çakı yönetiminde iyi bir sezon geçirmediğini söyleyebiliriz. Bir kere, ligin 16 takımlı olduğu 2005-2006 sezonundan bugüne en düşük galibiyet rakamı ile playoff'a kalan takım oldular. Genç oyuncularının yanına monte ettikleri tecrübeli yabancılarla ligde biraz daha fazla adlarından söz ettirmeleri bekleniyordu. Benzer bir beklentiyi karşılayamama durumu Eurochallenge'da da yaşandı, Top16'dan çıkabilecekleri bir gruptaydılar fakat sadece 2 galibiyet alabildiler (Ahmet Çakı ile ilgili benim en büyük soru işaretim farklı alanlarda mücadele eden bir takımı nasıl yöneteceği ile ilgiliydi iyi bir sınav verdiğini düşünmüyorum).
 
Seriye gelirsek, Avrupa'da erken elenen ve Türkiye Kupası'nı kaybeden Galatasaray Medical Park'ta tek hedef lig şampiyonluğu olacaktır. Diğer tarafta ise, deplasmanda pek varlık gösteremeyen Tofaş, bu konuda genç bir takım olmanın bedelini ödüyor. Sert savunmalarla karşılaştığında hücumda tıkandıklarını düşünürsek, playoff'ta Galatasaray Medical Park'a sıkıntı çıkartacaklarını zannetmiyorum. Serinin 2-0 Galatasaray Medical Park üstünlüğünde tamamlanmasını bekliyorum.
 
Fenerbahçe Ülker - Pınar Karşıyaka
Fenerbahçe Ülker, bu sezonun en verimsiz takımıdır desek kimse karşı çıkmaz herhalde. Pianigiani ile yeni sistem kurmayı denediler ve bunu David Andersen, Sato, Batiste gibi yaşlı oyuncularla yaptılar. Aşı tutmadı ve Siena'da harikalar yaratan Pianigiani, sezonu bitiremeden Boğaz'daki son rakısını içmek durumunda kaldı. Ertuğrul Erdoğan benim şans verilmesi gerektiğine inandığım bir koç fakat kendisi de gidişatı değiştiremedi ve sponsor problemi yaşamış, takımı neredeyse tamamen değişmiş Beşiktaş'ın altında tamamladı Euroleague'i. Belki Türkiye Kupası'nı kazandılar fakat sezon sonunda ciddi bir revizyona gideceklerini görmek için basketbol dâhisi olmanıza gerek yok. Diğer tarafta Pınar Karşıyaka ise harika bir sezon geçiyor. Yepyeni bir takım kurulmasına rağmen, Ufuk Sarıca kafalardaki tüm soru işaretleri sildi ve Eurochallenge'da finalde şanssız bir şekilde kaybettiler. Ligde takım, tarihinin en yüksek galibiyet sayısına ulaştı 22 maç ile ve henüz oynanacak 1 maç daha var.
 
Playoff serisine bakarsak, sert savunmasını maça yayabilen bir Pınar Karşıyaka'ya karşı, savunmayı özellikle pota altı savunmasını kaderin ellerine bırakmış bir Fenerbahçe Ülker oldukça farklı karakterdeler. Dixon/Aminu ve Dixon/Thomas oyunlarını Fenerbahçe 3 maç boyunca nasıl savunacak en büyük soru işareti. Thomas sakatlık sebebi ile bir süredir oynamıyor, eğer formda geri dönemezse bu turu geçme konusunda ibre Fenerbahçe Ülker'e kayacaktır. Sato'nun Dixon'ı kitlemesi durumunda, tam randımanlı oynayan Diebler'in tehdit yaratabileceğini düşündüğümüzde bu seri oldukça sert geçecek. Pınar Karşıyaka'nın 1 maç kazanacağına eminim, ilk maçın nasıl sonlanacağına bağlı olarak da Pınar Karşıyaka'nın turu geçme ihtimali olduğunu düşünüyorum. Fakat bu sadece sahada iki takımın formalarını giyen oyuncuların performansına değil, aynı anda hakem üniforması giyenlerin de performansına bağlı, Federasyon başkanı bağlantıları sebebi ile futbolda şampiyonluğu ezeli rakibine kaptırmış bir Fenerbahçe, basketbolda da bir sonraki turda kaptırılan futbol şampiyonluğunun intikamını alma şansı varken ilk turda erken çıkışa saptırtılmayabilir. Seri 2-1 biter ve şanslar 50-50 durumunda. Fenerbahçe Ülker'in, 2005-2006'dan sonra (yani Ülker ile birleşmesinden önceki son sene) ilk defa geçtiğimiz sene Çeyrek Final'de elendiğini ve onları eleyen Beşiktaş Milangaz'ın şampiyon olduğunu da hatırlatayım.
 
