#
#
Veloturk Gran Fondo Çeşme 2018'in ardından Argeus Travel'ın sahibi, yarış organizatörü Aydın Ayhan Güney ile 2018 sezonunda düzenlenen Gran Fondolar ve yarışlar üzerine konuştuk.
20/11/2018 - 17:03
Veloturk Gran Fondo Çeşme’yi tamamladık, Argeus Travel’ın sahibi Aydın Ayhan Güney’le beraberiz. Gran Fondo organizasyonlarını ve kendileri için nasıl bir sezon geride kaldığını konuşacağız. Önce buradaki organizasyondan başlayalım, nasıl bir gran fondo geride kaldı? 
Bu yıl yine geçen yılki gibi en popüler Gran Fondo, Çeşme oluyor. Büyük şehirlere yakın olması, Çeşme’nin güzelliği, sezon sonunda, kasım ayında buradaki hava şartları...1300’ün üzerinde katılımcıyla sabah 08.00 ve 09.00’da iki startla başladık. Bu tür amatör organizasyonlarda çok dikkat edilmesi gereken konular var. Zannediyorum, hazırlıklarımız da iyiydi, sorunsuz, güzel ve herkesin mutlu olduğu bir yarışı geride bıraktık. 100 ve 47 km’lik iki parkurumuz vardı. Sorunsuz devam etti.
 
 
Sporcular için soruyoruz; parkurlar bu yıl aynı kaldı büyük oranda ancak neye göre belirleniyorlar?
 
Aslında parkurlarımız aynı çünkü bazı bölgelerde çok fazla alternatif parkurlar yok. Çeşme bölgesinde de ya bu parkuru yapacağız ya da otobana çıkacağız. Tabii ki otoban hiçbir zaman bizim isteğimiz olmuyor, kapatmak da çok zor. Parkurda da her yıl yollar daha da güzelleşiyor. Yol kalitesi ilk seneye göre %70 oranında daha iyi. Ufak tefek bazı bölgeler var ama onlar da kısa olduğu için geçiliyor. Zor parkurlar tabii ki. Özellikle uzun parkurda ciddi tırmanışlar var ama sezon sonu sporcular hazır, pek problem çıkmıyor. Her bölgenin kendi özelliklerine göre parkurlar seçiyoruz. Marmaris’te doğal güzelliklere bakıp oradan seçiyoruz, Antalya’da sezon başı ve sporcuların antrenman eksiği olduğu için daha düz bir parkur kullanıyoruz, Kapadokya’da daha engebeli parkur var. Yani her sporcuya uygun bir Gran Fondo aslında oluyor.
 
 
Yani sprinter gibi çalışan da tırmanışçıyım diyen de yarışlara rahat rahat gelebiliyor.
Kesinlikle. Zaten ben bugün ilk kez böyle gördüm. Kısa parkurda üç kişi fotofinişle belirlendi, sprint finişi vardı. Gençler bu konuda çok iyiler.
 
Aslında hemen hemen 20 kişi civarı toplu girdi ve öyle önde üçlü fotofinişe kaldı.
Toplu bitirenler çoktu ama tabii finişi üç kişi arasında belirledik. 10 cm ile aldı birinci ki bu da güzel bir şey, demek ki sporcular artık gelişiyor. Çünkü Gran Fondo’larda genelde girişler hep tek tek olur ama güzel finişler oldu bugün. Memnunuz ondan da.
 
Büyük turlarda da böyle birkaç cm ile ayrılan finişlerin tadı ayrı oluyor. Burada yarışanlar için de izleyenler için de güzel bir deneyim oldu.
Büyük turlarda ya da profesyonel yarışlarda genelde grubun hepsinin kapasitesi aynı, o yüzden sprintlere büyük gruplar halinde girilebiliyor ama Gran Fondo’da bunun olmaya başlamasıyla demek ki birbirine eşit güçte gençleri Gran Fondo’larda göreceğiz. Tabii herkesin bilmesi gereken, bunlar amatör yarışlar. İnsanlar burada hiç kimseyle yarışmıyorlar, aslında kendileriyle yarışıyorlar. Bunun ödülü, hedefi, belirlenen saat limitleri içerisinde bu yarışı bitirebilmek. O yüzden hep şunu diyoruz, bu tür amatör yarışlarda insanlar kendisiyle yarışır, başkasıyla yarışmak için gereksiz risk almamak gerekiyor. Çünkü hızlı bir spor, tecrübe de azsa sıkıntılar yaşayabiliyorlar. O sebeple çok dikkatli olmaları gerek. Yavaş yavaş o bilince erişiyor sporcular da, bunu görüyoruz. 1300 kişinin start aldığı ve hepsinin amatör olduğu bir yarışta, ufak tefek kazalar oluyor ama oran çok düşük olmaya başladı.
 
