Zaman: 16 Oca 2021, 12:11

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 181 mesaj ]  Sayfaya git 1, 2, 3, 4, 5 ... 19  Sonraki
Yazar Mesaj

rookie
 Mesaj Başlığı: Diego Armando Maradona (1960 - .... )
MesajGönderilme zamanı: 04 Mar 2004, 16:40 
Kullanıcı avatarı
Çevrimdışı

Kayıt:
15 Ağu 2003, 15:05
Mesajlar:
74
Konum:
Hidden Place
Maradona 30 Ekim 1960’ta dünyaya geldi. Futbola Argentinos Juniors takımında başladı. Daha sonra Boca Juniors takımına geçti ve burada 1981’e kadar oynadı. 1981’de rekor bir ücretle (12 milyon Dolar) Barcelona’ya transfer oldu.

Nou Camp’taki ilk maçını 82 dünya kupası açılışında Belçika’ya karşı oynayan Maradona beklenmedik şekilde kötü bir başlangıç yaparak karşılaşmayı izleyen Barca taraftarlarını hayal kırıklığına uğratmıştı. 2 sezon Barca, forması giyen Maradona hastalık ve sakatlıklar dolayısıyla bekleneni tam anlamıyla veremedi. Maradona, kendisini 1978 Dünya Kupası kadrosuna almayan Menotti’nin takımın başına gelmesiyle Barcelona’dan ayrıldı. İtalya’nın Napoli takımıyla sözleşme imzalayan Maradona için altın yıllar başlıyordu.

Napoli formasıyla 2 şampiyonluk yaşayan Maradona, 1986 Dünya Kupasının da yıldızıydı. Arjantin, Dünya Kupasının sahibi olurken, çeyrek finalde Maradona’nın İngiltere ağlarına eliyle gönderdiği gol, üstünden uzun yıllar tartışıldı. Büyük tepki alan Maradona ise topa değen elini “tanrının eli olarak” tanımlamaktan çekinmemişti. 1990 Dünya Kupasında da takımını finale taşıyan Maradona Almanya’ya penaltı golüyle teslim oluyordu. Bu belki de, Maradona’nın yükselen kariyerinin tersine döndüğü andı.

1991 yılında bir İtalya lig maçı sonrası rutin bir doping kontrolünde kokain kullandığı ortaya çıkan Maradona, Arjantin’e dönüşünde de polis tarafından uyuşturucu bulundurduğu gerekçesiyle göz altına alınıyordu. Gözaltı günlerinin ardından evinin önünde bekleyen basın mensuplarına saldıran Maradona, artık çalımlarından çok olaylarıyla manşetlerden düşmüyordu. Bu olaydan sonra Maradona’nın “bittiğini” düşünenler yanılmıştı. 1993 yılında İspanya’da bu kez Sevilla’ya dönen Maradona, 1994 Dünya Kupası için yine iddialıydı. Ancak 94’ Amerika, Maradona için beklenmedik şekilde kısa sürdü. Yasak madde kullandığı tespit edilen Maradona şampiyonadan men edildi ve 15 ay ceza aldı. 15 aylık süre zarfında Deportivo Mandiyu ve Racing Clup’da teknik direktörlük yapan Maradona, cezasının bitmesiyle 1995 yılında yuvam dediği Boca Juniors’a oyuncu olarak döndü. 2 sezon Boca’da oynayan Maradona kariyerini kemiren kokain alışkanlığından kurtulamayınca 37 yaşında aktif futboldan koptu.

Futbolu bıraktıktan sonra sağlık problemleri yaşayan Maradona, uyuşturucuya bağlı olarak kalbiden geçirdiği rahatsızlığın ardından Küba’da 22 aylık bir tedavi gördü. Tedavinin ardından bir trafik kazası geçiren Maradona dizinden ufak bir operasyon geçirdi.

Bu kadar çalkantılı bir hayata rağmen Maradona 2000’de FİFA tarafından Pele ile birlikte yüzyılın futbolcusu seçildi. 11 Aralık 2000’de yapılan bir törenle ödülünü aldı. Fakat törende kendi ödülünü aldıktan hemen sonra Pele’nin ödül almasını beklemeden salonu terketti. Nitekin bir gün sonra yaptığı açıklamada “Kendi bedenime karşı saygısız olsam da işime devamlı saygılıydım; bu yüzden de dünyanın en iyisi benim” diyerek bütün spor kamuoyunun beklediği açıklamayı yapmıştı.