Anadolu Efes - TED Ankara Kolejliler
Üzerine çok fazla konuşulacak bir eşleşme değil. Anadolu Efes, Barac, Farmar (en son sakattı) ve Vujacic (kadro dışı kalmasından dolayı) olmasa bile Çeyrek Final'de elenecek takım değil. TED Ankara Kolejlier, 3 yabancısı üzerine oynayan bir oyuncu, Jovo-Woodside-Penney üçlüsü takımlarını sırtlayan üçlü. Bu üçlüye artık ustalık yıllarını yaşayan Nedim Yücel de eklendiğinde izlenmesi zevkli bir takım çıkıyor ortaya fakat Anadolu Efes karşısında galibiyet almaya yeteceğini hiç sanmıyorum. Seriyi Anadolu Efes 2-0 ile geçecektir ve ligde kaybettikleri ilk maçın rövanşını alacaklardır.
 
Banvit - Beşiktaş
Fenerbahçe Ülker - Pınar Karşıyaka serisi kadar eğlenceli ve seyir zevki yüksek geçecek bir seri. Geçen sene 3 kupa (Türkiye Kupası, Eurochallenge ve Şampiyonluk) üzerine Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı da kazanan Beşiktaş, Euroleague'de mücadele edeceği için heyecanlıydı, oldukça iddialı bir takım kurulma beklentisi vardı. Fakat Yıldırım Demirören etkisi, diyelim en kısa haliyle, sonucunda dağılmış bir takım ve yeniden yapılanma yılında buldular kendilerini (bu kavram da aslında çok ucuz kullanılıyor ülkemizde mesela Pınar Karşıyaka bu sene yeniden yapılanma yılında diyemeyiz, tüm oyuncularla neredeyse 1 senelik kontrat yapıldı). Buna rağmen Euroleague'de kimsenin beklemediği bir Top16 seviyesi üzerine, tüm siyah-beyaz'a gönül verenlerin bitse de gitsek dediği Top16 maçları oynadılar. Ligde de işler bir önceki seneyi aratıyordu, iki senenin ardından tekrar ligi ilk 4 takımın dışında bitirdiler (altıncılık, Beşiktaş'ın 2002-2003'ten sonra ligi bitirdiği en düşük sıralama). Banvit ise 2008-2009 sezonunu on ikinci sırada tamamladıktan sonra Orhun Ene ile çıktıkları yolda doğru adımları, ciddi bir bütçe ile birleştirip ligde oldukça iyi işler yaptılar, 4 senedir ligi ilk 4 içerisinde bitiriyorlar. Bu istikrarlarını henüz bir kupa ile veya Avrupa'da ciddi bir başarı ile süsleyememiş olsalar da Orhun Ene bu sene finale adını yazdırmak istiyor.
 
Seriye baktığımızda açıkçası taraftarından da daha önceki senelerdeki desteğini bulamamış ve aldığı kötü sonuçlarla Erman Kunter'in bile sorgulandığı Beşiktaş, iyi yağlanmış bir makine düzeninde çalışan Banvit karşısında dezavantajlı konumda. Beşiktaş'ın dar rotasyonunun yanına, kötü yabancı tercihlerini de eklediğimizde playoff takımı çıkmıyor karşımıza. Çeyrek Final seviyesinde elenmeye alışkın olan Beşiktaş, bu seriyi iyi oynayıp kazanamadığı bir maçın ardından 2-0 kaybedecek gibi duruyor.
 
Yarı final eşleşmeleri hakkındaki beklentimi yazmaktansa doğrudan final eşleşmesini yazayım; Galatasaray Medical Park- Anadolu Efes. Bu eşleşmede de mevcut durumda Galatasaray Medical Park'ı az bir farkla da olsa şanslı görüyorum. Farmar ve Vujacic'in geri dönmesi (özellikle de Vujacic'in hırs yaparak geri dönmesi) ibreyi Anadolu Efes'e çevirecektir. Güzel bir final eşleşmesi olur ve büyük ihtimalle de çeyrek aşıra yakın süren şampiyonluk hasretini Galatasaray Medical Park dindirir.
 
Hakem kararlarının harcanan emeklerin önüne geçmediği, tribün teröründen bahsedilmeyen, hakemlerin mücadele eden oyunculara ve takımlara, koçların birbirlerine saygılı olduğu bir playoff dönemi diliyorum...
 
Erinç Atilla

Erinc Atilla

yine gelecek o guzel gunler...

twitter, vine, instagram, youtube, vimeo ve facebook postlarını url ekleyerek girebilirsiniz.

bbcode'un tüm nimetlerinden faydalanabilirsiniz.
• [b]kalın yazı[/b]: kalın yazı
• [i]italic yazı[/i]: italic yazı
• [u]altı çizgili yazı[/u]: altı çizgili yazı
DC hayranları son zamanlarda Aquaman 2 ve Shazam 2 gelecek mi, gelmeyecek mi, bunu merak ediyordu. Sonunda bu iki projenin geleceği...