Bugün 5-6 kaza saydık ki böyle bir durumda bu çok iyi bir sayı.
6 kişi kazaya karışmış ama genelde kendi hatalarından kaynaklı, düz yolda düşenler veya virajı alırken dengesini kaybedenler oluyor ama hız az olursa risk azalır. Ufak tefek çizikleri olanlar oluyor ya da belki kırılan bir köprücük kemiği olabiliyor.
 
Biskiletin kaderi köprücük kemiği zaten.
Kaderi evet ama profesyonel olmadıkları için bilmedikleri bir yolda eğer kontrolsüz hızla giderlerse her an dengelerini kaybedebiliyor ki bu daha ciddi sonuçlara gidebilir. Ama bugün herkes son derece dikkatli oldu diye düşünüyorum.
 
Biraz da Çeşme’den bahsedelim. Gran Fondo’ların ilk yıllarından bu yana her bölgedeki belediyelerle ilişkilerinizi görüyoruz ama Çeşme’de sanırım iyice uyum sağlandı artık?
Bu tür organizasyonların yapıldığı yerdeki yerel yönetimlerin, belediyelerin, kamu görevlilerinin olaya bakışı çok önemli. Onlar ne kadar sahiplenirse o kadar büyüyor organizasyon. Bunu ben maddi olarak söylemiyorum, belediyeler veya kurumlar destek olsun açısından değil. Sahiplenmeleri farklı, maddi yardımları farklı bir şey. Biz genelde belediyelerden bir maddi yardım almıyoruz ama hizmet olarak destek veriyorlar. Çeşme özelinde ise çok sahiplenildi, başkanımız sağ olsun çok sahipleniyor. İki gündür hep aramızda. Organizasyon yaptığımız bölgelerin tamamı bunu çok sahipleniyor ki zaten sahiplenmezlerse yapamayız organizasyonu, onların izni olmadan siz de organizasyon yapamazsınız. Marmaris de çok sahipleniyor ve çok profesyonel bir ekipleri var. Antalya keza çok sahipleniyor. O sebeple problem olmuyor. Ne kadar sahiplenirlerse biz o kadar büyütüyoruz.
 
Onlar için de iyi oluyor bu. Çeşme için kasım ayında, sezon bittiği bir dönemde 2-3 bin kişiye varan bir yoğunluk, Marmaris’te de aynı şekilde sezon açılışında bir yoğunluk yarattı.
Bu organizasyonların çıkış amacı bu zaten. Bu tür etkinlikler festival havasında geçer. Aynı amaçtaki insanları bir yere toplamak. Nasıl ki müzik, yemek festivalleri yapılıyor, Çeşme’de ot festivali yapılıyor, ona ilgi duyan insanlar geliyor. Burada, spora ve bisiklete ilgi duyan insanlar geliyor ve o canlılığı yaratıyor. Bugün 1300 sporcu var ama 2500 insan geliyor. Herkes ailesiyle gelmiş çünkü Çeşme de güzel bir yol bunun için, güzel bir hafta sonu kaçamağı. O yüzden ailesiyle herkes. Bu insanlar geziyor, yiyor içiyor, restoranlar dolu, otellerde ciddi doluluklar oluyor. Sosyolojik etkinlik var, çocuklar görüyor bunu ve bu çocukların çoğu ileride bisiklete ilgi duyacak. Dün 140 bisiklet dağıtıldı Veloturk projesiyle, bu çocuklar tanıştı bisikletle ve binecekler yarın. Bizim için ileride yeni yarışmacılar.
 
140 çocuğun 30-40 tanesi bile kendisini ileri seviyeye taşısa büyük bir başarı.
Yaşı ilerlediğinde de biniyorsa, o 140 çocuktan 10 tanesi bile binse gençliğinde ve daha sonra, bu kazançtır.
 
Onlar için de hem sağlıklı yaşam hem de farklı bir kültür edinme yolu. 
Kesinlikle, hayatlarının bir parçası oluyor bisiklet.
 
Biraz da Argeus’un yılı nasıl geçirdiğini konuşalım. Antalya ile başladık, önce onları konuşup diğer organizasyonlara da geleceğiz.
Şubat’ta Antalya ile başlıyor, 2.2 bir yarışımız vardı. Hemen son gününe de Gran Fondo vardı. Nisan’da Marmaris vardı, o da Antalya gibi güzel bir yarış oldu. Sonra Kapadokya Bisiklet Festivali vardı. Yaz ayları Türkiye’nin her yerinde sıcak oluyor, o yüzden Temmuz-Ağustos’ta bisiklet yarışı yapmaktan kaçınıyoruz. Sonra da Çeşme’deyiz. 4 tane Gran Fondo oldu, bir tane de 2.2 yarış var. Bir de onun yanı sıra koşu yarışları var. Aladağlar ve Cappadocia Ultra Trail var. 7 organizasyonla sezonu tamamladık. Hemen burayı bitirip sonraki hafta Tour of Antalya için çalışmalara başlayacağız.
 