Resim

_________________
slow motion riot...


Başa Dön
  Profil  
Alıntı ile cevapla   Bookmark and Share

diffensore
 Mesaj Başlığı: Diego Armando Maradona (1960 - .... )
MesajGönderilme zamanı: 19 Nis 2004, 14:27 
Çevrimdışı

Kayıt:
14 Nis 2004, 21:44
Mesajlar:
498
Konum:
Atakum
maradona boca juniors macını ızledıkten sonra rahatsızlanarak hasteneye kaldırılmıs.yoğun bakımdaymış.maradona ne olur bızlerı bırakma bılıyorum arjantının buyuklerı hep genc yasta ölür ne olur kır bu tekeli.sen buyuk zorlukların basından gelmesını bıldın bılıyorum bununda ustesınden geleceksın


Başa Dön
  Profil  
Alıntı ile cevapla   Bookmark and Share

 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 19 Nis 2004, 14:30 
Resim
Resim



Resim
Resim
Resim

USLANMAZ ÇOCUK
Futbol tarihine adını yazdıran Maradona'ın çocukluğu sefalet içinde geçmiş. Suyu akmayan ve elektiriği dahi olmayan bir gecekonduda dünyaya gelen Maradona 8 kardeşin en çılgını ve her zaman ki gibi en yaramazı olup sürekli konuşur ve kavga çıkarırmış. Futbolada yansıyan bu kişiliğinin temelleri daha çocukluk günlerinde atılmış.

Ama futbol dendiğinde kendisinden geçermiş. Futbol onun için herşeymiş. Maradona sahadaki bu hırçın futbolun temellerinin daha çocukluk yıllarında atıldığını ve kenar mahallelerde sefalet içinde kalabalık bir ailede yaşam mücadelesi vermesinin onun kişiliğinde önemli bir etken olduğunu dile getiriyor.

TANRININ DEĞİL DIEGONUN ELİ
Maradona, 1986 Meksika Dünya Kupası'nda kupayı kazanan Arjantin takımının kaptanıdır.Arjantin finalde Almanya ile kaşılaşıp Almanya'yı yener ama bundan daha önemlisi çeyrek finalde İngiltere ile yaptığı maçtır.."Bu maçın bizler için ayrı bir önemi vardı .Çünkü İngiltere ve Arjantin'i karşı karşıya getiren Falkland savaşının anıları çok tazeydi. Maça çıkmadan önce maçın iki ülke arasında geçmişte yaşanan kötü olayların üzerine örtülecek bir perde gibi olduğunu ve bu maçın bir dostluk maçı olduğu şeklinde açıklamalarda bulunuyorduk. Halbuki hiçbirimiz bu duygularla maça çıkmadık.

Hepimiz kinimizi maçı kazanma yönünde harcadık çünkü maç bir kupa maçı değil bir onur ve intikam maçıydı. Ben maçta iki gol atmıştım ve attığım golden birini resmen elimle atmıştım ama bu an hakemim gözünden kaçmıştı. O dönemde golü ‘‘Tanrı'nın eli’’ diye açıklamıştım. Ne Tanrı'sı yahu! Diego'nun eliydi !

Tanrı'nın eli ha... Fotoğrafçılar bile ne olduğunu görememişti. Bu resimde gözlerini kapatan İngiliz kaleci Shilton çok kızdı, beni verdiği veda partisine çağırmadı. Bu gol çok hoşuma gidiyor. İngilizlerden intikamımı bu şekilde almıştım.

TANRININ DEĞİL DIEGONUN ELİ
Maradona, 1986 Meksika Dünya Kupası'nda kupayı kazanan Arjantin takımının kaptanıdır.Arjantin finalde Almanya ile kaşılaşıp Almanya'yı yener ama bundan daha önemlisi çeyrek finalde İngiltere ile yaptığı maçtır.."Bu maçın bizler için ayrı bir önemi vardı .Çünkü İngiltere ve Arjantin'i karşı karşıya getiren Falkland savaşının anıları çok tazeydi. Maça çıkmadan önce maçın iki ülke arasında geçmişte yaşanan kötü olayların üzerine örtülecek bir perde gibi olduğunu ve bu maçın bir dostluk maçı olduğu şeklinde açıklamalarda bulunuyorduk. Halbuki hiçbirimiz bu duygularla maça çıkmadık.

