#
#
FUTBOL KÜLTÜRÜ
Bulgar hakem Bogdan Dochev, 2 Haziran 2017 tarihinde 80 yaşında, henüz 2 gün önce hayata gözlerini yumdu. Ölüm haberi, aynı ajanstan çıkma benzer metinlerle haberleştirilmişti yabancı spor portallarında. Bogdan Bochev'i hepimiz tanıyoruz aslında. Çok önemli bir spor olayının 'silik' kahramanı kendisi, onun da paralel bir hikayesi var.Hayat sahnesinde Dochev'e pay edilen Maradona'nınki gibi şöhret değil, trajedi olmuştu.
04/06/2017 - 15:51
Bazen hayatın ihtişamlı veya trajik hikayelerine yakından tanık olup, bu hikayelerin parıltısına kendimizi kaptırmışken başkalarının 'silik' hikayelerini ıskaladığımızı düşünüyorum. O silik hikayeler geri planda kendi sürecini yaşarken, belki kıyısından köşesinden bu hikayelere tanık oluyor, bazen teğet geçiyor veya  esas oyuncularında ne tür etki bıraktığını belki çok sonraları tesadüfen öğreniyoruz. 
 
İtalyan yönetmen Bernardo Bertolucci'nin 1972 yapımı 'Paris'te Son Tango'  isimli filmi abartılı erotizmi ve başrol oyuncusu Marlon Brando'nun performansıyla bilinir daha çok. Film paralelinde büyük bir trajedi barındıran bir hikaye taşıyordu, tam 30 yıl sonra ortaya çıkacak olan bir trajedi. Filminden sonra Bertolucci halen önemli bir yönetmen olarak film çekmeye  devam ederken, Brando ise bir sinema efsanesi olarak hayatına veda etti 2004 yılında. Filmde Marlon Brando ile birlikte başrolü paylaşan aktris Maria Schneider'in hikayesi ise Bertolucci ve Brando'nunki gibi parlak olmadı. 
 
Senaryoda olmamasına rağmen, Bertolucci ve Brando filme tecavüz sahnesi eklemek istediler. Sahne tek seferde ve spontan olarak çekilecek, Schneider'in de sahnenin çekileceğinden haberi olmayacaktı. Schneider'e haber verilmemesindeki amaç sahneyi olabildiğinde gerçekçi yansıtmaktı kameraya. Sahne planlandığı gibi tek seferde ve 'gerçekçi' olarak çekildi. O kadar gerçekçiydi ki, Schneider hayatının geri kalanında tecavüze uğramış hissinden kurtulamadı hiçbir zaman. Maria Schneider bu filmden sonra hayatının geri kalanını depresif bir şekilde ilaçlar, uyuşturucu ve alkole bağlı olarak tamamladı. 2000'li yıllarda bu yaşananları paylaşmaya karar verdiğinde sesini duyan olmayacaktı neredeyse. Hikayesi vardı ama 'başkasının' hikayesiydi, Brando'nun şatafatlı kariyerinde esamesi bile okunmayacaktı. Schneider 2011 yılında hayata veda etti, ölene kadar da o sahnenin yükünü taşıdı.
 

http://e2.365dm.com/17/06/16-9/20/skysports-diego-maradona-england-argentina_3967934.jpg?20170601190718
 
Bulgar hakem Bogdan Dochev, 2 Haziran 2017 tarihinde 80 yaşında, henüz 2 gün önce hayata gözlerini yumdu. Ölüm haberi, aynı ajanstan çıkma benzer metinlerle haberleştirilmişti yabancı spor portallarında. Bogdan Bochev'i hepimiz tanıyoruz aslında. Çok önemli bir spor olayının 'silik' kahramanı kendisi, onun da paralel bir hikayesi var. Dochev 1986 Dünya Kupasında Arjantin - İngiltere maçını yöneten yan hakem. Futbol tarihinin ikonik golü olan 'Tanrı'nın Eli'ni ıskalayan yan hakem, aynı zamanda olayın Maradona ile birlikte paydaşı. Ama hayat sahnesinde Dochev'e pay edilen Maradona'nınki gibi şöhret değil, trajedi olmuştu. Dochev Maradona'nın eliyle attığı topu ıskalamış, dünya futbol tarihinin en spektaküler gollerinden birinin resmiyet kazanmasının baş sorumlusu olmuştu. 
 
Dochev yıllar sonra yaptığı açıklamada aslında Maradona'nın topa elle müdahale ettiğini gördüğünü söyledi. Ama o zamanlar Fifa kurallarına göre yan hakem, sadece orta hakem fikir isterse kararını belirtebiliyordu. Dochev'e göre Tunuslu orta hakem Ali Bin Nasser sadece Arapça biliyordu ve o pozisyon esnasında iletişim sorunu yaşamışlardı. 'Orta hakem bana bile bakmadan golü vermişti, birbirimizle konuşamamıştık bile' diye belirtiyor o anı Dochev. Orta hakem Ali Bin Nasser ise, 'Fifa kurallarına göre en iyi pozisyona sahip hakem kimse karar onun insiyatifindedir. O esnada yardımcı hakemden bir işaret bekledim; fakat o işaret gelmeyince gol olarak kabul ettim.' şeklinde açıklama yaparak kendini savunuyordu.
 
Tabiri yerindeyse o golün ekmeğini Maradona yemişti. Maradona'nın ayakları kadar kıvrak çenesinin golü 'Tanrı'nın Eli' olarak betimlemesi, onun hilesini meşrulaştırıyor, bir yazgı meselesine dönüştürüyordu. Maradona'nın azizleştirildiği bir hikayede Dochev'in rolü ise pek adil olmayacaktı. 30 yıldan fazla bir süredir gündemde olan bu hatalı gölün Dochev'in geri kalan hayatında ne denli büyük bir yük olacağını tahmin edebiliriz sanırım. Dochev 'ülkenin 'yüz karası' olarak devam eden bir laneti üzerinde yıllar boyunca taşımak zorunda kalacaktı. Dochev'in o hatadan sonraki hayatı toplumdan izole vaziyette geçti, hayatıyla ilgili fazla bir detay bilinmiyor fakat o hatanın tahribatının ne denli ağır olduğunu kendisinin yaptığı şu kısa açıklamayla anlayabiliriz sanırım.
 
''Maradona hayatımı mahvetti. Mükemmel bir futbolcu fakat zayıf bir karakter.''
 
Başkalarının hikayesinde hayatın gizli sükseleri saklı aslında. Biz bu hikayeleri es geçtikçe bu sükseleri de ıskalıyoruz gibi. Bazen görmezden geldiğimiz bu hikayeler sanki bize hiç denk gelmeyecekmiş gibi...
 
Asım Duman
asim_duman@hotmail.com
twitter, vine, instagram, youtube, vimeo ve facebook postlarını url ekleyerek girebilirsiniz.

bbcode'un tüm nimetlerinden faydalanabilirsiniz.
• [b]kalın yazı[/b]: kalın yazı
• [i]italic yazı[/i]: italic yazı
• [u]altı çizgili yazı[/u]: altı çizgili yazı
LG’nin yeni amiral gemisi telefonunda OLED ekran kullanacağını geçtiğimiz nisan ayında sizlerle...