Antalya için de aynı başarının süreceğini düşünüyoruz. Hedefiniz, önceki röportajımızda da belirttiğiniz gibi, bu yılın en iyi 2.2 turunu yapmaktı. Bize göre başardınız da.
Genel geri dönüşlere bakarsak, tabii yabancılara bakmak lazım, çünkü iddiamız Türkiye’deki değil dünyadaki sayılı 2.2 yarışlarından biri olmasıydı. Hedefine ulaştı. Bunu nereden görüyoruz? Şu anda Avrupa ve dünyadan 45 takım başvuru yaptı katılmak için ve bu artacaktır da. Oradan seçeceğiz. Demek ki bir başarı var ki takımlar gelmek istiyor. Güzel bir proje, Antalya’nın projesi olsun istiyoruz. Hatta bu bölgelerin projeleri büyürse, federasyonla birlikte, Mersin’de veya başka illerde yapılan yarışlar var, her ilin bir 2.2 yarışı olabilir. Her ilde olmasa da Türkiye’de 7-8 tane ilde 2.2 yarışlar iller tarafından sahiplenilebilir. Bu artıyor çünkü bunlar sporcuyu da artırır. Ülke tanıtımı için de önemli şeyler. Antalya güzel gidiyor, daha da güzel olacağını umuyoruz.
 
Düşündüğümüzde Gran Fondo olan yerlerde yarışların büyüyüp 2.2 yarışlarla da desteklenmesi harika olur ki ülkemizde de bir Avrupa ülkesi ortalamasına göre oldukça iyi sayıda 2.2 yarış var. Açıkçası çok yer bulamıyorlar kendilerine, üzerlerine biraz daha düşülmesi lazım.
Her spor karşılaşmasında, profesyonel anlamdaysa önemli olan katılımcıların düzeyidir. Kim katılıyor bu yarışlara? Şimdi 5-10 takımla 2.2 yarış yapmanın da çok bir anlamı yok bence. Kime yapıyoruz? Kendi takımlarımız da az zaten. O sebeple ses getiren, güzel birkaç organizasyon olursa, onun üzerine tüm enerjiyi vermek gerekiyor. Yoksa 10-15 tane 2.2 yarış yapmanın ne ülkeye ne bize ne de sporcumuza bir yararı olur. Ama kaliteli 2.2’ler olursa, bunlar uluslararası çapta dikkat çekeceği için ülke için iyi bunlar. Çok yarış yapmakla bir yere varılmıyor. Yarışların da kaliteleri var çünkü bunların bir standartları var, bunları bilerek yapmak gerekiyor çünkü kaliteli yarışlar her zaman hem sporcu hem seyirci hem de medya çekiyor. Ama olmazsa orada bir yere bir yarış yapılıyor bitiyor, kimsenin haberi yok, ismini bile duymuyor kimse.
 
 
Ki zaten onların takvimdeki yeri, konumu da önemli. Mesela bu resmi olarak verilen bir unvan olmasa da Tour of Antalya’nın Avrupa sezonunun açılış yarışı olma şansı da var. O dönemde Katar, Dubai ve Arap yarımadası var.
O yüzden zaten biz yıllarca profesyonel bisiklette şunu söyledik, bizim o tarihleri bir şekilde alabilmemiz gerekiyor. Neden? Çünkü Türkiye’nin özellikle Antalya bölgesi ve Ege ki Ege o tarihlerde biraz yağışlı ve rüzgarlı olabilir ama Türkiye’nin güney bölgesi Şubat ve Mart aylarına çok uygun. Avrupa’da sezon daha geç başladığı için o aylarda çok yarış bulma şansı olmuyor. Takımların da sezon başı olduğu için yarış ihtiyacını karşılıyor. O alanı Arap ülkeleri çok iyi değerlendirdiler, Dubai ve Umman gibi. Onları da Avrupalılar organize ediyor aslında. Biz de daha profesyonel ve düşük seviyede, 2.2 olarak Şubat ayında bir yer edinmeye çalışıyoruz çünkü Şubat, sporcular için önemli bir ay. Antalya bunu başaracaktır diye umut ediyoruz.
 
Bizim umudumuz da sezona güzel bir başlangıç yarışı olması yönünde. Son olarak kapanış sözlerinizi alalım sizden.
Teşekkür ederiz. Geldiniz, katıldınız, bizlere destek oldunuz. Güzel bir yarış oldu, güzel bir finiş oldu. Güzel bir de podyum seremonisiyle sezonu noktalayıp evlerimize döneceğiz. Siz de dinlenin biraz, yoruldunuz bu sene organizasyonlardan. 
 
twitter, vine, instagram, youtube, vimeo ve facebook postlarını url ekleyerek girebilirsiniz.

bbcode'un tüm nimetlerinden faydalanabilirsiniz.
• [b]kalın yazı[/b]: kalın yazı
• [i]italic yazı[/i]: italic yazı
• [u]altı çizgili yazı[/u]: altı çizgili yazı
Harika bir yazi tebrik ederim emegine SAĞLIK
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın. Giriş yapmak için tıkla.
Apple iPhone X’dan sonra Android akıllı telefonlarda yüz tanıma sistemlerinin kullanımı artış...