Hepimiz kinimizi maçı kazanma yönünde harcadık çünkü maç bir kupa maçı değil bir onur ve intikam maçıydı. Ben maçta iki gol atmıştım ve attığım golden birini resmen elimle atmıştım ama bu an hakemim gözünden kaçmıştı. O dönemde golü ‘‘Tanrı'nın eli’’ diye açıklamıştım. Ne Tanrı'sı yahu! Diego'nun eliydi !

Tanrı'nın eli ha... Fotoğrafçılar bile ne olduğunu görememişti. Bu resimde gözlerini kapatan İngiliz kaleci Shilton çok kızdı, beni verdiği veda partisine çağırmadı. Bu gol çok hoşuma gidiyor. İngilizlerden intikamımı bu şekilde almıştım.

TANRININ DEĞİL DIEGONUN ELİ
Maradona, 1986 Meksika Dünya Kupası'nda kupayı kazanan Arjantin takımının kaptanıdır.Arjantin finalde Almanya ile kaşılaşıp Almanya'yı yener ama bundan daha önemlisi çeyrek finalde İngiltere ile yaptığı maçtır.."Bu maçın bizler için ayrı bir önemi vardı .Çünkü İngiltere ve Arjantin'i karşı karşıya getiren Falkland savaşının anıları çok tazeydi. Maça çıkmadan önce maçın iki ülke arasında geçmişte yaşanan kötü olayların üzerine örtülecek bir perde gibi olduğunu ve bu maçın bir dostluk maçı olduğu şeklinde açıklamalarda bulunuyorduk. Halbuki hiçbirimiz bu duygularla maça çıkmadık.

Hepimiz kinimizi maçı kazanma yönünde harcadık çünkü maç bir kupa maçı değil bir onur ve intikam maçıydı. Ben maçta iki gol atmıştım ve attığım golden birini resmen elimle atmıştım ama bu an hakemim gözünden kaçmıştı. O dönemde golü ‘‘Tanrı'nın eli’’ diye açıklamıştım. Ne Tanrı'sı yahu! Diego'nun eliydi !

Tanrı'nın eli ha... Fotoğrafçılar bile ne olduğunu görememişti. Bu resimde gözlerini kapatan İngiliz kaleci Shilton çok kızdı, beni verdiği veda partisine çağırmadı. Bu gol çok hoşuma gidiyor. İngilizlerden intikamımı bu şekilde almıştım.

EVET KOKAİN KULLANIRIM AMA DOPİNG ASLA
Kokain kulladığımı her zaman kabul ederim ama hiçbir zaman maçlarda dopig yapmamışımdır.Hatta iki kez doping yaptığım için uzaklaştırılmışımdır.Yargıcın karşısına çıktığımda cezama razı olduğumu ama dopingi kabul etmediğimi söylediğim kabul görmedi.



DOPİNG OLAYI İTALYANLARIN OYUNUDUR
Doping olayı tamamen Antonio Matarrese'nin (İtalya Futbol Federasyonu Başkanı) oyunudur. Çünkü Arjantin 1990 kupasında İtalyanların önünü kesmiş ve İtalyanları milyonlardan mahrum etmiştir.Bu yüzden ben doping olayını tamamen Matarrese'nin oyunu olarak görüyorum.


ÇOCUKLAR GİBİ AĞLADIM
ABD'de 1994 Dünya Kupası'ndaki ikinci doping olayı beni yıkmıştı.Çünkü Nijerya maçındaki doping kontrollerim pozitif çıkmıştı.Halbuki orada kesinlikle izim benzerliği olan ilacın kurbanı olmuştum.Arjantin'de sürekli kullanmış olduğum bir ilaç vardı ve bitmişti doktorum Amerika'da aynı ilacı almıştı yalnız benim kulladığım ilacın ismi Ripped Fast idi doktorum yanlışlıkla Ripped Fuel almıştı.İki ilacın ismi aynıydı ama Ripped Fuel'de uyuşturucu vardı.Bu durum beni mahvetmişti Claudia'yı aradım... Görür görmez gözlerim yaşlarla doldu. Sesim titredi: ‘‘Kupa'dan kovuldum’’ dedim ve bir çocuk gibi ağlamaya başladım.

NEFRET ETTİKLERİM
PAPA: Ben Papa'yla da tanıştım, çünkü ünlüyüm. Düş kırıcıydı. Anneme bir tespih verdi, Claudia'ya bir tespih verdi, ona verdi, şuna verdi, sonra benim sıram gelince İtalyanca olarak ‘‘Seninki özel’’ dedi. Sinirlenmeye başlamıştım. Annemden tespihini istedim, baktım, benimkiyle aynıydı! Papa'ya doğru yürüdüm, sordum: ‘‘Afedersiniz Papa Hazretleri, benimkiyle anneminki arasındaki fark ne?’’ Bana baktı, sırtıma vurdu, gülümsedi, yürümeye devam ettik. Saygısızlık, sırtıma vurdu, gülümsedi, o kadar!


MONACO PRENSİ ALBERT
Monte Carlo'da beni davet ettiği yemeğin parasını bana ödetti! Erken kalkması gerektiğini söyleyip gitti!Onun için kendisini hiç sevmem.

ÇAPKINLIĞIMI KARIMA SÖYLERİM
Karım Claudia ile 28 Haziran 1977'de evlendim.Birbirimiz çok severiz.Bir zamanlar hep niye Claudia'yla evlenmiyorsun diye sorarlardı.Ben de onu sevdiğimi söylemek için bir kağıda ihtiyacım olmadığını söylerdim. Sonra ikinci soru gelirdi: Öyleyse niye sonradan evlendiniz? Aklıma öyle esti de ondan! dedim. Tüm çapkınlığıma rağmen karım ile aramda bir kırgınlık olmamıştır çünkü ben çapkınlığı karımdan gizli yapmam on

Resim

''beatlesin tüm üyeleri cennete gitmeden ölmeyeceğim''

''spor adına bid diskalifiye gerekiyorsa,japonya'ya atom bombası atan a.b.d diskalifiye olmalıdır''

''domuzlar körfezi deyince bir grup domuzun insanlara bomba atmasını hatırlıyorum''


Başa Dön
   
Alıntı ile cevapla   Bookmark and Share

diffensore
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 25 May 2006, 05:43 
Çevrimdışı

Kayıt:
22 May 2006, 03:37
Mesajlar:
141
Konum:
35½ KARŞIYAKA
belki bir gun yeni bir maradona gelebilir ama che asla

_________________
kafayı çektik yine


Başa Dön
  Profil  
Alıntı ile cevapla   Bookmark and Share

centrocampista
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 25 May 2006, 10:49 
Çevrimdışı

Kayıt:
30 Ağu 2003, 19:00
Mesajlar:
1989
Konum:
Samsun
Maradona, çocukluğumuzun yıldızı..
1986'da tahtta gördük onu.. Tüm dünya onu konuşuyordu.
1990'da daha zayıf Arjantin kadrosunu finale taşımış, ama kupaya uzanamamışlardı.
İtalya'da fakir şehir takımı Napoli'nin şampiyon olmasıyla sevinmiştik ama.
1994 dünya kupasında "ölüsünü" de izledik. orada doping yaptığının ortaya çıkması onun bitişinin bir ilanı gibiydi.
tek bir oyuncunun neler yapabildiğini onu izlerken anlıyorduk, tribünde açıkmavi-beyaz formalı kızların başında "maradona" yazan bantlar ayrı bir tad katıyordu sahadaki futbola..
bütün bunlardan kaynaklansa gerek dünya kupalarında Türk milli takımından sonraki favori takımımın Arjantin olması.

Nice şampiyonluklara Arjantin. oturmuş bir futbol ekolü ve kalitesi olmadığı halde parayla şampiyon olanlara, yanıbaşındaki senden daha önde olmayan ama reklamını iyi yapan ve tutulan Brezilyalılara inat benim favorim hep sensin.

_________________
Terk etmedi sevdan bizi..


Başa Dön
  Profil  
Alıntı ile cevapla   Bookmark and Share

attacante
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 30 May 2006, 00:24 
Kullanıcı avatarı
Çevrimdışı

Kayıt:
22 Nis 2006, 00:56
Mesajlar:
2263
Konum:
Şehr-i Samsun
Az önce Jimmy Burns'ün Maradona'nın hayatını anlattığı "Tanrının Eli" adlı kitabını bitirdim.

Okumaya başamadan evvel Maradona için "hayranlık duyalacak bir futbolcu ama saygı duyulmayacak bir insan" diye düşünüyordum. Kİtabı bitirdikten sonra da aynı görüşleri taşıyorum.

Hakikaten doğuştan gelen bir futbol kaabiliyeti var ama çok cahil bir adam. Bana biraz da Tanju'yu hatırlattı. Boş konuşan ama iyi top koşturan bir adam.

Biz onu endüstriyel futbolun karşısında saf ve abidevi bir futbolcu olaak hayal etmiştik ama bu çok mutena eserden de anlaşılıyor ki para için herşeyi yapabilecek kadar basit bir adam. Ayrıca başta ailesi olmak üzere yakın çevresinin kendisini sürekli hata yapmaya zorladığı da bir gerçek. Ayrıca Diego'nun kibri,inadı ve cehaleti de bu hatalara çanak tutmuştur.

Kolundaki Che dövmesi bazılarımız için çok manidar olabilir ama Maradona 1978'deki cuntayla da paslaşabilen bir devir adamı. Bazen bir Arjantin milliyetçisi bazen bir sosyalist bazense kapitalizmin simgesi!

Neticede o futbol aleminin en büyük yıldzılarından (belki de en büyüğü) ama yalnızca yeşil sahalarda kayda değer. Hel o kitabın kapak resmi -ki üst kısımda da var hani, altı Belçikalıya bir Maradona! gerçekten de tam bir sanat eseri!

Velhasıl Maradona'yı yolda görsem durup yüzüne bile bakmam ama ayağında bir top varsa oturur saatlerce izlerim; ama hiç konuşmadan...

_________________
Kırmızı, Beyaz, Kara Sevda


Başa Dön
  Profil  
Alıntı ile cevapla   Bookmark and Share

centrocampista
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 06 Tem 2006, 23:02 
Kullanıcı avatarı
Çevrimdışı

Kayıt:
21 Oca 2006, 01:33
Mesajlar:
646
Konum:
İstanbul
Samsuni yazdı:
Velhasıl Maradona'yı yolda görsem durup yüzüne bile bakmam ama ayağında bir top varsa oturur saatlerce izlerim; ama hiç konuşmadan...


omuzundaki Che dövmesinin altına taktıgı Rolex marka saatle yetinmeyip diğer kolunada bi' tane Rolex marka saat takan birisi ama futbolunda en iyisi hiç şüphesiz.

_________________
yaşasın hull city mücadelemiz.


Başa Dön
  Profil  
Alıntı ile cevapla   Bookmark and Share

diffensore
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 24 Eki 2006, 00:24 
Çevrimdışı

Kayıt:
18 Ağu 2003, 17:30
Mesajlar:
309
maradona nın yeri futbolseverlerin gönlünde her zaman başkadır..ama kanımca futbol konusunda ronaldinho daha yeteneklidir bu adamdan..

_________________
Beşiktaş


Başa Dön
  Profil  
Alıntı ile cevapla   Bookmark and Share

attacante
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 25 Eki 2006, 03:18 
Kullanıcı avatarı
Çevrimdışı

Kayıt:
21 Şub 2006, 14:53
Mesajlar:
5429
Konum:
Moda
quip reisin topicini gündeme getirene can feda :D 2004'ten sonra helal valla...

saygılarımla,

_________________
Fenerli En Hassas Duygunun İnsanıdır !


Başa Dön
  Profil  
Alıntı ile cevapla   Bookmark and Share

centrocampista
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 26 Eki 2006, 02:37 
Çevrimdışı

Kayıt:
25 Şub 2005, 21:18
Mesajlar:
549
Konum:
Beykoz
canadian abi böyle bir efsanenin topici hiç unutulur mu ? ölmesin böyle topicler hatırlansın ara sıra nostalji içinde olsa ...

_________________
Aşığız biz bu semte...


Başa Dön
  Profil  
Alıntı ile cevapla   Bookmark and Share
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 181 mesaj ]  Sayfaya git 1, 2, 3, 4, 5 ... 19  Sonraki

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]


Kimler çevrimiçi

Kayıtlı kullanıcılar: 18yıl, arifcaglar, bhy1, Bing [Bot], giresungörele, Google [Bot], pcinho32, protokol, YeşilSiyah1965


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Geçiş yap:  


2001 Tribun Dergi Network

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye